Fikirlerin serbest, bilginin sınırsız olduğu yer
Abdurrahman Büyükkörükçü, Türkiye'nin son yarım asrına damgasını vurmuş, özellikle İslamcı entelektüel camiada önemli bir yer edinmiş, kendine has üslubuyla tanınan bir yazar, fikir adamı ve akademisyendir. Onu sadece bir profesör ya da bir köşe yazarı olarak tanımlamak, onun fikir ve aksiyon bütünlüğünü eksik anlamak olur. O, aynı zamanda bir duruşun ve bir ideolojinin de temsilcisidir diyebiliriz.
Abdurrahman Büyükkörükçü, aslen Konyalıdır. Akademik kariyerine İlahiyat Fakültesi mezunu olarak başlar ve özellikle hadis ilmi üzerine uzmanlaşır. Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde uzun yıllar öğretim üyeliği yapar ve dekanlık görevinde de bulunur. Daha sonra Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde de görev alır. Bu akademik kimliği, onun düşüncelerine ve yazılarına ciddi bir İslami referans ve derinlik katmasını sağlar. O, modern düşünceleri ve güncel olayları, köklü İslami ilim geleneği içinden yorumlayan bir entelektüeldi.
Büyükkörükçü'nün en belirgin özelliklerinden biri keskin ve tavizsiz kalemidir. Genellikle Milli Görüş çizgisinde konumlanan fikirleriyle, İslam coğrafyasının sorunlarına, Batılılaşma eleştirilerine, modernizmin getirdiği açmazlara ve Türkiye'deki siyasi gelişmelere İslami bir perspektiften bakar. Onun yazıları, sadece bilgilendirmekle kalmaz, aynı zamanda okuyucuyu harekete geçirmeye ve bir duruş sergilemeye teşvik eder.
Abdurrahman Büyükkörükçü, yazdığı kitaplar, köşe yazıları ve verdiği konferanslarla arkasında zengin bir entelektüel miras bıraktı. Özellikle 90'lı yıllardan itibaren Türkiye'deki muhafazakar ve İslamcı gençliğin entelektüel formasyonunda önemli bir rol oynadı. Onun eserleri, pek çok genci İslam düşüncesiyle tanıştırmış, eleştirel bir bakış açısı kazandırmış ve dönemin siyasi/sosyal olaylarına karşı İslami bir hassasiyetle yaklaşmalarına zemin hazırlamıştır. Bugün bile onun fikirleri, belirli çevrelerde referans gösterilmeye devam etmektedir. Şunu unutmamalısın ki, o sadece bir düşünür değil, aynı zamanda o düşünceyi kendi hayatında da tavizsizce yaşamaya gayret eden bir şahsiyetti.