menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert

Arkadaşlar merhaba, yeni taşındığım evde banyo zemininden alt kata ciddi bir su sızıntısı başladı, komşudan öğrendik. Usta gelince tesisatın çok eski olduğunu ve sorunun uzun süredir devam ettiğini, önceki ev sahibinin kesinlikle bilmesi gerektiğini söyledi. Tapuyu alalı 3 ay oldu, bu durumda satıcıya karşı bir 'ayıp davası' açma hakkım var mı, varsa son yasal başvuru süresi ne kadardır ve şansım nedir?

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

2 Cevap

more_vert

Harika bir soru ve ne yazık ki pek çok kişinin başına gelebilecek, bir o kadar da can sıkıcı bir durumla karşı karşıyasınız. Öncelikle geçmiş olsun dileklerimi iletmek isterim. Yeni bir ev almanın heyecanı ve sevinci yaşanırken böyle bir sürprizle karşılaşmak gerçekten moral bozucu olabilir. Ama endişelenmeyin, Türk hukuk sistemi bu tür durumlar için bazı haklar tanıyor ve bu makalede size bu haklarınızı, başvuru sürelerini ve şansınızı tüm detaylarıyla anlatacağım.

Yeni Evinizdeki Gizli Su Sızıntısı: Neden Bir Hukuk Profesyoneli Gerekiyor?

Ev almak hayatımızdaki en büyük yatırımlardan biri. Haliyle, aldığımız evin "ayıpsız" olmasını, yani bize vaat edildiği gibi eksiksiz ve sorunsuz teslim edilmesini bekleriz. Sizin durumunuzda olduğu gibi, evi teslim aldıktan sonra ortaya çıkan ve satıcının bilip de size bildirmediği veya bilmesi gereken bir sorunla karşılaştığınızda, hukuk dilinde buna "gizli ayıp" diyoruz. Ve evet, satıcıya karşı bir "ayıp davası" açma hakkınız büyük olasılıkla mevcut.

Gizli Ayıp Nedir ve Sizin Durumunuza Nasıl Uygulanır?

Türk Borçlar Kanunu'na (TBK) göre, satıcı, sattığı malın (bu durumda evinizin) sözleşmeye uygun olmamasından sorumludur. Bu uygunsuzluklara "ayıp" denir. Ayıplar ikiye ayrılır:

  1. Açık Ayıp (Patent Defect): Evi incelerken veya normal bir gözlemle kolayca fark edilebilecek ayıplardır. Örneğin, evin çatısındaki büyük bir delik veya duvarındaki belirgin bir çatlak gibi. Bunları alıcının satın almadan önce fark etmesi ve itiraz etmesi beklenir.
  2. Gizli Ayıp (Latent Defect): Normal bir incelemeyle hemen fark edilemeyen, zamanla veya özel bir araştırma sonucu ortaya çıkan ayıplardır. Sizin durumunuzdaki gibi, banyo tesisatının eski olması nedeniyle oluşan ve dışarıdan görünmeyen su sızıntısı tam da bir "gizli ayıp" örneğidir.

Sizin olayınızda ustanın "tesisatın çok eski olduğunu ve sorunun uzun süredir devam ettiğini, önceki ev sahibinin kesinlikle bilmesi gerektiğini" belirtmesi çok önemli. Bu ifade, satıcının bu ayıbı bilerek gizlemiş olma ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor. Hukuken bu durum, sizin lehinizde güçlü bir dayanak oluşturur.

Alıcının Ayıplı Mala Karşı Hakları Nelerdir?

