Fresk, İtalyanca kökenli "fresco" kelimesinden gelir ve "taze, yeni" anlamına gelir. Resim sanatında ise bu terim, duvarlara veya tavanlara, özel olarak hazırlanmış yaş sıva üzerine yapılan bir duvar resmi tekniğini ifade eder. Özellikle Roma İmparatorluğu'ndan başlayıp Bizans ve Rönesans dönemlerinde zirveye ulaşmış, son derece dayanıklı ve kalıcı bir yöntemdir.
Temelde iki ana fresk türü vardır:
Bu, freskin en asil ve en zorlayıcı formudur. Tekniğin özü, sanatçının henüz yaş ve taze olan kireç sıvası (intonaco) üzerine boyamasıdır. Sıvanın kurumasıyla birlikte, içindeki kireç karbon dioksitle tepkimeye girerek kalsiyum karbonat oluşturur. Bu kimyasal süreç, uygulanan pigmentlerin sıva ile adeta bütünleşmesini sağlar. Sonuç olarak, renkler sıvanın bir parçası haline gelir ve inanılmaz bir dayanıklılık kazanır; duvarın kendisi gibi sağlam olurlar.
Bu teknikte ise boya, tamamen kurumuş sıva üzerine uygulanır. Pigmentler kireç suyu, hayvan tutkalı veya yumurta gibi bağlayıcılarla karıştırılarak kullanılır. Buon Fresco'ya göre daha hızlı ve kolaydır; sanatçı daha rahat çalışabilir ve hatalar daha kolay düzeltilebilir. Ancak, pigmentler sıva ile kimyasal olarak bütünleşmediği için dayanıklılığı daha azdır ve zamanla pul pul dökülme eğilimi gösterir. Genellikle buon freskin tamamlayıcısı olarak, yaş sıva ile uyumlu olmayan belirli renkler (örneğin lacivert gibi değerli taş pigmentleri) için veya hızlı rötuşlar için kullanılırdı.
Fresk tekniğinde en kritik nokta, "zamanla yarış" ve "geri dönüşü olmayan kararlar" almaktır. Bir giornata planlaması yaparken, o günkü bölümün detaylarını ve renk paletini çok net belirlemeniz gerekir. Özellikle Buon Fresco'da hata payı neredeyse sıfırdır; bir fırça darbesini silmek veya bir rengi değiştirmek, o sıva parçasını kazıyıp yeniden hazırlamak anlamına gelir. Bu yüzden büyük ustaların fresklerinde gördüğünüz ustalık, sadece sanatsal yetenek değil, aynı zamanda mühendislik hassasiyeti ve ileri düzeyde planlama becerisinin bir göstergesidir. Bir fresk sanatçısı olarak, yeni bir giornataya başlarken, o günün sonuna kadar neyi, nerede ve nasıl bitireceğimi zihnimde adeta bir film şeridi gibi canlandırırım; bu, sürecin en zorlu ama aynı zamanda en büyüleyici kısmıdır.