Sürekli endişeli ve gergin hissediyorum, bu durumun günlük hayatımı etkilemesini istemiyorum. Anksiyeteyle başa çıkmak için etkili yollar arıyorum.
Endişeli ve gergin hissetmek, günlük hayatının etkilenmesini istememen çok anlaşılır bir durum. Anksiyete, beyninin seni tehlikelerden korumak için tasarlanmış doğal bir tepkisidir. Ancak bu tepki, gerçek bir tehdit olmadığında bile devreye girdiğinde veya sürekli hale geldiğinde sorun olmaya başlar. Anksiyete geçer demektense, onunla sağlıklı bir şekilde başa çıkmayı öğrenirsin ve şiddetini, sıklığını kontrol altına alırsın demek daha doğru olur. İşte bu süreci yönetmek için atabileceğin adımlar ve bilmen gereken püf noktaları:
Anksiyeteyi hissettiğinde, önce onu tanımalısın. "Şu an endişeli hissediyorum ve bu duyguyu yaşıyorum" demek, onunla savaşmak yerine onu kabullenmenin ilk adımıdır. Duygularını etiketlemek, beyninin o anki stres tepkisini biraz olsun yavaşlatır. Unutma, duygunun kendisi sana zarar vermez; ona verdiğin tepki ve takıldığın düşünce döngüleri yıpratır.
Anksiyetenin en büyük tetikleyicisi, genellikle otomatik negatif düşüncelerdir. "Ya başarısız olursam?", "Ya bu asla bitmezse?" gibi düşünceler zihnini ele geçirdiğinde, onları birer gerçeklik değil, sadece birer düşünce olarak görmeyi öğrenmelisin. Kendine şu soruları sor:
"Bu düşüncenin gerçekten kanıtı var mı?"
"En kötü senaryo gerçekleşirse ne olur ve bununla başa çıkabilir miyim?"
* "Bu durumu daha gerçekçi veya olumlu bir şekilde nasıl yorumlayabilirim?"
Bu teknik, Bilişsel Davranışçı Terapi'nin (BDT) temelidir ve anksiyeteyle başa çıkmada son derece etkilidir. Örneğin, "İşimi kesin kaybedeceğim" düşüncesi geldiğinde, "İşimi kaybetme ihtimalim var ama bu kesin değil. Olursa da daha önce zorlukların üstesinden geldim, yeni bir çözüm bulurum" diye düşünmeyi deneyebilirsin.
Gerginliği hissettiğin anlarda fiziksel tepkileri kontrol altına almak çok önemlidir. Diyafram nefesi (karından nefes alma) anksiyete yönetiminde altın kuraldır. Dört saniye boyunca burnundan yavaşça nefes al, yedi saniye tut ve sekiz saniye boyunca ağzından yavaşça ver. Bunu birkaç kez tekrarlamak, parasempatik sinir sistemini (sakinleşme sistemi) aktive ederek kalp atış hızını yavaşlatır ve o anki gerginlik hissini somut bir şekilde azaltır.
Eğer tüm bu adımlara rağmen anksiyeten günlük hayatını ciddi şekilde etkilemeye devam ediyorsa, bir uzmandan (psikolog veya psikiyatrist) destek almaktan çekinmemelisin. Özellikle BDT ve EMDR gibi terapiler, anksiyete bozukluklarının tedavisinde kanıtlanmış yöntemlerdir. Gerektiğinde doktor kontrolünde ilaç desteği de bu süreci kolaylaştırabilir. Unutma, anksiyeteyi yönetmek bir süreçtir ve sabır gerektirir. Küçük adımlarla başlayarak, zamanla daha güçlü hissettiğini göreceksin.