Tabes dorsalis, nörosifilizin geç evre tablosudur ve sifiliz hastalığının tedavi edilmemiş kalması durumunda, hastalığın başlangıcından genellikle 10-30 yıl sonra ortaya çıkan kronik bir merkezi sinir sistemi bozukluğudur. Tıp literatüründe "lokomotor ataksi" olarak da bilinir. Bu durumdaki temel patoloji, posterior kordların (bunlara dorsal kolumnalar da denir) dejenerasyonudur. Bu yollar, vücudun derin sensörif duyularını, özellikle de vibrasyon hissi ve propriosepsiyonu (eklemlerin ve kasların uzaydaki konumu hakkında bilgi) beyne iletir.
Bu hastalıkta en karakteristik ve kliniği yönlendiren bulgu, hastanın kendi ayaklarının yere basıp basmadığını hissetmemesidir. Bu durumun sonucu olarak hastada sensörif ataksi gelişir. Hasta yürürken topuklarını yere sertçe vurmak zorunda kalır; bu, ayakların konumunu görsel kontrolle dengelemeye çalışmasının bir sonucudur. Buna ek olarak, Romberg testi pozitif olur; yani gözler açıkken dengeyi koruyabilen hasta, gözlerini kapattığında derin duyusal girdi kesildiği için hemen devrilir.
Diğer kritik klinik bulgular şunlardır:
Argyll Robertson Refleksi: Pupillerin ışığa karşı refleks olarak daralmaması ancak yakınsama sırasında daralmasıdır. Bu bulgu nörosifilize oldukça özgüdür.
Tabesik Krizler: Ani, şiddetli ve keskin ağrı atakları (genellikle bacaklarda veya gövdede).
* Ön Omur İliği (Anterior Horn) Tutulumu: Nadiren, motor nöron hasarına bağlı kas güçsüzlüğü ve atrofi görülebilir.
Tanıda klinik bulgulara ek olarak serolojik testler (VDRL, RPR) ve CSF analizi (omurilik sıvısı incelemesi) şarttır. CSF'de pleositoz (hücre sayısında artma) ve protein yüksekliği, ayrıca pozitif seroloji, tanuyu destekler. MRG, posterior kordlarda atrofiden kaynaklanan sinyal değişikliklerini gösterebilir.
Tedavi, hastalığın altta yatan nedeni olan sifilizi hedef alır. Standart protokol yüksek doz intravenöz penisilin G uygulamasıdır. Ancak burada kritik bir püf nokta var: Jarisch-Herxheimer reaksiyonu. İlk antibiyotik dozu sonrasında sifiliz spiroketlerinin ölümüyle salınan endotoksin benzeri maddeler, ateş, titreme, miyalji ve halsizlik gibi ciddi sistemik reaksiyonlara yol açabilir. Bu nedenle tedaviye başlanmadan önce hastanın bu risk hakkında bilgilendirilmesi ve yakın takibe alınması hayati önem taşır.
Unutma, tabes dorsalis geri dönüşümsüz nöbetik hasarlar bırakabilir. Antibiyotikler enfeksiyonu ortadan kaldırır ve ilerlemeyi durdurur, ancak zaten hasar görmüş sinir liflerinin tam olarak iyileşmesini sağlamaz. Bu yüzden erken tanı ve erken tedavi, fonksiyonel kaybın önlenmesindeki en güçlü kartındır.