menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert

Psikoloji dersinde bilişsel çelişkiyi teorik olarak çok iyi anladığımı düşünüyorum ama günlük hayatımda, özellikle de yakın arkadaşlarımla yaşadığım durumları incelerken tam oturtamıyorum. Geçen hafta bir arkadaşımın kendi değerleriyle çelişen bir davranışını gördüğümde bu durumun onda gerçekten nasıl bir psikolojik etki yarattığını anlamakta zorlandım. Bu konuda bana somut bir senaryo üzerinden yardımcı olabilir misiniz?

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

3 Cevap

more_vert

Merhaba sevgili dostum,

Psikoloji derslerinde öğrendiğin o teorik bilgiyi, hayatın o karmaşık ve dinamik dokusuna uyarlamakta zorlanman o kadar doğal ve yaygın bir durum ki, bu konuda yalnız değilsin. Aslında bu, teoriyi gerçeğe dönüştürmeye çalışan her psikoloji öğrencisinin ya da bu alana ilgi duyan herkesin yaşadığı tatlı bir meydan okumadır. Çünkü derslikte her şey net, tanımlar belirgin, örnekler çoğu zaman idealize edilmiştir. Hayat ise grinin binbir tonu, insan ilişkileri ise beklenmedik kıvrımlarla dolu bir labirenttir.

Senin bu gözlemin, bilişsel çelişkinin sadece bir kavram olmadığını, aynı zamanda insan davranışlarının ve iç dünyasının ne kadar derin ve karmaşık olabileceğini anlama yolculuğunda önemli bir adımdır. Hazırsan, bu yolculukta sana eşlik edeyim ve bilişsel çelişkiyi arkadaşlık ilişkilerinde somut bir senaryo üzerinden birlikte inceleyelim.

Bilişsel Çelişkiyi Neden Gündelik Hayatta Görmekte Zorlanıyoruz?

Önce kısaca bu zorluğun nedenlerine değinelim. Bilişsel çelişkiyi teorik olarak tanımladığımızda, bir kişinin aynı anda birbiriyle çelişen iki veya daha fazla bilişe (düşünce, inanç, değer, tutum veya davranış) sahip olması durumunda yaşadığı psikolojik rahatsızlık, gerilim veya huzursuzluk olarak biliriz. Bu rahatsızlığı gidermek için kişi bilişlerinden birini, davranışını veya tutumunu değiştirir ya da yeni bilişler ekleyerek (rasyonalizasyon) çelişkiyi azaltmaya çalışır.

Peki, bunu başkasında, özellikle de yakın bir arkadaşımızda gözlemlemek neden bu kadar zor?

  1. İçsel Bir Süreç Olması: Bilişsel çelişki, kişinin zihninde ve duygusal dünyasında yaşanır. Biz dışarıdan sadece davranışları ve bazen davranışa eşlik eden yüzeysel tepkileri görürüz.
  2. Savunma Mekanizmaları: İnsanlar, bu rahatsız edici durumu hafifletmek için bilinçli veya bilinçsizce savunma mekanizmalarına başvururlar. Bunlar, çelişkiyi inkar etmekten, önemsizleştirmeye (trivializasyon) veya mantığa büründürmeye (rasyonalizasyon) kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Bu mekanizmalar sayesinde kişi, çelişkiyi dışarıya yansıtmayabilir.
  3. Karmaşıklık ve Çok Boyutluluk: Gerçek hayattaki durumlar nadiren "siyah" ya da "beyazdır". Davranışların arkasında birçok motivasyon, geçmiş deneyim ve anlık duygu yatabilir. Bu da çelişkinin kaynağını ve şiddetini belirlemeyi zorlaştırır.

