Recai Kutan, Türk siyasetinin Milli Görüş hareketinin önemli ve sembol isimlerinden biriydi. Özellikle Necmettin Erbakan'ın en yakın çalışma arkadaşlarından, adeta yol arkadaşı ve siyasi mirasçılarından biri olarak tanırsın onu. Mühendis kökenli olmasına rağmen, tüm siyasi kariyerini Milli Görüş çizgisinde Adalet Partisi (AP) ve sonrasında Milli Selamet Partisi (MSP), Refah Partisi (RP), Fazilet Partisi (FP) ve Saadet Partisi (SP) çatısı altında sürdürmüş bir şahsiyettir.
Kutan'ın siyasi hayatı, 1973 yılında Elazığ'dan AP milletvekili seçilmesiyle başlasa da, asıl kimliğini 1974-1975 yıllarında 1. Milliyetçi Cephe Hükümeti'nde Bayındırlık Bakanı olarak üstlendiği görevle belirginleştirdi. Ancak onu asıl öne çıkaran, Necmettin Erbakan'ın siyasi yasaklı olduğu dönemlerde Fazilet Partisi ve Saadet Partisi'nin genel başkanlıklarını üstlenmesiydi. Bu, Milli Görüş hareketinin varoluş mücadelesi verdiği, zorlu kapatma davaları ve iç ayrışmalarla boğuştuğu kritik bir süreçti. Kutan, bu dönemlerde adeta bir "sancak taşıyıcısı" rolü üstlenerek, hareketin ideolojik çizgisini ve tabanını bir arada tutmaya çalıştı.
Onu diğer siyasetçilerden ayıran temel özelliklerden biri, uzlaşmacı, mütevazı ve sakin kişiliğiydi. Siyasi polemiklerden uzak durmaya özen gösterir, daha çok yapıcı bir dil kullanırdı. Bu tavrı, özellikle Fazilet Partisi'nin kapatılmasından sonra yaşanan "yenilikçiler" ve "gelenekçiler" ayrışmasında, Milli Görüş'ün tamamen dağılmasının önüne geçmek adına önemli bir denge unsuru oldu. Saadet Partisi'nin kuruluşunda ve ilk genel başkanlığında, hareketin dava şuuru ve ideolojik tutarlılığını koruma misyonunu üstlendiğini görürsün.
Recai Kutan, Türk siyasetinde dava adamı kimliğiyle tanınan ender figürlerdendi. Liderden ziyade, hareketin "abi"si, tecrübeli ve güvenilir "kaptan köşkündeki isim" olarak algılandı. Onun politik kariyeri, Milli Görüş hareketinin hem yükselişini hem de askeri müdahaleler, parti kapatmaları gibi birçok engelle mücadele etme süreçlerini anlamak için anahtar bir figürdür. Eğer sen de Türk siyasi tarihine derinlemesine bakıyorsan, Kutan'ın sabırlı duruşunu, ilkelere olan bağlılığını ve zor zamanlarda bile uzlaşmacı tavrını asla göz ardı etmemelisin. O, sadece bir genel başkan değil, aynı zamanda Milli Görüş geleneğinin bir hafızası ve vicdanıydı.