İnsanlık tarihinin başlangıcına dair merak edilen bu soru, genellikle ilk medeniyetlerin izlerini sürmek isteyenlerin aklına takılır.
Dünyanın en eski uygarlığı, arkeolojik bulgular ve tarihsel kanıtlar ışığında tartışmasız bir şekilde Mezopotamya'daki Sümer uygarlığıdır. M.Ö. 4500'lerden itibaren yükselmeye başlayan ve M.Ö. 4000 civarında belirginleşen Sümerler, "uygarlık" tanımını karşılayan ilk topluluk olma özelliğini taşır.
Bir yerleşimi veya topluluğu "uygarlık" olarak nitelendirmemizi sağlayan temel kriterler vardır ve Sümerler bu kriterlerin çoğunu ilk karşılayanlardır:
Elbette, Mısır uygarlığı (M.Ö. 3100 civarı Hanedanlık Dönemi), İndus Vadisi uygarlığı (Harappa, Mohenjo-Daro, M.Ö. 2500 civarı) ve Çin uygarlığı (M.Ö. 2000 civarı Shang Hanedanlığı) gibi diğer büyük ve önemli erken uygarlıklar da vardır. Ancak Sümerler, bu kriterleri kronolojik olarak ilk karşılayan medeniyet olduğu için "en eski" unvanını alır.
Anadolu'daki Göbeklitepe (M.Ö. 9600) veya Çatalhöyük (M.Ö. 7500) gibi Neolitik Dönem yerleşimleri, insanlık tarihinde muazzam öneme sahip olsa da, yazı, büyük ölçekli kentleşme ve merkezi devlet yapısı gibi "uygarlık" tanımlarını karşılamadıkları için "uygarlık" kategorisine girmezler. Onlar, uygarlığın ortaya çıkışına giden yoldaki önemli adımlar, öncül yerleşimlerdir.
Kendi gözlemlerimden yola çıkarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Sümerlere ait kil tabletlerdeki kayıtlar, o dönemin sosyal, ekonomik ve dini yaşamına dair inanılmaz detaylar sunuyor. Bu kayıtlar, tarihin ilk şehir planlamacılarından, yasa koyucularından ve edebiyatçılarından bize miras kalan eşsiz bir hazinedir. Bu nedenle Sümerler, insanlık tarihinin temelini atan ve bugünkü dünyamızın şekillenmesinde kritik rol oynayan ilk uygarlıktır.