menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert

Dün anjiyografi sonucumu aldım ve raporda 'sol ana koroner arterde hafif plak' ibaresi var. Doktorum şimdilik ilaç veya müdahale gereksiz dedi ama yine de içime kurt düştü. Bu durum ileride büyük bir probleme dönüşür mü, beslenmemde veya egzersiz rutinime eklemem gereken özel bir şey var mı?

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

2 Cevap

more_vert

Merhaba değerli okuyucum,

Dün anjiyografi sonucunuzu aldığınızı ve raporda "sol ana koroner arterde hafif plak" ibaresiyle karşılaştığınızı duydum. Doktorunuzun "şimdilik ilaç veya müdahale gereksiz" demesine rağmen, içinize bir kurt düştüğünü, geleceğe dair endişeler taşıdığınızı çok iyi anlıyorum. Bu, gayet doğal bir tepki. Yıllardır bu alanda çalışan bir hekim olarak, bu endişeyi binlerce hastamın gözlerinde gördüm. Ancak size hemen şunu söyleyeyim: Bu rapor bir felaket senaryosu değil; aksine, hayatınızda yepyeni ve daha sağlıklı bir dönemin başlangıcı için çok önemli bir uyarı işaretidir.

Bugün, bu "hafif koroner plak"ın ne anlama geldiğini, gelecekteki risklerini ve en önemlisi, bu durumu lehinize çevirmek için atabileceğiniz somut adımları derinlemesine ele alacağız. Hazırsanız, kalbinizin bu yeni yolculuğuna birlikte çıkalım.

Hafif Plak Ne Anlama Geliyor ve Neden Önemli?

Kalbiniz, vücudunuzun en çalışkan organı. Bu muhteşem motoru besleyen damarlara ise koroner arterler diyoruz. Bu damarlar, kalbe oksijen ve besin açısından zengin kanı ulaştırır. İşte bu damar yollarının iç duvarlarında zamanla yağ, kolesterol, kalsiyum ve diğer hücresel atıkların birikmesiyle plaklar oluşur. Bu sürece ateroskleroz adını veriyoruz.

Sizin raporunuzdaki "hafif plak" ibaresi, bu plak oluşumunun henüz başlangıç aşamasında olduğunu, damarı ciddi derecede daraltmadığını gösteriyor. Yani kan akışınız şu an için önemli ölçüde engellenmiyor. Tıpkı bir evin duvarında beliren ilk, küçük çatlaklar gibi düşünebilirsiniz. Bunlar henüz yıkılma tehlikesi yaratmaz ama ileride büyük bir probleme dönüşebileceğinin de ilk işaretidir.

Kalbin Damar Yolları ve Plak Oluşumu

Kalbinizin en önemli damarlarından biri olan sol ana koroner arterde plak tespit edilmesi, bu durumun ciddiye alınması gerektiğini gösterir. Bu damar, kalbin büyük bir bölümünü beslediği için, burada oluşabilecek herhangi bir sorun, daha geniş çaplı etkilere yol açabilir. Ancak "hafif" olması, sizin için çok kıymetli bir pencere açar: Müdahale için hâlâ erken ve yaşam tarzı değişiklikleriyle çok yol kat edebilirsiniz.

Gelecek Riskler Nelerdir? Plak Gelişimi ve Olası Senaryolar

"Hafif" olması sizi rahatlatırken, gelecekteki potansiyel riskleri de göz ardı etmemek gerekir. Plaklar, genellikle zamanla büyüyen ve sertleşen oluşumlardır.

Zamanın Etkisi ve Plak Gelişimi

  • Büyüme ve Daralma: Eğer risk faktörleri kontrol altına alınmazsa, plaklar zamanla büyüyerek damarı daraltabilir. Bu durum, anjina (göğüs ağrısı) gibi belirtilere yol açabilir ve kalbinizin yeterli kan alamamasına neden olabilir.
  • Aterosklerozun İlerlemesi: Hafif plak, aterosklerozun bir göstergesidir. Vücudunuzda birden fazla damarda benzer hafif plaklar olabilir veya zamanla yenileri oluşabilir. Bu sistemik bir hastalıktır.

