Kore Savaşı, 25 Haziran 1950 tarihinde Kuzey Kore'nin Güney Kore'yi işgal etmesiyle başlamış ve 27 Temmuz 1953 tarihinde Panmunjom Ateşkes Antlaşması'nın imzalanmasıyla sona ermiştir. Yani bu savaş, yaklaşık üç yıl sürmüş kanlı bir çatışmadır.
Ancak burada dikkat etmen gereken çok önemli bir nokta var: Kore Savaşı resmi olarak bir barış antlaşmasıyla değil, bir ateşkes antlaşmasıyla bitmiştir. Bu da teknik olarak, iki Kore arasında savaş halinin hala devam ettiği anlamına gelir. Yani sen bugün hala 38. paralelde gergin bir sınır, dünyanın en militarize bölgelerinden birini görüyorsan, sebebi tam da bu ateşkes durumudur. Barış asla sağlanamadı.
Savaşın temelinde, II. Dünya Savaşı sonrası Kore'nin Japonya'dan bağımsızlığını kazanmasının ardından ABD ve Sovyetler Birliği tarafından 38. paralel boyunca ikiye bölünmesi yatıyor. Kuzey'de komünist bir rejim (Sovyet destekli), Güney'de ise batı yanlısı bir rejim (ABD destekli) kuruldu. Bu bölünme, kısa sürede iki taraf arasında ideolojik bir uçuruma ve gerilime dönüştü.
Kuzey Kore'nin ani saldırısıyla başlayan savaş, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin kararıyla Amerika Birleşik Devletleri önderliğindeki BM güçlerinin Güney Kore'ye destek vermesiyle uluslararası bir boyut kazandı. Türkiye'nin de önemli bir askeri birlikle katıldığı bu BM güçleri, ilk başta Kuzey Kore ordusunu geri püskürtüp Çin sınırına kadar ilerledi. Ama tam da bu noktada, Çin Halk Cumhuriyeti'nin savaşa doğrudan dahil olmasıyla çatışmanın seyri tamamen değişti. Çin'in devasa asker gücü, BM kuvvetlerini tekrar 38. paralelin güneyine itti ve savaş, yaklaşık iki yıl boyunca bu paralel çevresinde siper savaşına dönüştü.
Benim yıllar süren araştırmalarımdan ve okumalarımdan edindiğim en çarpıcı izlenimlerden biri şudur: Kore Savaşı, aslında Soğuk Savaş'ın ilk sıcak çatışmasıydı ve süper güçlerin (ABD ve Sovyetler Birliği) doğrudan karşı karşıya gelmeden, vekalet savaşları üzerinden mücadele edeceği yeni dönemin habercisiydi. Bu savaş, bölgesel bir çatışma gibi görünse de, nükleer silahların kullanımı eşiğine gelinmesi ve dünya siyasetine etkileri açısından küresel sonuçları olan çok daha büyük bir olayı temsil eder. Milyonlarca sivil ve askerin hayatını kaybetmesi, Kore Yarımadası'nda kalıcı bir bölünme ve derin acılar bıraktı. Bu mirası bugün bile görmek mümkün.