Postural tonus, vücudun yerçekimine karşı dik duruşunu (postürünü) korumak için iskelet kaslarının sürekli ve hafif bir gerilim halinde bulunmasıdır. Basitçe söylemek gerekirse, düşmemenizi sağlayan o "arka planda sürekli çalışan" kas kasılma halidir. Bu mekanizma, nöromüsküler sistemin en temel işlevlerinden biridir ve tamamen otonom (bilinçsiz) olarak çalışır.
Postural tonus, kas iğciklerinin (muscle spindles) çekme kuvvetine tepki olarak ortaya çıkar. Kas uzadığında, bu reseptörler omurilikteki alfa motor nöronlara sinyal gönderir ve kasın kasılmasını tetikler; böylece kasın aşırı uzaması engellenir ve denge sağlanır. Bu süreç, gama-motoneuron sistemi tarafından sürekli ayarlanır.
Eğer postural tonus yetersiz olursa (hipotoni), kendini "çökük" hissedersin, dik durmak zorlaşır ve yürüyüş bozuklukları gelişir. Buna karşın, tonusun aşırı artması (hipertoni) ise kas sertliği, spastisite ve hareket kısıtlılığına yol açar.
Birçok kişi kas gücüyle postural tonusu karıştırır. Güç, bir yükü kaldırabilme kapasitenizken; tonus, o yükü (veya kendi vücut ağırlığınızı) sabit tutabilmek için harcadığınız enerji verimliliğidir. İyi bir postural tonus, kas yorgunluğunu geciktirir ve eklemlerinize binen stresi azaltır.
Kendi postural tonus seviyeni hızlıca test etmek için şu pratik adımı dene:
Unutma; postural tonus sadece estetik bir duruş meselesi değil, kas-iskelet sağlığının ve nörolojik bütünlüğün bir göstergesidir. Düzenli olarak yapılan denge çalışmaları ve farkındalık egzersizleri (yoga, pilates gibi), bu tonusun optimum seviyede kalmasını sağlar.