Plak Rüptürü ve Ani Olay Riski

Bu noktada belki de en önemli risk, plakların büyüklüğünden ziyade yapısıyla ilgilidir. Bazı plaklar sert ve stabildir; bazıları ise daha yumuşak, iltihaplı ve "kararsız"dır. Kararsız plaklar, damar içinde çatlayabilir veya yırtılabilir (plak rüptürü). Bu yırtılma sonucunda, vücut bunu bir yara olarak algılar ve pıhtı oluşturarak yarayı kapatmaya çalışır. Ne yazık ki, bu pıhtı damarı tamamen tıkayabilir ve bu da kalp krizine yol açabilir. İşte bu yüzden, henüz "hafif" olsa bile, plağın oluşumunu tetikleyen nedenleri ortadan kaldırmak hayati önem taşır.

Peki Ne Yapmalıyız? İşte Sizin İçin Somut Tedbirler ve Adımlar

Doktorunuzun ilaç veya müdahale gereksiz demesi, sizin için bir nevi "ev ödevi" niteliğindedir. Şimdi, bu ödevi nasıl en iyi şekilde yapacağımıza bakalım.

1. Beslenme Düzeninizi Baştan Yaratın (Ama Aşırıya Kaçmadan!)

Beslenme, damar sağlığınızın en temel köşe taşlarından biridir. Korkmayın, diyetisyen gibi her şeyi yasaklayan bir liste vermeyeceğim, ancak bazı altın kurallar var:

  • Akdeniz Diyeti Sizin İçin Biçilmiş Kaftan: Bolca sebze, meyve, tam tahıl (esmer ekmek, bulgur, yulaf), baklagiller (mercimek, nohut) ve sağlıklı yağlar (özellikle zeytinyağı) tüketin. Kırmızı et tüketimini azaltın, haftada en az iki kez balık (omega-3 açısından zengin somon, sardalya gibi) sofranızda olsun.
  • İşlenmiş Gıdalar ve Şekerden Uzak Durun: Market raflarındaki paketli ürünler, fast foodlar, şekerli içecekler ve tatlılar damarlarınızın en büyük düşmanıdır. Bunları hayatınızdan çıkarın veya tüketimini minimuma indirin.
  • Tuz Tüketimini Kontrol Edin: Yüksek tansiyon, kalp hastalığı riskini artıran önemli bir faktördür. Yemeklerinize eklediğiniz tuz miktarını azaltın, hazır gıdalardaki gizli tuzlara dikkat edin.
  • Örnek Bir Uygulama: Sabahları yulaf ezmesini meyve ve cevizle karıştırın. Öğle yemeğinde bol yeşillikli zeytinyağlı bir salata veya baklagil yemeği tercih edin. Akşamları ızgara balık veya tavuk yanında buharda sebzeler tüketin. Küçük değişiklikler büyük farklar yaratır.

2. Egzersizi Hayatınızın Vazgeçilmez Bir Parçası Haline Getirin

Fiziksel aktivite, kan basıncını düşürür, kolesterol seviyelerini iyileştirir, stresi azaltır ve kilo kontrolüne yardımcı olur.

  • Düzenli Aerobik Egzersiz: Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta aerobik egzersiz yapmaya çalışın. Bu, tempolu yürüyüş (haftanın 5 günü 30 dakika), yüzme, bisiklete binme veya hafif koşu olabilir. Önemli olan, kalp hızınızı artırmanız ve nefesinizin hafifçe hızlanmasıdır.
  • Güçlendirme Egzersizleri: Haftada 2-3 gün kas güçlendirme egzersizleri (hafif ağırlıklar, kendi vücut ağırlığınızla yapılan hareketler) ekleyin.
  • Küçük Adımlarla Başlayın: Eğer aktif değilseniz, birden maraton koşmaya kalkmayın. Günde 10-15 dakikalık yürüyüşlerle başlayın ve her hafta süreyi artırın. Asansör yerine merdivenleri kullanın, otobüsten bir durak önce inin ve yürüyün.