TBK, ayıplı bir mal (ev) alan alıcıya çeşitli seçimlik haklar tanır:

  1. Satıştan Dönme (Sözleşmeyi Feshetme): Evi iade edip ödediğiniz bedeli geri isteme hakkıdır. Genellikle evin büyük ve temel bir ayıbı varsa ve o ayıpla yaşanamaz hale geldiyse söz konusu olur. Ancak pratikte bir evi iade etmek genellikle zordur, özellikle de siz 3 aydır içinde yaşadığınız için.
  2. Ayıp Oranında Satış Bedelinden İndirim İsteme: Ayıbın giderilmesi için gereken masraflar veya ayıbın evin değerine etkisi oranında satış bedelinde indirim talep etme hakkıdır. Bu, sizin durumunuzda en sık başvurulan ve en makul haklardan biridir. Örneğin, sızıntının tamiri ve yol açtığı hasarın giderilmesi masrafları kadar bir indirim talep edebilirsiniz.
  3. Ücretsiz Onarım İsteme: Ayıbın satıcı tarafından ücretsiz olarak giderilmesini talep etme hakkıdır. Satıcı kabul ederse, bu da pratik bir çözümdür. Ancak satıcıya güvenmiyorsanız veya süreci uzatmasından endişe ediyorsanız, indirim talebi daha avantajlı olabilir.
  4. Ayıpsız Bir Benzeriyle Değiştirilmesini İsteme: Taşınmaz mallarda (evlerde) bu seçenek genellikle uygulanamaz.

Sizin durumunuzda indirim isteme veya ücretsiz onarım isteme haklarınız en uygun seçimler olacaktır. Ayrıca, bu ayıptan dolayı uğradığınız diğer zararların tazminini de (örneğin, tamir süresince geçici olarak başka bir yerde kalmak zorunda kalmanız gibi) talep edebilirsiniz.

Ayıp Davası Açma Süreleri: Çok Önemli Bir Detay!

"Ayıp davası" açma süresi konusunda iki farklı önemli süre vardır ve bunları karıştırmamak gerekir:

1. Ayıbı Satıcıya Bildirme Süresi ("İhbar Süresi")

Türk Borçlar Kanunu, ayıbı fark ettiğinizde satıcıya derhal bildirme yükümlülüğü getirir. "Derhal" kelimesi hukuken anlaşıldığı üzere, öğrendiğiniz andan itibaren makul bir sürede, genellikle birkaç gün içinde, bazen en geç 1-2 hafta içinde bildirmek anlamına gelir. Bu süre, ayıbın niteliğine ve durumun aciliyetine göre değişebilir ancak asla aylarca süremez.

Bu süreye dikkat! Ayıbı fark ettiğiniz halde satıcıya zamanında bildirmezseniz, ayıbı kabul etmiş sayılırsınız ve dava açma hakkınızı kaybedebilirsiniz.

Nasıl Bildirmelisiniz? En sağlam yol, bir noter aracılığıyla ihtarname çekmektir. Telefon görüşmeleri, WhatsApp mesajları veya e-postalar tek başına hukuken yeterli kabul edilmeyebilir veya ispatı zor olabilir. Noter ihtarnamesi, satıcıya bildirim yaptığınızı resmi olarak kanıtlar ve hukuki süreci başlatmanın ilk adımıdır.

2. Dava Açma Süresi ("Zamanaşımı Süresi")

Bu süre, ayıplı malın (evin) tapu devrinden itibaren işlemeye başlar. Taşınmaz satışlarında zamanaşımı süresi genel olarak 5 yıldır. Yani tapuyu almanızdan itibaren 5 yıl içinde dava açma hakkınız mevcuttur.

Ancak burada çok önemli bir istisna var! Sizin durumunuzda ustanın "satıcının kesinlikle bilmesi gerektiğini" söylemesi bu istisnayı devreye sokuyor:

  • Eğer satıcı, ayıbı ağır kusuruyla veya hile ile gizlemişse (yani bilerek ve isteyerek sizden saklamışsa), 5 yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaz. Bu durumda, daha uzun bir süre boyunca dava açma hakkınız devam edebilir. Zaten sizin durumunuzda 3 ay gibi kısa bir süre geçtiği için 5 yıllık süre sizin için henüz bir problem değil; asıl önemli olan ayıbı öğrendiğinizde derhal satıcıya bildirmeniz.

