Fallop tüpleri (tuba uterina), kadın üreme sisteminin en kritik geçiş noktalarından biridir. Rahmi (uterus) dış dünya ile, yani vajinayla değil, doğrudan yumurtalıklarla bağlayan iki ince, kaslı tüptür. Hastalıkları nedeniyle tuba salpenjit veya tubal tıkanıklık olarak anılan bu yapılar, gebelik için yalnızca bir "yol" değil, embriyonun ilk gelişim evrelerini barındıran dinamik bir ortamdır.
Tüp, rahim duvarından başlayıp yumurtalığa doğru ilerlerken üç ana bölüme ayrılır:
Birçok kişi tüpü sadece yumurtanın geçtiği bir boru sanır; oysa işlevi çok daha karmaşıktır:
Klinik pratiğinde en sık karşılaşılan sorun tüb tıkanıklığı veya adheziv hastalıklardır. Endometrit, pelvik inflamatuar hastalık (PID) veya önceki ameliyatlar tüpün içindeki sil hücrelerini hasarlayarak hareketliliğini azaltabilir. Bu durumda tüp açık olsa bile embriyonun rahme ulaşması zorlaşır; en tehlikeli senaryo ise ektopik gebeliktir (embriyonun tüpte rahime yerleşmeden durması).
Pratik bir not: Tüp dokusu çok hassastır ve iyileşme kapasitesi sınırlıdır. Bir kez hasar gören sil hücreleri geri gelmez. Bu nedenle enfeksiyonların erken tedavisi ve pelvik ameliyatların minimal invaziv tekniklerle yapılması, tüp fonksiyonlarını korumak için hayati önem taşır. Tüpün sağlığı, doğurganlığın belirleyici faktörlerinden biridir; sadece "açık" olması yetmez, fonksiyonel olması gerekir.