3. Stres Yönetimi: Kalbiniz İçin Sakin Bir Liman Yaratın

Kronik stres, vücutta iltihaplanmayı artırabilir ve damar sağlığına olumsuz etkileri olabilir.

  • Rahatlama Teknikleri: Meditasyon, derin nefes egzersizleri, yoga, tai chi gibi teknikleri deneyebilirsiniz.
  • Hobilerinize Zaman Ayırın: Sevdiğiniz şeyleri yapmak, ruh halinizi iyileştirir ve stresi azaltır. Bir kitap okuyun, bahçeyle uğraşın, müzik dinleyin.
  • Unutmayın: Stresten tamamen kaçmak mümkün değil, önemli olan onunla başa çıkma yöntemleri geliştirmektir.

4. Sigara ve Alkol: Kesinlikle Uzak Durulması Gerekenler

Bu iki madde, damar sağlığınız için en tehlikeli düşmanlardır.

  • Sigara: Eğer sigara kullanıyorsanız, bırakmak zorundasınız. Sigara, damar duvarlarına doğrudan zarar vererek plak oluşumunu hızlandırır ve pıhtılaşma riskini artırır. Bu, tartışmaya kapalı bir konudur.
  • Alkol: Aşırı alkol tüketimi kan basıncını yükseltir ve kalp kasına zarar verebilir. Eğer alkol tüketiyorsanız, bunu ölçülü yapın (kadınlar için günde 1 kadeh, erkekler için 2 kadeh). Hatta hiç kullanmamak, her zaman daha sağlıklı bir seçenektir.

5. Düzenli Doktor Kontrolleri ve Gerekirse İlaç Desteği

Doktorunuzun "şimdilik ilaçsız" demesi, kontrolden çıkacağınız anlamına gelmez. Bu bir ekip işidir ve doktorunuz sizin en büyük yardımcınızdır.

  • Kan Tahlilleri: Kolesterol (özellikle kötü kolesterol LDL), trigliserid, kan şekeri ve kan basıncı seviyelerinizi düzenli olarak takip ettirin. Bu değerlerin ideal aralıkta kalması plak gelişimini yavaşlatır.
  • Gerekirse İlaç Tedavisi: Yaşam tarzı değişiklikleri yeterli olmazsa veya risk faktörleriniz yüksekse, doktorunuz gelecekte statin gibi kolesterol düşürücü ilaçlar veya kan basıncını kontrol eden ilaçlar reçete edebilir. Bu kararlar tamamen doktorunuzun kontrolünde ve sizinle birlikte alınmalıdır.

Kendi Deneyimimden Bir Örnek ve Motivasyon

Yıllar önce benzer bir raporla bana gelen 50'li yaşlarında bir beyle tanıştım. O da sizin gibi endişeliydi. Sol ana koroner arterinde "hafif plak" tespit edilmişti ve doktoru "şimdi için bir şey yapmaya gerek yok" demişti. Ancak o bey, bu durumu bir uyarı olarak kabul etti. Sigarayı bıraktı, beslenme alışkanlıklarını kökten değiştirdi, düzenli yürüyüşlere başladı ve stres yönetimi tekniklerini hayatına entegre etti. İki yıl sonraki kontrol anjiyografisinde plağının ilerlemediğini, hatta stabilize olduğunu gördük. Daha da önemlisi, genel sağlık durumu o kadar iyileşmişti ki, kendisini gençleşmiş hissediyordu. Bu, sizin de başarabileceğinizin somut bir kanıtıdır.

Sonuç: Geleceğe Umutla Bakmak ve Sorumluluk Bilinci

Sevgili okuyucum, "sol ana koroner arterde hafif plak" raporu, bir son değil, bir başlangıçtır. Size sunulan bu erken uyarı, hayatınızın kontrolünü elinize almanız için paha biçilmez bir fırsattır. Unutmayın, kalbiniz en değerli hazinenizdir ve ona nasıl baktığınız, gelecekteki yaşam kalitenizi doğrudan etkiler.

