Türk edebiyatının köklü bir dönemini oluşturan Divan şiirinin temel yapı taşlarını, nazım biçimlerini ve kullanılan dilini anlamak istiyorum.
Divan şiiri, aslında bir edebi akımdan ziyade, yaklaşık altı yüz yıllık bir dönemi kapsayan ve kendine özgü kuralları olan bir gelenektir. Temel özelliklerini anlamak için önce onun dünya görüşünü ve estetik anlayışını kavraman gerekir.
Divan şiirinin en belirgin özelliklerinden biri, onun biçimci bir şiir olmasıdır. Şair için şiirin nasıl söylendiği, ne söylediğinden çoğu zaman daha önemlidir. Kusursuz bir aruz kalıbı, ince işlenmiş kafiye ve redifler, şairin ustalığını gösteren temel unsurlardır.
Divan şiiri, nazım biçimleri açısından oldukça zengin ve kurallıdır. Başlıca nazım birimi beyittir (iki dizeden oluşan bağımsız anlam bütünlüğü taşıyan birim), ancak bentlerle (üç, dört veya daha fazla dizeden oluşan bölümler) yazılan şiirler de vardır. En sık rastlayacağın nazım biçimleri şunlardır:
Tüm bu nazım biçimlerinin temelinde aruz vezni yatar. Arap ve Fars edebiyatından alınan bu ölçü sistemi, hecelerin açık (kısa) veya kapalı (uzun) oluşuna göre düzenlenir. Türkçenin yapısına uyarlarken imale (kısa heceyi uzatma) ve zihaf (uzun heceyi kısaltma) gibi bazı esneklikler kullanılmıştır. Şairin ustalığı, Türkçeyi bu kalıplara en doğal ve akıcı şekilde yerleştirmesinde gizlidir.
Divan şiirinin dili, günümüz Türkçesine göre oldukça ağırdır. Bunun sebebi, Farsça ve Arapça kelime ve tamlamaların yoğun olarak kullanılmasıdır. Şairler, edebi sanatlara düşkünlükleri nedeniyle dili sanatlı ve süslü bir şekilde kullanmayı tercih etmişlerdir.
Divan şiiri, gelenekçi bir şiirdir. Şairler, kendilerinden önceki üstatları takip eder, onların tarzını benimser ve "nazire" (benzerini yazma) geleneğiyle bu ustalığı sürdürürlerdi. Yenilikçilikten ziyade, mevcut estetik kalıplar içinde en güzelini, en mükemmelini yaratma amacı güdülürdü. Bir divan şairi için önemli olan, ne anlattığından ziyade, nasıl anlattığıydı diyebilirim. Bu da onun, sadece estetik kaygılarla yazılmış, sanat için sanat ilkesine bağlı bir edebiyat olduğunu gösterir.