ABD'de 50 eyalet bulunmaktadır. Bu sayı, ülkenin federal yapısının ve tarihsel gelişiminin net bir sonucudur. Amerika Birleşik Devletleri, özünde bağımsız birimler olarak başlayan, zamanla bir araya gelmiş ve en son 1959 yılında Alaska ve Hawaii'nin birliğe katılmasıyla bu güncel rakama ulaşmıştır.
ABD Anayasası'nda belirtildiği gibi, her eyalet kendi anayasasına, yasama organına, yargı sistemine ve valisine sahiptir. Bu, federal sistemin temelini oluşturur; eyaletler kendi iç işlerinde büyük ölçüde özerktir ancak ulusal anayasa ve federal yasalar çerçevesinde hareket etmek zorundadır.
Tarihsel sürece baktığında, ilk etapta 13 koloni bağımsızlıklarını ilan ederek ABD'nin temellerini attı. Sonrasında, toprak genişlemesi, satın almalar ve savaşlar sonucu elde edilen arazilerde yeni yerleşimler kuruldukça ve bu bölgeler belli bir nüfusa ve ekonomik yapıya ulaştıkça eyalet statüsü kazandı. Bu süreç, bazen yüzyılı aşkın tartışmalar ve siyasi mücadelelerle şekillendi. Örneğin, Teksas gibi bazı eyaletler daha önce bağımsız bir cumhuriyetken, California gibi bazıları doğrudan ABD toprağı olarak katılıma hazır hale geldi.
Konu ABD'deki eyalet sayısı olduğunda, en sık karşılaşılan kafa karışıklığı eyalet olmayan bölgelerle ilgilidir. Şunu net bir şekilde bilmelisin:
Bu beş yer, ABD'ye bağlı organize edilmiş, tüzel kişiliği olan bölgelerdir (unincorporated territories). Burada yaşayan ABD vatandaşları federal seçimlerde oy kullanamazlar ve Temsilciler Meclisi'nde tam oy hakkına sahip temsilcileri bulunmaz. Yalnızca Komitelerde oy kullanabilirler. Bir eyalet olmanın getirdiği tam siyasi temsilden yoksundurlar.
Başkent Washington D.C. de eyalet değildir. Direkt olarak federal yönetime bağlı, bir "federal bölge"dir (federal district). D.C. sakinleri federal seçimlerde oy kullanabilirler (Anayasa değişikliği ile 1961'de bu hak tanınmıştır), ancak kendi eyalet senatörleri veya oy kullanabilen tam yetkili temsilcileri yoktur. Bu durum, "vergilendirme var, temsil yok" sloganıyla uzun süredir D.C.'nin eyalet olma taleplerine yol açmaktadır.
Benim tecrübelerime göre, bu ayrımı anlamak, ABD'nin yönetimsel yapısını kavramak için çok kritik. Bir eyalette geçerli olan bazı yasalar veya ehliyet kuralları, başka bir eyalette farklılık gösterebilir. Örneğin, alkol satın alma yaşının 21 olması federal bir kuraldır ancak alkol satış saatleri veya belirli alkol türlerinin satışı eyaletten eyalete, hatta bazen ilçeden ilçeye değişebilir. Bu farklılıklar, her eyaletin kendi yasal düzenlemelerini yapma özerkliğinin somut birer göstergesidir. Bu derinlik, ABD'nin sadece bir "ülke" değil, aynı zamanda 50 küçük "ülke" birliği gibi işlediğini anlamana yardımcı olacaktır.