Sendrom, tıp terminolojisinde tek bir hastalık adı değil, birlikte görülen semptom ve bulguların oluşturduğu bir tablodur. Yunanca "birlikte yürüyen" anlamına gelen syn ve drōmos kelimelerinden türemiştir. Yani bir sendrom, hastalığın kendisi değil, o hastalığa işaret eden belirti kümesidir.
Hastalık ile sendrom arasındaki farkı anlamak için şu ayrımı yapmak gerekir: Hastalık, vücuttaki spesifik bir patolojik süreçtir (örneğin; gribe neden olan virüs enfeksiyonu). Sendrom ise, bu sürecin dışa yansıyan gözlemlenebilir hâlidir (örneğin; ateş, öksürük, kas ağrısı). Aynı sendromu oluşturan belirtiler, farklı nedenlerden kaynaklanabilir. Örneğin, Böbrek Yetmezliği bir hastalık durumuyken, buna eşlik eden yüksek tansiyon, şişlik ve idrar değişimi gibi bulguların bütünü bir sendrom olarak değerlendirilebilir.
Tıpta sendromlar, henüz kesin nedeni bilinmeyen veya çok karmaşık olan durumlarda tanıyı hızlandırmak için kullanılır. Doktor, hastanın şikâyetlerini tek tek değil, bir bütün olarak ele alır.
Bir sendrom tanısı konduğunda, asıl hedefin altta yatan nedeni bulmak olduğunu unutma. Sendrom, sadece "ne olduğunu" anlatır; "neden olduğunu" ise genellikle ek tetkikler açıklar. Örneğin, "Anemi Sendromu" (kansızlık belirtileri) görüldüğünde, doktorun bakması gereken şey demir eksikliği mi, B12 eksikliği mi yoksa kronik bir hastalık mı olduğudur.
Kendi deneyimimden yola çıkarak şunu ekleyebilirim: Hastalar genellikle "Benim sendromum var" derken aslında bir hastalık adını kastederler. Ancak tıbbi açıdan sendrom, tanısal bir ipucudur. Bu yüzden bir sendrom teşhisi aldığında, bu son bir noktaya varış değil, doğru tedaviyi belirlemek için başlangıç noktasıdır. Belirtilerin bütününe bakarak tedavi planlamak, tek bir şikâyete odaklanmaktan çok daha etkili ve güvenli bir yaklaşımdır.