İnka mitolojisinde dağların tanrısı olarak bilinen figür, Apu (veya Apus) kavramıdır. Ancak burada küçük ama kritik bir düzeltme yapmam gerekir: İkna mitolojisi diye bir şey yoktur; muhtemelen yazım hatasıyla 'Inka' kastedilmiş. İnka kültüründe dağlar, pasif birer kaya kütlesi değil, canlı, dinamik ve aracı varlıklardır.
Apular, Inka dünyasında yer ile gök arasındaki köprüdür. Her önemli volkan ve zirve, kendi başına bir Apu'dur. En ünlü Apular arasında El Misti (Kusko'nun koruyucusu) ve Illimani sayılabilir. İnkalar için bir dağa tırmanmak, o dağın ruhuna (Apu) yakınlık kurmak ve onunla iletişim kurmak anlamına gelirdi.
Çoğu kaynakta Apu'lar "dağ tanrıları" olarak çevrilir, bu teknik olarak doğrudur. Ancak İnka teolojisinde Apu'lar, Viracocha (yaratıcı tanrı) veya Inti (güneş tanrısı) gibi evrensel ve üstün bir konumda değillerdi. Onlar, yerel ruhlar (huacas) kategorisine daha yakındır.
Pratikte şunu fark edeceksin: İnka imparatorluğunun genişlemesiyle birlikte, fethedilen bölgelerin kendi Apu'ları da varlığını sürdürdü. Yani İnkalar tek bir "Dağ Tanrısı"na değil, binlerce farklı Apu'ya tapınırdı. Bu, onların animist ve panteist inanç sisteminin en belirgin özelliğidir.
Eğer bir inceleme yapıyorsan veya bu konuyu yazıyorsan, "Dağların Tanrısı" ifadesini kullanırken tekil bir isim vermemeye özen göster. Örneğin, "Apus" (çoğul) veya "Yerel Dağ Ruhları" ifadesi daha isabetli olur. Çünkü İnka'da dağlar, tek bir merkezi otoritenin değil, her coğrafyanın kendi yerel dinamiğinin parçasıydı.
Kısacası, aradığın cevap Apu kavramıdır. Onlar, Inka'nın doğayla kurduğu diyalogun, bereketin ve koruyuculuğun somutlaşmış haliydi. Bir sonraki sefer bir volkanın yanından geçerken, o dağın sadece kaya değil, bir "Apu" olduğunu hissetmek, bu antik bakış açısını anlamak için harika bir pratik olabilir.