Ravza-i Mutahhara, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Medine’deki evinin bulunduğu arazinin zamanla genişleyerek oluşturduğu, Kâbe’den sonra İslam dünyasının en mukaddes mekânı olarak kabul edilen kutsal bir bahçedir. Kelime anlamı olarak "Pakize Bahçe" veya "Temizlenmiş Bahçe" demektir. Bu alan, günümüzde Medine-i Münevvere’deki Mescid-i Nebevi’nin (Peygamber Camii) güneybatı köşesinde, Hz. Peygamber’in kabri, Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer’in kabirleri ile Hz. Hatice’nin evinin kalıntıları (Hicr) gibi kutsal noktaları barındırır.
Bu alanın kutsiyeti, Hz. Peygamber’in vefatından hemen sonra onun defnedildiği yere komşu olan Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer’in kabirleriyle başlamıştır. Dönem dönem genişletilen bu bahçe, özellikle Osmanlı Padişahı 3. Ahmed tarafından 1690’larda yapılan büyük inşaatla bugünkü sınırlarına yaklaşıp, çini kaplamalarla süslenerek "Ravza" adı tam anlamıyla yerleşti. Bugün yaklaşık 100.000 metrekarelik bir alanı kaplayan bu bölge, Mescid-i Nebevi’nin önemli bir kısmını oluşturur.
Ravza’ya erişim, standart cami girişinden farklıdır ve özel bir vize/izin sistemi gerektirir. İşte bu süreçte karşılaşacağın kritik detaylar:
Eğer ilk kez gideceksen, vize işlemlerini en az 2-3 gün önceden halletmen stresini azaltır. Ayrıca, Ravza ziyareti sırasında sesli konuşmaktan kaçın, mümkünse gözlerini kapatarak iç sesinle dua et; bu, mekânın ruhunu daha derin hissetmeni sağlar. Unutma, Ravza sadece bir turist noktası değil, Müslümanlar için ruhani bir şifa ve huzur kaynağıdır; bu yüzden oraya ayak bastığında zihnini gündelik kaygılardan arındırmaya çalış.