İnadıyla ünlü hayvan, şüphesiz eşektir. Bu algı, sadece bir klişe olmaktan öte, eşeğin doğasına ve davranış biçimlerine dair çok eski zamanlardan beri süregelen gözlemlerin bir sonucudur. Ancak uzman gözüyle baktığımızda, bu "inat" dediğimiz durum aslında bambaşka bir zekâ ve hayatta kalma stratejisinin göstergesidir.
Bir eşeğin "inatlaştığını" gördüğünde, aslında onun üstün bir güvenlik ve öz-koruma içgüdüsüyle hareket ettiğini anlamalısın. Atlar tehlike karşısında genellikle kaçma (flight) içgüdüsüne sahipken, eşekler daha çok donma (freeze) veya hatta savaşma (fight) eğilimindedir. Yani bir tehlike sezdiklerinde, yükün ağırlığı fazla geldiğinde, yol güvenli görünmediğinde ya da bir şeyden şüphelendiklerinde, senin de "inat" olarak yorumladığın o hareketsiz kalma, adım atmama tepkisini verirler. Bu, onun bir durumu analiz etme, riski değerlendirme ve kendini koruma biçimidir.
Eşeğin inatçılığı, zekasının ve kendi sınırlarını bilmesinin bir yansımasıdır. Asla anlamsızca bir direniş göstermezler. Eğer bir eşek bir şeyi yapmayı reddediyorsa, bunun altında yatan somut bir sebep vardır: Belki taşıdığı yük onun için ağırdır, belki ileride bir çukur ya da yırtıcı bir hayvanın kokusunu almıştır, belki sadece yorgundur veya susamıştır. Onu zorlamak, sadece bu "inat" algısını pekiştirir ve hayvanın sana olan güvenini zedeler.
Yıllarca hayvanlarla, özellikle de yük hayvanlarıyla çalışmış biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Bir eşeğin "inat" ettiğini düşündüğün her an, aslında sana bir şey anlatmaya çalıştığı andır. Onu anlamak için durup çevreye bakmalı, yükünü kontrol etmeli, onun hissettiği potansiyel tehlikeyi sezmeye çalışmalısın. Örneğin, bir keresinde yükle yokuş çıkan bir eşeğin aniden durup, ne yaparsak yapalım yürümediğini hatırlıyorum. Meğerse ileride, bizim göremediğimiz bir noktada, yolun üzerine büyük bir kaya yuvarlanmıştı. Eşek bunu bizden çok daha önce sezmiş ve tehlikeli bir duruma girmemek için "inat" etmişti.
Dolayısıyla, eşeğin "inadı" aslında onun akıllı, dikkatli ve sağduyulu doğasının bir dışavurumudur. Onu doğru bir şekilde anladığında ve saygı duyduğunda, aslında ne kadar uyumlu ve işbirlikçi bir dost olduğunu görürsün. Bu, sadece onun "huysuz" bir hayvan olmaktan öte, kendi iç güvenliğine öncelik veren bir canlı olduğunu gösterir.