Nafaka miktarı belirlenirken, hem iştirak nafakası (çocuk için) hem de yoksulluk nafakası (eş için) kendi özel kriterlerine göre değerlendirilir ancak genel olarak mahkemeye sunulan deliller ve hakimin takdir yetkisi ortak paydadır.
İştirak Nafakası (Çocuk Nafakası) Nasıl Belirlenir?
İştirak nafakasının temel amacı, çocuğun üstün yararıdır. Miktar belirlenirken şu faktörler esas alınır:
- Çocuğun İhtiyaçları: Çocuğun yaşına, eğitim durumuna (okul, dershane, özel eğitim), sağlık durumuna (ilaç, doktor masrafları), beslenme, giyim, barınma, sosyal ve kültürel faaliyetlerine yönelik tüm harcamaları dikkate alınır.
- Tarafların Mali Gücü: Çocuğa nafaka ödeyecek olan babanın/annenin ve çocuğu fiilen yanında bulunduran annenin/babanın gelir ve gider dengeleri, mal varlıkları, borçları ve yaşama standartları göz önünde bulundurulur. Önemli olan, her iki tarafın da çocuğun giderlerine kendi mali güçleri oranında katkıda bulunmasıdır.
- Evlilik Sırasındaki Yaşam Standardı: Çocuğun evlilik birliği içinde alıştığı ve sahip olduğu yaşam standardının, boşanmadan sonra da mümkün olduğunca devam ettirilmesi hedeflenir. Bu, çocuğun sosyal çevresi ve alışkanlıkları için önemlidir.
- Hakimin Takdir Yetkisi: Mahkeme, tüm bu verileri ve dosyaya sunulan delilleri değerlendirerek hakkaniyet ilkesine göre bir miktar belirler.
Püf Noktası: İştirak nafakası, anne babanın kusur durumundan bağımsızdır. Çocuğun hakkıdır ve reşit olana dek devam eder. Reşit olsa dahi eğitimi devam ediyorsa, eğitim nafakası olarak talep edilebilir.
Yoksulluk Nafakası (Eş Nafakası) Nasıl Belirlenir?
Yoksulluk nafakasının amacı, boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek olan tarafın, evlilik birliği içindeki yaşam standardını sürdürmesine yardımcı olmak, ancak diğer tarafı zenginleştirmek değildir. Miktar belirlenirken şunlara bakılır:
- Nafaka Talep Eden Tarafın Yoksulluğu: Talep eden tarafın, boşanma sonrasında yaşamını idame ettirmek için gerekli olan temel ihtiyaçlarını (barınma, beslenme, giyim, sağlık vb.) karşılayamayacak duruma düşecek olması gerekir. Geliri olmaması veya asgari ücretin altında olması genellikle yoksulluk kriteri olarak kabul edilir.
- Nafaka Ödeyecek Tarafın Ödeme Gücü: Nafaka ödemekle yükümlü olan eşin gelir durumu, mali varlıkları, düzenli giderleri ve borçları incelenir. Kişinin, kendi hayat standardını ve temel ihtiyaçlarını aksatmadan nafaka ödeyebilecek gücü olup olmadığı değerlendirilir.
- Evlilik Süresince Edinilen Yaşam Standardı: Boşanma davasında özellikle nafaka miktarını belirlemede, evlilik birliği içerisindeki sosyo-ekonomik yaşam standardı önemli bir kriterdir. Mahkeme, yoksulluğa düşen tarafın bu standardı mümkün olduğunca koruyabilmesini gözetir.
- Kusur Durumu: Yoksulluk nafakası talep eden tarafın, boşanmaya neden olan olaylarda diğer taraftan daha ağır veya eşit kusurlu olmaması gerekir. Kusur oranı, nafaka hakkını etkiler, ancak nafaka miktarının belirlenmesinde ihtiyaç ve ödeme gücü kadar doğrudan etkili değildir. Yani eğer sen daha az kusurluysan, miktarın belirlenmesinde tamamen yukarıdaki ekonomik faktörlere bakılır.
- Hakimin Takdir Yetkisi: Hakim, tüm bu faktörleri ve dosyaya sunulan gelir belgeleri, banka hesap dökümleri, tapu kayıtları, faturalar, tanık beyanları gibi delilleri titizlikle değerlendirerek, somut duruma en uygun ve adil nafaka miktarını belirler.
Tecrübemden bir örnek: Mahkemeye sunacağın maaş bordroları, kira kontratları, kredi kartı ekstreleri gibi belgeler ne kadar detaylı ve güncel olursa, hakim için mali durumu doğru tespit etmek o kadar kolaylaşır. Örneğin, eşinin yüksek bir hayat standardı olduğunu iddia ediyorsan, bunu tatil faturaları, lüks tüketim harcamaları veya banka hareketleriyle desteklemek, hakimin takdirini doğrudan etkiler. Ya da tam tersi, "ödeyecek durumum yok" diyen bir tarafın aslında gizlediği kira gelirleri veya kayıt dışı işleri varsa, doğru delillerle (tapu kayıtları, tanık beyanları) bunu ortaya çıkarman nafaka miktarını senin lehine çevirebilir.
Unutma, nafaka miktarı belirlenirken, günün ekonomik koşulları ve paranın alım gücü de dolaylı olarak mahkemenin değerlendirdiği faktörlerdendir. Ayrıca, belirlenen nafaka miktarı, ilerleyen zamanlarda tarafların veya çocuğun durumunda önemli bir değişiklik olması halinde (işsiz kalma, terfi etme, ciddi sağlık sorunları vb.) bir nafaka artırım veya azaltım davası ile yeniden düzenlenebilir.