Bağnaz kelimesi, temel anlamıyla kendi inançlarına, düşüncelerine veya görüşlerine aşırı derecede sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarının farklı düşünce, inanç veya yaşam tarzlarına karşı hoşgörüsüz, kapalı ve genellikle düşmanca bir tutum sergileyen kişiyi ifade eder. Bu durum, genellikle körü körüne bir bağlılıkla eleştiriye kapalı olmayı, kendi dışındaki her şeyi yanlış veya kabul edilemez görmeyi içerir.
Birini "bağnaz" yapan karakteristikler şunlardır:
Bağnazlık sadece dini inançlarla sınırlı değildir. Hayatın birçok alanında karşına çıkabilir:
Burada en önemli ayrımlardan biri devreye giriyor: İnançlı olmak ile bağnaz olmak aynı şeyler değildir. Bir inanca sahip olmak, o inancı yaşamak ve savunmak kişisel bir haktır. Bağnazlık ise, bu inancın başkalarının hak ve özgürlüklerine saygı duymadan, hatta onları çiğneyerek dayatılması, farklılıkların dışlanması ve düşmanlaştırılmasıdır. İnançlı bir kişi hoşgörülü ve anlayışlı olabilirken, bağnaz bir kişi asla olamaz.
Yıllar içinde gördüğüm ve tecrübe ettiğim kadarıyla, bağnazlık çoğu zaman bilgi eksikliğinden ve eleştirel düşünme yeteneğinin zayıflığından beslenir. İnsanlar, sorgulamadıkları, derinlemesine araştırmadıkları veya farklı kaynaklardan teyit etmedikleri bilgileri mutlak doğru kabul ettiklerinde, kendi "kutsal" doğrularını oluşturuverirler. Bu durumu aşmak için yapabileceğin en önemli şey, kendi düşüncelerini ve inançlarını bile sorgulamaya açık olmak, farklı perspektifleri dinlemeye çalışmak ve empati kurmaktan çekinmemektir. Unutma, gelişim farklılıkların bir araya gelmesiyle mümkündür, tek tip bir düşünce yapısıyla değil.