Fikirlerin serbest, bilginin sınırsız olduğu yer
Abdulkadir Karaduman, Türk siyasi hayatının özellikle İslamcı-muhafazakar çizgideki önemli ve tecrübeli isimlerinden biridir. Onu tanımak, Türkiye'nin son 30-40 yıllık siyasi evrimini, özellikle de Milli Görüş geleneğini anlamak açısından kritik öneme sahiptir. Uzun yıllar boyunca milletvekilliği yapmış, parti yönetimlerinde bulunmuş, siyasi yasaklarla ve kapatılan partilerle mücadele etmiş bir siyasetçidir.
Karaduman'ın siyasi kariyeri, Necmettin Erbakan liderliğindeki Refah Partisi döneminde şekillendi. 1995 genel seçimlerinde Konya'dan milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) girdi. Bu dönem, Refah Partisi'nin Türkiye siyasetinde büyük bir yükseliş kaydettiği ve koalisyon ortağı olduğu, aynı zamanda 28 Şubat süreci gibi derin siyasi krizlerin yaşandığı bir zamandı. Karaduman, bu süreçte partisinin ve savunduğu değerlerin meclisteki en ateşli savunucularından biri oldu. Onun konuşmaları, genellikle laikçi kesimlerle İslami kesimler arasındaki ideolojik gerilimi yansıtan nitelikteydi.
Refah Partisi'nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasının ardından, Karaduman siyasi yolculuğuna Fazilet Partisi çatısı altında devam etti. 1999 seçimlerinde yine Fazilet Partisi'nden Konya milletvekili seçilerek parlamentodaki yerini korudu. Ancak Fazilet Partisi de benzer bir kaderi yaşayarak kapatıldı. Bu kapatılma süreçleri, onun gibi siyasetçilerin siyasi yasaklarla ve ideolojik baskılarla nasıl mücadele ettiğinin somut örnekleridir. O dönemlerde, bu tür kapatma davaları, siyasetçilerin kariyerlerini derinden etkiliyor, ancak Karaduman gibi isimler inandıkları davadan vazgeçmeyerek farklı platformlarda mücadeleye devam ediyorlardı.
Daha sonra kurulan Saadet Partisi'nin de kurucuları arasında yer aldı ve bu partide genel idare kurulu üyesi, genel başkan yardımcısı gibi çeşitli kademelerde görevler üstlendi. Aslında bu geçişler, Türkiye'deki Milli Görüş geleneğinin parti isimleri değişse de ideolojik omurgasının ve temel kadrolarının nasıl bir süreklilik arz ettiğini gösterir. Kendi tecrübelerimden şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, Karaduman gibi bu geleneğin köklü isimleri için parti adı bir araç, savundukları değerler ve ilkeler ise daimi bir amaç olmuştur.
Abdulkadir Karaduman, mecliste özellikle İslami değerlerin, başörtüsü özgürlüğünün ve muhafazakar yaşam tarzının savunucusu olarak tanındı. Din ve vicdan özgürlükleri, dini eğitim gibi konularda yaptığı çıkışlarla öne çıktı. Onun siyasi varlığı, Refah ve Fazilet Partisi dönemlerinin ruhunu ve o dönemin siyasi mücadelesini anlamak için anahtar bir figürdür.
Günümüzde aktif milletvekilliği yapmıyor olsa da, Saadet Partisi'nde ve camiasında fikir ve kanaat önderi konumunu sürdürmektedir. Onun adı, Türkiye'de Milli Görüş siyasetinin bir döneme damga vuran karakteristik temsilcilerinden biri olarak anılmaya devam edecektir.