Bugünden itibaren, attığınız her sağlıklı adım, kalbinizin size teşekkür etmesi için bir nedendir. Kendi sağlığınızın kaptanı sizsiniz. Bu yeni yolda başarılar dilerim. Sağlıkla ve umutla kalın!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Anjiyoda 'Hafif Koroner Plak' Raporu: Gelecek Risk ve Tedbirler Nelerdir? Uzman Bakış Açısıyla Kapsamlı Bir Rehber

Sevgili okuyucum, anjiyografi sonucunuzu alıp raporda "sol ana koroner arterde hafif plak" ibaresini görmekle hissettiğiniz o "içime kurt düştü" duygusunu çok iyi anlıyorum. Bu, kliniğimde sıkça karşılaştığım, hastalarımın hem rahatlamak hem de endişelenmek arasında gidip geldiği kritik bir an. Doktorunuzun "şimdilik ilaç veya müdahale gereksiz" demesi sizi bir nebze rahatlatsa da, geleceğe dair soruların zihninizi meşgul etmesi kadar doğal bir şey yok.

Bugün, bu önemli konuyu tüm detaylarıyla ele alacak, kafanızdaki soru işaretlerini giderecek ve size somut bir yol haritası sunacağım. Unutmayın, bu rapor bir son değil, aksine hayatınızda yapacağınız olumlu değişiklikler için bir başlangıç noktası, değerli bir uyarı işaretidir.

'Hafif Koroner Plak' Ne Anlama Geliyor ve Neden Önemli?

Öncelikle, gelin raporunuzdaki bu ibareyi bir uzmanın gözünden inceleyelim. "Hafif koroner plak", damar duvarlarınızda atardamarları sertleştiren ve daraltan birikintilerin, yani aterosklerozun ilk aşamalarında olduğunu gösterir. Bu plaklar kolesterol, yağ, kalsiyum ve diğer maddelerden oluşur. Vücudumuzdaki damarların iç yüzeyi pürüzsüzdür, ancak zamanla bu plaklar yüzeyi bozar ve damar sertleşmesine yol açar.

"Sol ana koroner arter" ifadesi ise ayrıca dikkat çekicidir. Kalbi besleyen damarlar arasında en önemlilerinden biri olan sol ana koroner arter, kalbin büyük bir kısmına kan taşıyan iki büyük dala (LAD ve sirkumfleks) ayrılır. Bu kritik bölgede bile olsa, plağın "hafif" olması, damarda henüz ciddi bir daralmaya yol açmadığını gösterir. Bu iyi bir haber çünkü genellikle kan akışını önemli ölçüde kısıtlamayan, erken evre bir bulgudur.

Birçok hastam bu durumu "küçük bir çatlak" veya "paslanma" gibi benzetmelerle tarif eder. Gerçekten de, damarlarınızın iç yüzeyindeki bu küçük kusur, size gelecekte daha büyük sorunlar yaşamamanız için bir fırsat sunuyor. Bu, henüz bir kriz anı değil; aksine, kendinize iyi bakmanız için verilen güçlü bir mesajdır.

Gelecek Risk: Bu Durum Büyük Bir Probleme Dönüşür mü?

İçinize düşen o "kurt", tamamen yersiz değil. Evet, eğer hiçbir önlem alınmazsa ve yaşam tarzı değişiklikleri yapılmazsa, bu hafif plaklar zamanla büyüyebilir, sertleşebilir ve damarı daha fazla daraltabilir. Hatta bazı plaklar, damarı ciddi şekilde tıkamasa bile "stabil olmayan" bir yapıya bürünüp yırtılabilir ve ani pıhtı oluşumuna yol açarak kalp krizine neden olabilir.

Ancak burada kritik bir ayrım var: Bu durumun bir probleme dönüşüp dönüşmeyeceği büyük ölçüde sizin elinizde. Tıpkı bir bahçıvanın toprağına iyi bakması gibi, siz de kendi "damar bahçenize" iyi bakarak bu plakların büyümesini yavaşlatabilir, hatta bazen gerilemesini sağlayabilirsiniz. Benim gözlemlerime göre, anjiyografi sonrası bilinçlenen ve harekete geçen hastalarımda, yıllar sonra yapılan kontrollerde plaklarda ilerleme olmaması, hatta bazı durumlarda boyutlarının küçüldüğü bile görülebilmektedir. Bu mucize değil, bilimin ve kararlılığın bir sonucudur.

