Kantaron yağı, özellikle Sarı Kantaron (Hypericum perforatum) bitkisinin çiçek ve yapraklarının zeytinyağında belirli bir süre bekletilmesiyle elde edilen, halk arasında ve geleneksel tıpta uzun yıllardır kullanılan mucizevi bir bitkisel yağdır. Faydaları oldukça geniştir ve çoğunlukla harici kullanımla ilişkilidir:
Kantaron yağının en bilinen ve en güçlü faydası yara iyileştirici özelliğidir. İçerdiği hypericin, hyperforin ve flavonoidler sayesinde:
Hücre yenilenmesini hızlandırır.
Ciltteki hasarlı dokunun onarımına yardımcı olur.
* Antiseptik ve antibakteriyel etkileri sayesinde yaranın enfeksiyon kapmasını önler veya mevcut enfeksiyonu hafifletir. Benim tecrübelerime göre, küçük kesiklerde, sıyrıklarda veya çiziklerde düzenli uygulandığında iyileşme sürecini gözle görülür şekilde hızlandırdığını ve iz kalma olasılığını azalttığını çok gördüm.
Özellikle birinci ve ikinci derece yanıkların tedavisinde oldukça başarılıdır. Yanık bölgesindeki ağrıyı ve acıyı hafifletir, kızarıklığı ve şişliği azaltır. Ayrıca yanık sonrası oluşabilecek kabarcıkların ve izlerin oluşumunu engellemeye yardımcı olur. Yanık bölgenize ince bir tabaka halinde sürdüğünde o rahatlatıcı etkiyi hemen hissedersin.
Anti-inflamatuar özellikleri sayesinde, hafif kas ağrıları, burkulmalar veya eklem rahatsızlıklarında masaj yoluyla uygulandığında ağrıyı ve iltihabı azaltmaya yardımcı olabilir. Özellikle spor sonrası kas yorgunluklarında denediğinde rahatladığını fark edeceksin.
Ciltteki küçük iltihaplanmalarda, böcek ısırıklarında veya sivilce gibi durumlarda bakteri ve virüslerin yayılmasını önleyici bir kalkan görevi görür.
Kantaron yağı, doğru kullanıldığında evdeki ecza dolabının vazgeçilmez bir parçası olabilir; ancak her zaman bilinçli ve dikkatli kullanmalısın.