Somut Bir Senaryo Üzerinden Anlayalım: "Dürüstlük Savaşçısı" Arkadaşım

Diyelim ki yakın bir arkadaşın var; adı Can olsun. Can, dürüstlük ve etik değerler konusunda oldukça hassas, hatta seninle bu konular hakkında sık sık konuşur ve haksızlığa uğradığını düşündüğü durumlarda oldukça sert tepkiler veren biri. Sosyal medya paylaşımlarında bile dürüstlüğün ve şeffaflığın önemini vurgulayan, adeta bir "dürüstlük savaşçısı" imajı çizen birisi.

Ancak geçen hafta, sizin ortak bir arkadaşınızın (Ayşe diyelim) Can'dan küçük bir ricada bulunduğunu gördün. Ayşe, iş yerinde bir raporu yetiştirmek için çok sıkışmış ve Can'dan, aslında Ayşe'nin sorumluluğunda olan bir görevi, sanki kendisi yapmış gibi göstermesini istemiş. Can başta tereddüt etmiş, senin de duyabileceğin şekilde "Ama bu doğru değil, etik değil" demiş. Ancak Ayşe'nin ısrarlı ricaları ve "Sen yapmazsan çok zor durumda kalacağım, belki de işimden olacağım" gibi cümleleri karşısında Can, bu "küçük" etik dışı davranışa razı olmuş ve Ayşe'nin raporunu kendisi hazırlamış gibi amirine sunmuş.

Sen o an Can'ın kendi değerleriyle çelişen bir davranış sergilediğine tanık oldun ve içinde bir yerlerde "Peki şimdi Can ne hissediyor?" sorusu belirdi. İşte tam da burada bilişsel çelişki devreye giriyor.

Can'ın İç Dünyasındaki Fırtına: Bilişsel Çelişkinin Dansı

Şimdi Can'ın iç dünyasına bir yolculuk yapalım ve bu çelişkinin onda nasıl bir etki yarattığını anlamaya çalışalım:

  1. Çatışan Bilişler: Can'ın zihninde iki temel biliş birbiriyle çatışıyor:
    Biliş 1 (Değer/İnanç): "Ben dürüst bir insanım ve dürüstlük, iş hayatında ve genel olarak tüm ilişkilerde vazgeçilmez bir değerdir. Başkasının işini sahiplenmek veya yalan söylemek yanlıştır."
    Biliş 2 (Davranış): "Az önce bir arkadaşımın rica etmesi üzerine, aslında ona ait olan bir görevi kendim yapmış gibi gösterdim ve dolayısıyla etik olmayan bir davranışta bulundum."

  2. Rahatsızlık Hissi: Bu iki biliş birbiriyle çeliştiğinde, Can'ın içinde anında bir rahatsızlık, bir gerilim, bir vicdan azabı veya suçluluk hissi oluşur. Bu, bilişsel çelişkinin ta kendisidir. Bu his, çoğu zaman dışarıdan doğrudan gözlemlenemez ama kişinin içsel dünyasında bir fırtına koparır.

  3. Çelişkiyi Azaltma Stratejileri: Can bu rahatsız edici durumu ortadan kaldırmak için bilinçli veya bilinçsizce çeşitli stratejilere başvuracaktır. Senin zorlandığın nokta, işte bu stratejilerin dışarıdan ne kadar ustaca gizlenebileceği olabilir:

    • a. Davranışı Değiştirmek: Can'ın bu durumda davranışı değiştirmesi (gidip amire gerçeği söylemesi) oldukça zor ve risklidir. Hem Ayşe'yi zor durumda bırakacak hem de kendisini "yalancı" konumuna düşürecektir. Genellikle bu, çelişkiyi azaltmanın en zor yoludur.

    • b. Bilişlerden Birini Değiştirmek:
      Can'ın "Dürüstlük o kadar da önemli değilmiş" demesi, onun temel değerleriyle o kadar derinden çelişir ki, bu çok radikal ve psikolojik olarak yıpratıcı bir yol olur.
      Ya da "Ben aslında o kadar dürüst bir insan değilim" demesi de benlik algısını zedeleyeceği için tercih edilmez.