Sizin Durumunuzdaki Süreler:

  • Tapu devri üzerinden 3 ay geçmiş olması: 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde olduğunuzu gösterir. Bu konuda bir sıkıntınız yok.
  • Sızıntının yeni başlaması ve yeni öğrenmeniz: Ayıbı öğrendiğiniz an itibarıyla derhal (birkaç gün içinde) noterden ihtarname çekmelisiniz. Bu, davanızın ön koşuludur.

Dava Açma Şansınız Nedir?

Şansınız, toplayacağınız delillere ve satıcının durumu bilip bilmediğini ispat edebilmenize bağlı olarak oldukça yüksek olabilir. İşte şansınızı artıran ve düşüren faktörler:

Şansınızı Artıran Faktörler:

  • Ustanın Tespiti: Tesisatın eski olması, sorunun uzun süredir devam etmesi ve satıcının bunu kesinlikle bilmesi gerektiği yönündeki uzman görüşü (ki bu "bilirkişi" beyanına dönüşürse çok etkili olur).
  • Gizli Ayıp Niteliği: Su sızıntısı gibi dışarıdan hemen anlaşılamayan bir sorunun "gizli ayıp" kategorisine girmesi.
  • Kısa Süre: Tapu devrinden sadece 3 ay geçmiş olması, sorunun sizin kullanımınızdan kaynaklanmadığı, evin size teslim edildiği anda zaten var olduğu tezini güçlendirir.
  • İhbarın Zamanında Yapılması: Ayıbı öğrenir öğrenmez satıcıya noterden ihtarname çekmeniz, hukuki süreçte elinizi güçlendirecektir.
  • Kanıtlar: Sızıntının fotoğrafları, videoları, komşudan alınacak ifadeler (eğer daha önce de benzer sorunlar yaşandığına dair bilgisi varsa) ve tamir faturaları gibi somut deliller.

Şansınızı Etkileyebilecek Zorluklar:

  • İspat Külfeti: Satıcının ayıbı bilerek gizlediğini veya bilmesi gerektiğini ispat etmek, davacı olarak sizin sorumluluğunuzdadır. Bu bazen zorlayıcı olabilir ancak bilirkişi raporları ve durumun niteliği genellikle bu konuda size yardımcı olur.
  • Evin Yaşı: Eğer ev çok eski ise, satıcı "normal aşınma ve yıpranma" argümanını öne sürebilir. Ancak ciddi bir tesisat kaçağı genellikle normal yıpranmanın ötesine geçer.
  • Yasal Süreç ve Maliyet: Dava süreçleri zaman alıcı ve masraflı olabilir (avukatlık ücreti, bilirkişi ücreti, dava harçları). Bu nedenle, dava açmadan önce potansiyel maliyetleri ve kazanımlarınızı iyi değerlendirmeniz önemlidir.

Şimdi Ne Yapmalısınız? Adım Adım Rehber

  1. Kanıt Toplayın:
    Sızıntının, neden olduğu hasarın bol bol fotoğrafını ve videosunu çekin. Mümkünse tarih ve saat damgalı olsun.
    Ustanın size sözlü olarak söylediği tespitleri yazılı bir rapora döktürmesini rica edin. Bu, bir "tespit tutanağı" niteliğinde olacaktır. Mümkünse, tesisatçıdan kaçağın kaynağını, süresini ve önceki malikin bilme ihtimalini içeren detaylı bir rapor alın.
    Komşunuzdan, daha önce de böyle bir sorun yaşandığına veya önceki malikin bu konuda bilgisi olduğuna dair bir yazılı beyan veya şahitlik yapmaya hazır olduğunu teyit edin.
    Evin satın alma belgelerini, tapu fotokopilerini hazırlayın.

