Alparslan Türkeş'in kabri, Ankara'da, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Mezarlığı'ndadır. Burası, Anıtkabir'in arazisi içerisinde, ancak Anıtkabir'den ayrı ve özel bir bölüm olarak konumlanmış, devlet büyüklerine ayrılmış bir ebedi istirahatgâhtır.
Devlet Mezarlığı'na defnedilme durumu, Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi tarihindeki önemli şahsiyetler, eski cumhurbaşkanları, başbakanlar ve Kurtuluş Savaşı'nın önde gelen komutanlarına mahsus bir protokoldür. Alparslan Türkeş'in buraya defnedilmiş olması, onun Türkiye Cumhuriyeti devlet yapısı içerisindeki konumunun ve siyasi mirasının devlet nezdinde kabul görmüş bir göstergesidir. Bu, sadece siyasi bir figürün vefatı değil, aynı zamanda onun devlet adamı kimliğinin ve uzun yıllar süren siyasi mücadelesinin resmi bir tescili olarak da okunmalıdır.
Kabri, Devlet Mezarlığı içerisinde oldukça belirgin bir anıt mezar şeklinde düzenlenmiştir. Ziyarete açıktır ve özellikle ülkücü camiadan olmak üzere, Türkiye'nin dört bir yanından gelen vatandaşlar tarafından düzenli olarak ziyaret edilir. Onun siyasi fikirlerini ve Türk milliyetçiliği davasını sahiplenenler için bu kabir, adeta bir manevi merkez niteliği taşır. Özellikle ölüm yıl dönümlerinde (4 Nisan) ve diğer özel günlerde, kabri başında geniş katılımlı anma törenleri düzenlenir.
Tecrübelerime dayanarak sana şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Devlet Mezarlığı'nı ziyaret ettiğinde, sadece Alparslan Türkeş'in kabrini değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin yakın siyasi tarihine damga vurmuş diğer önemli liderlerin de ebedi istirahatgâhlarını görme fırsatın olur. Bu mezarlık, sana adeta bir açık hava siyasi tarih müzesi gibi hissettirecektir. Oradaki atmosfer, bir yandan hüzünlü ve saygılıyken, bir yandan da Türkiye'nin zorlu kuruluş ve gelişim süreçlerine tanıklık etmiş isimlerin hatırasını canlı tutar. Türkeş'in kabrinin orada olması, onun Türk siyasetindeki kalıcı etkisinin ve devlet geleneği içindeki yerinin altını çizmektedir.