Ridaniye Savaşı, tarihin en kritik ve kanlı çatışmalarından biri olup 1517 yılında Mısır’da yaşanmıştır. Bu muharebe, tarihsel olarak iki ana güç arasında cereyan etmiştir: Osmanlı Devleti ile Memlük Devleti. Ancak işin perde arkasında, bu iki imparatorluk arasındaki rekabetin ötesinde, Habsburg İmparatorluğu (Avusturya-Macaristan) ile Fransa arasında yürütülen jeopolitik bir güç mücadelesinin de yansıması vardı; zira Memlükler, Osmanlı tehdidine karşı Batılı devletlerin özellikle Habsburgların desteğini almaya çalışmışlardı.
Savaşın taraflarını detaylandıracak olursak, Osmanlı tarafında padişah Yavuz Sultan Selim ve komutasındaki modernleşmiş, ateşli silah teknolojisine hâkim ordu bulunuyordu. Karşı tarafta ise yaklaşık 300 yıllık bir tarih birikimine sahip olan Memlük Sultanı Tomanbay ve sadık subaylarından oluşan, daha çok süvari ağırlıklı ve geleneksel taktiklere dayanan ordu yer alıyordu. Tomanbay, Kahire’yi ele geçirmiş ve kısa süreliğine Mısır’ın kontrolünü yeniden eline almıştı; bu durum, Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferini zorunlu kılınca iki ordu Ridaniye (Üsküdar) yakınında karşı karşıya geldi.
Bu savaşı diğerlerinden ayıran en önemli püf nokta, teknolojik asimetridir. Osmanlı ordusu, top ve tüfek gibi ağır ateşli silahları etkin biçimde kullanırken, Memlüklüler hâlâ at gücüne ve okçuluğa bağımlıydı. Yavuz Sultan Selim, Memlüklerin süvari hamlelerini top ateşiyle durdurarak klasik savaş doktrinini değiştirmiş oldu. Bu zafer, sadece Memlük devletinin sonunu ilan etmekle kalmadı, aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu’nun Ortadoğu’daki hâkimiyetini ve İslam dünyasındaki dini otoritesini pekiştirdi.
Pratik bir tarih analizi perspektifinden bakıldığında, bu savaşın "kimler arasında" sorusunun cevabı sadece iki devlet değil, aynı zamanda eski ile yeni askeri paradigmaların çarpışması olarak okunmalıdır. Eğer Osmanlılar bu savaşı kaybetseydi, Memlükler muhtemelen Batılı devletlerin desteğiyle bağımsızlıklarını koruyacak ve Osmanlı’nın İslam dünyasındaki birleştirici rolü ciddi şekilde zayıflayacaktı. Dolayısıyla Ridaniye, bir Mısır iç savaşı gibi görünse de, küresel güç dengelerini değiştiren, Osmanlı-Memlük ekseninde yaşanan, Habsburg faktörünün de gölgesinde oynanan stratejik bir savaş olarak tarihe geçmiştir.