  2. Derhal Noterden İhtarname Çekin:
    Bu, hukuki sürecin en kritik adımıdır. En kısa sürede (birkaç gün içinde) bir avukata danışarak, satıcıya noter aracılığıyla bir ihtarname çekin.
    İhtarnamede; ayıbın ne olduğunu, ne zaman fark edildiğini, ustanın tespitlerini, satıcının ayıbı bilerek gizlediği şüphesini, haklarınızdan hangisini (ayıp oranında indirim veya ücretsiz onarım) talep ettiğinizi ve bunu belirli bir süre içinde (örneğin 7-15 gün) yerine getirmesini belirtin. Aksi takdirde yasal yollara başvuracağınızı bildirin.

  3. Hukuki Destek Alın:
    * Bu süreçte yalnız kalmamanızı şiddetle tavsiye ederim. Gayrimenkul hukuku konusunda uzmanlaşmış bir avukatla görüşün. Avukatınız, delillerinizi değerlendirir, ihtarnameyi sizin adınıza hazırlar, arabuluculuk sürecini yönetir ve anlaşma sağlanamazsa dava sürecinde sizi temsil eder.

  4. Hasarı Onarım:
    * Sızıntının komşunuzun evine zarar vermemesi ve daha büyük hasarlar oluşmaması için tamiratı ertelemeyin. Ancak tamirat öncesinde ve sonrasında tüm aşamaları belgelemeniz (fotoğraf, video, faturalar) çok önemlidir. Tamir masrafları, davanızda talep edeceğiniz tazminatın veya indirim miktarının temelini oluşturacaktır.

Unutmayın!

Yeni bir evdeki gizli su sızıntısı gibi bir durum, kesinlikle satıcının sorumluluğunda olabilecek bir ayıptır. Sizin durumunuzda, ustanın "satıcının bilmesi gerektiği" tespiti, davanızın seyrini olumlu yönde etkileyebilecek çok önemli bir faktördür. Önemli olan, hukuki süreleri kaçırmamak ve doğru adımları atmaktır.

Acele etmeyin ama ağırdan da almayın. Profesyonel bir destekle, haklarınızı arama ve zararlarınızı tazmin ettirme şansınız oldukça yüksektir. Umarım bu süreç sizin için en hızlı ve en az stresli şekilde sonuçlanır. Geçmiş olsun dileklerimle!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Yeni aldığın evdeki gizli su sızıntısı durumu, Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamında "ayıp" olarak değerlendirilir ve satıcının sorumluluğunu doğurur. Senin durumun, özellikle usta beyanına göre sorunun uzun süredir devam ettiğinin ve satıcının bunu bilmesi gerektiğinin belirtilmesiyle oldukça güçlü bir temele sahip.

Ayıp Davası Açma Süresi (Zamanaşımı)

Bu tür durumlarda iki temel süre kavramı vardır:

  1. Ayıbı Bildirim Süresi: Yeni bir ev aldığında, alıcı olarak evi teslim aldıktan sonra makul bir süre içinde kontrol etme yükümlülüğün vardır. Ancak senin durumundaki gibi gizli ayıp (yani ilk bakışta fark edilemeyen, sonradan ortaya çıkan ayıp) söz konusu olduğunda, ayıbı fark ettiğin andan itibaren makul bir süre içinde satıcıya bildirmen gerekir. "Makul süre" yargı kararlarıyla belirlenir ve genellikle birkaç gün veya haftayı geçmez. Sen tapuyu alalı 3 ay olmuş ve sızıntıyı yeni fark etmişsin. Bu sürenin gizli ayıp için "fark ettiğin an" itibarıyla başlaması ve hemen bildirimde bulunman halinde makul kabul edilmesi kuvvetle muhtemeldir.