Risk faktörleri dediğimiz durumlar (yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet, sigara, obezite, hareketsiz yaşam, kronik stres ve genetik yatkınlık) plağın büyümesini hızlandırır. Bu faktörlerden bir veya birkaçı sizde de varsa, şimdi harekete geçmek için en doğru zamandır.

Tedbirler Nelerdir? Hayatınızı Yeniden Şekillendirme Rehberi

Doktorunuzun "şimdilik ilaç veya müdahale gereksiz" demesi, ilaçların yerini tutacak güçlü yaşam tarzı değişikliklerine odaklanmanız gerektiği anlamına gelir. İşte size hem somut hem de uygulanabilir adımlarla dolu bir yol haritası:

1. Beslenme Alışkanlıklarınızı Kökten Değiştirin: 'Damar Dostu' Bir Mutfak Yaratın

Beslenme, koroner plaklarla mücadelede en güçlü silahlarınızdan biridir. Burada anahtar kelime: Akdeniz Diyeti. Bu, sadece bir diyet değil, bir yaşam biçimidir.

  • Daha Fazla Sebze ve Meyve: Her öğününüzün yarısını renkli sebzeler ve meyveler oluştursun. Antioksidan zengini bu gıdalar, damar duvarlarınızdaki iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olur.
  • Tam Tahıllar ve Baklagiller: Beyaz ekmek, pirinç gibi rafine karbonhidratlar yerine tam buğday, bulgur, yulaf, esmer pirinç gibi tam tahılları ve mercimek, nohut, fasulye gibi baklagilleri tercih edin. Bunlar lif açısından zengindir ve kolesterolü düşürmeye yardımcı olur.
  • Sağlıklı Yağlar: Zeytinyağı (sıkma yöntemiyle elde edilmiş, soğuk sıkım olanlar daha iyi), avokado ve yağlı balıklar (somon, uskumru, sardalya) gibi sağlıklı yağlara yönelin. Özellikle Omega-3 yağ asitleri içeren balıkları haftada en az iki kez tüketmeye özen gösterin.
  • Sınırlı Hayvansal Gıdalar: Kırmızı et tüketimini azaltın. Kırmızı et yerine kümes hayvanlarının derisiz kısımlarını veya balığı tercih edin. İşlenmiş et ürünlerinden (salam, sosis, sucuk) kesinlikle uzak durun.
  • Şeker ve Tuz Tuzağı: Rafine şeker ve işlenmiş gıdalardaki gizli şeker damar sağlığınızın en büyük düşmanlarından. Tatlı ihtiyacınızı meyvelerden karşılayın. Tuz tüketimini ciddi şekilde kısıtlayın. Yemeklerinize lezzet katmak için baharatları ve otları kullanın.
  • Bol Su: Gün içinde yeterli miktarda su içmek, genel vücut sağlığınız ve metabolizmanız için çok önemlidir.

Gerçek Hayattan Bir Örnek: Bir hastam vardı, "hocam ben eti çok severim" derdi. Ona Akdeniz diyetini anlattığımda önce direnç gösterdi. Ancak zamanla sebze yemeklerinin ne kadar lezzetli olabileceğini keşfetti. 6 ay sonra kolesterol değerlerinde ciddi düşüş, tansiyonunda stabilizasyon ve en önemlisi kendini daha zinde hissetme ile geldi. Bu, sadece bir diyet değil, bir yaşam kalitesi değişimiydi.

2. Egzersizi Hayatınızın Bir Parçası Haline Getirin: Hareket, Damarlarınıza Can Verir

Düzenli fiziksel aktivite, damar sağlığınız için bir mucize gibidir. Kan dolaşımınızı hızlandırır, kolesterol ve kan şekeri seviyelerinizi düzenler, tansiyonunuzu düşürür ve stresi yönetmenize yardımcı olur.

