"Asırlık proje" ifadesiyle kastedilen ve Türkiye'nin en kapsamlı bölgesel kalkınma girişimi olarak bilinen proje, kuşkusuz Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP)'tir. Bu proje, hem tarihsel kökenleri hem de geleceğe dönük vizyonu itibarıyla tam anlamıyla asırlık bir nitelik taşır.
GAP'ın temelleri, bazı kaynaklara göre Osmanlı dönemindeki ilk etütlere kadar uzansa da, esas olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarından itibaren Fırat ve Dicle nehirlerinin potansiyelini değerlendirme fikirleriyle şekillenmeye başlamıştır. Özellikle 1960'lı yıllardan itibaren detaylı planlama ve fizibilite çalışmaları hız kazanmıştır. Projenin "asırlık" olarak nitelendirilmesinin en önemli nedeni, fikir aşamasından başlayıp günümüze kadar süren uzun soluklu planlama, inşaat ve uygulama sürecidir. Düşünsene, 60 yıldan uzun bir süre önce temelleri atılan bir vizyonun hala tamamlama ve meyvelerini toplama aşamasında olması, projenin sadece bir inşaat faaliyeti değil, bir bölgesel dönüşüm hamlesi olduğunu gösteriyor.
GAP, sadece bir baraj veya sulama projesi olmanın ötesinde, 9 ili kapsayan devasa bir entegre bölgesel kalkınma projesidir. Bu proje;
Bu projenin asırlık olarak değerlendirilmesinin arkasında yatan uzmanlık gerektiren püf noktaları şunlardır:
Benim tecrübelerime göre, GAP gibi asırlık projeler, sadece mühendislik harikaları değil, aynı zamanda uzun vadeli ulusal iradenin ve stratejik planlamanın somutlaşmış halidir. Böylesi projelerde başlangıçtaki vizyon kadar, süregelen kararlılık ve değişen koşullara uyum sağlayabilme yeteneği de projenin başarıya ulaşmasında kritik rol oynar. GAP, Türkiye'nin kalkınma tarihinde gerçek bir dönüm noktası olmuştur ve hala bölgenin geleceğini şekillendirmeye devam etmektedir.