  2. Mutlak Zamanaşımı Süresi: Tüm bu bildirim sürelerinin ötesinde, Türk Borçlar Kanunu'na göre taşınmaz satışlarında satıcının ayıptan doğan sorumluluğuna ilişkin davalar, taşınmazın devrinden (yani tapuyu aldığın tarihten) itibaren 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Senin durumunda tapuyu alalı sadece 3 ay geçmiş, bu nedenle bu mutlak zamanaşımı süresi açısından hiçbir sorun bulunmuyor. Süreler konusunda oldukça avantajlı bir konumdasın.

Ayıp Davası Açma Şansın ve İzlenecek Adımlar

Senin bu durumda ayıp davası açma şansın oldukça yüksek. Özellikle ustaların "sorunun uzun süredir devam ettiği ve önceki ev sahibinin bilmesi gerektiği" yönündeki tespiti, davanın kilit noktasıdır. Çünkü bu, ayıbın satış anında var olduğunu ve satıcı tarafından gizlendiğini veya en azından bildirilmediğini gösterir.

İzlemen gereken adımlar şunlar:

  1. Hemen Resmi Bildirim Yap: Gecikmeksizin, satıcıya noter kanalıyla bir ihtarname çekerek durumu (sızıntının tespiti, ustaların görüşü, oluşan zarar vb.) detaylıca bildir ve ayıbın giderilmesini talep et. Bu, ayıbı makul sürede bildirdiğini ispatlamanın en sağlam yoludur.
  2. Delil Topla:
    • Sızıntının olduğu yerlerin, alt kata verdiği zararın fotoğraflarını ve videolarını çek.
    • Gelen ustanın veya daha yetkin bir tesisatçı/mühendisin yazılı bir raporunu al. Raporda sızıntının kaynağı, oluşma zamanı (tahmini olarak ne kadar süredir var olduğu), önceki ev sahibinin bu durumu bilme ihtimali ve olası onarım maliyetleri belirtilmelidir. Bu rapor, yargı sürecinde çok değerli bir delil olacaktır.
    • Yapacağın onarımlara dair tüm faturaları sakla.
  3. Hukuki Destek Al: Bir avukatla görüşerek hukuki sürecini başlat. Avukatın, noter ihtarını çektikten sonra, arabuluculuk sürecini (ticari ve tüketici niteliğindeki bazı uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk gerekir, taşınmaz satışlarında durum biraz farklılaşsa da denemekte fayda var) ve gerekirse dava sürecini yönetecek.

Davanın Sonucu Ne Olabilir?

Ayıp davası açtığında, TBK'nın 227. maddesi gereği alıcı olarak bazı seçimlik haklara sahipsin:

  • Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme (genellikle ayıp çok ciddi ve evin kullanılamaz hale gelmesine sebep oluyorsa),
  • Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme,
  • Bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın onarılmasını isteme,
  • Ayrıca, bu ayıplı durumdan kaynaklanan tüm maddi zararlarını (komşunun zararı, kendi evindeki onarım maliyetleri, su baskını nedeniyle kullanılamayan eşyaların zararı vb.) talep edebilirsin.

Tecrübelerime göre, bu tip gizli ayıplarda (özellikle tesisat gibi temel unsurlarda) ve satıcının durumu bildiğine dair güçlü emareler (ustanın tespiti gibi) varsa, mahkemeler genellikle alıcının lehine karar verir. Mahkeme, dosyayı bilirkişiye sevk ederek bağımsız bir inceleme yaptıracak ve bu bilirkişi raporu davanın seyrini büyük ölçüde etkileyecektir. Şimdiden geçmiş olsun.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

11,892 soru

21,496 cevap

22 yorum

171 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 42
0 Üye 42 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 15928
Dünkü Ziyaretler: 7758
Toplam Ziyaretler: 5723633

Son Kazanılan Rozetler

mehmet_kaya Bir rozet kazandı
meryem_bulut Bir rozet kazandı
efe_acar Bir rozet kazandı
Ömer_Çelik Bir rozet kazandı
İbrahim_korkmaz Bir rozet kazandı
...