  • Başlangıç: Eğer spora yeni başlıyorsanız, tempolu yürüyüşle başlayın. Haftanın çoğu günü en az 30 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapmayı hedefleyin. Bu, kalp atış hızınızı artıracak ama nefes nefese kalmayacağınız bir yoğunluktur.
  • Çeşitlilik: Sadece yürüyüşle kalmayın. Haftada birkaç gün hafif koşu, yüzme, bisiklete binme veya dans gibi aerobik egzersizleri rutininize ekleyebilirsiniz.
  • Kuvvet Antrenmanları: Haftada 2-3 gün hafif ağırlıklarla veya kendi vücut ağırlığınızla yapacağınız kuvvet antrenmanları da kas kütlenizi koruyarak metabolizmanızı hızlandırır.
  • Doktor Onayı: Yeni bir egzersiz programına başlamadan önce mutlaka doktorunuza danışın. Özellikle kalp rahatsızlığı olan kişiler için bu çok önemlidir.

3. Diğer Önemli Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Bütünüyle Bir Sağlık Yaklaşımı

  • Sigara = Zehir: Eğer sigara kullanıyorsanız, hemen ve kesinlikle bırakın. Sigara, damar sertliğinin en büyük tetikleyicisidir ve plakların büyümesini hızlandırır, yırtılma riskini artırır. Bu konuda destek almaktan çekinmeyin.
  • Stres Yönetimi: Kronik stres, vücudunuzda iltihaplanmayı artırır ve kan damarlarınıza zarar verebilir. Meditasyon, yoga, derin nefes egzersizleri, hobiler, doğa yürüyüşleri veya sosyalleşmek gibi yöntemlerle stresi yönetmeyi öğrenin.
  • İdeal Kilonuzu Koruyun: Fazla kilo, yüksek tansiyon, diyabet ve kolesterol sorunlarını tetikleyerek damar sağlığınızı olumsuz etkiler. Sağlıklı bir diyet ve egzersizle ideal kilonuza ulaşmaya ve bunu korumaya çalışın.
  • Düzenli Kontrolleri İhmal Etmeyin: Doktorunuzun size önerdiği periyotlarda (örneğin 6 ayda bir veya yılda bir) lipid profili (kolesteroller), kan şekeri ve tansiyon gibi parametreleri kontrol ettirin. Bu, ilerlemenizi takip etmek ve gerekli durumlarda erken müdahale etmek için hayati önem taşır. Eğer değerlerinizde bir bozulma olursa, doktorunuz ilaç tedavisi başlatmayı düşünebilir. Bu ilaçlar, plağın büyümesini yavaşlatmak ve damarlarınızı korumak için tasarlanmıştır.

Unutmayın: Bu Bir Fırsat!

Anjiyografi raporunuzdaki "hafif plak" ibaresi, size hayatınızın kontrolünü elinize almanız için bir davetiyedir. Bu bir korku senaryosu değil, aksine sağlıklı bir geleceğe giden yolda atmanız gereken ilk adımların bir habercisidir. Birçok hastamın bu uyarıyı dikkate alarak ne kadar sağlıklı ve kaliteli bir yaşama kavuştuğuna defalarca şahit oldum.

Doktorunuzla düzenli iletişimde kalın, sorduğunuz soruları sormaktan çekinmeyin. Kendi sağlığınızın en iyi savunucusu sizsiniz. Bu süreci yalnız yürümek zorunda değilsiniz. Uzman ekibiniz (doktorunuz, diyetisyeniniz, egzersiz uzmanınız) size rehberlik etmek için hazır.

Şimdi derin bir nefes alın, endişenizi bir kenara bırakın ve bu yeni başlangıç için kolları sıvayın. Sağlıklı günler dilerim!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

11,892 soru

21,496 cevap

22 yorum

171 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 31
0 Üye 31 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 14279
Dünkü Ziyaretler: 7758
Toplam Ziyaretler: 5721984

Son Kazanılan Rozetler

meryem_bulut Bir rozet kazandı
İbrahim_korkmaz Bir rozet kazandı
efe_acar Bir rozet kazandı
cem_kaya Bir rozet kazandı
emre_kilic Bir rozet kazandı
...