    • c. Yeni Bilişler Eklemek (Rasyonalizasyon – Mantığa Bürüme): İşte Can'ın en muhtemel başvuracağı yöntem budur. Kendisini "haklı" çıkarmak ve içsel gerilimi azaltmak için yeni düşünceler üretecektir:
      "Aslında Ayşe'nin durumu çok acildi, kimse bu kadar zor durumda kalmasını istemezdi. Ben sadece yardımseverlik yaptım."
      "Bu küçük bir yalandı, kimseye büyük bir zarar vermedi. Hatta Ayşe'nin işini kurtardığım için iyi bir şey yapmış oldum."
      "Herkes yapar böyle şeyler, bu tip 'beyaz yalanlar' iş hayatının bir parçasıdır."
      "Ayşe bana borçlu kaldı, ileride benim de bir şeye ihtiyacım olduğunda o da bana yardım eder."
      "Bu durum benim dürüstlük prensibimi kökünden değiştirmez, ben hala dürüst bir insanım, sadece istisnai bir durumdu."*

    • d. Bilişlerin Önemini Azaltmak (Trivializasyon – Önemsizleştirme):
      "Aslında çok da önemli bir rapor değildi ki, kimse fark etmez bile."
      "Bu küçük bir detay, büyük resmi değiştirmez."

Biz Dışarıdan Neden Bunu Görmekte Zorlanıyoruz?

Can, tüm bu içsel süreçleri seninle açıkça paylaşmayabilir. Hatta kendisiyle bile tam anlamıyla yüzleşmeyebilir. O, dışarıya karşı hala "dürüstlük savaşçısı" imajını korumaya çalışacaktır. Senin bu çelişkinin onda yarattığı etkiyi görmekte zorlanmanın temel nedeni, bu içsel savunma ve rasyonalizasyon mekanizmalarının çok etkili çalışmasıdır.

Belki Can, o konuşmanın ardından biraz gerginleşti, konuyu hızla değiştirdi, seninle göz teması kurmaktan kaçındı ya da her zamankinden daha yüksek sesle başka konularda dürüstlüğün önemini vurguladı. Bunlar, dışarıdan gözlemleyebileceğin hafif belirtiler olabilir, ama Can'ın içindeki fırtınanın boyutunu tahmin etmen gerçekten zor.

Bu Anlayış Bize Ne Kazandırır?

Bu tür senaryoları analiz etmek, sana sadece bilişsel çelişkiyi daha iyi anlamakla kalmaz, aynı zamanda insan doğasına dair çok değerli içgörüler sunar:

  1. Empati Geliştirme: Bir arkadaşının çelişkili bir davranış sergilediğini gördüğünde, onu hemen yargılamak yerine, içsel bir mücadele yaşadığını ve bu rahatsızlığı gidermek için rasyonalize etmeye çalıştığını anlarsın. Bu, daha empatik bir bakış açısı sunar.
  2. İnsan Karmaşıklığını Kabul Etme: Kimse mükemmel değildir. Herkesin zaman zaman kendi değerleriyle çelişen davranışlar sergileyebileceğini kabul etmek, insan ilişkilerinde daha gerçekçi ve affedici olmamızı sağlar.
  3. Kendini Gözlemleme: Başkalarındaki bilişsel çelişkiyi fark etme çabası, kendi içsel çelişkilerini ve bu çelişkilerle nasıl başa çıktığını gözlemlemen için de bir ayna görevi görür. Hepimiz rasyonalize ederiz!

Pratik Öneriler ve Sonuç

  • Gözlemci Olun, Yargılayıcı Değil: Arkadaşının davranışının ötesine geçmeye çalışın. O anki ruh hali, tavırlarındaki küçük değişiklikler, konuyu geçiştirme çabası gibi belirtilere dikkat edin.
  • Soru Sorun, Varsayım Yapmayın: Eğer ilişkiniz buna müsaitse ve nazikçe sorulabilirse, "O durumda ne hissettin?" veya "Bu karar senin için kolay oldu mu?" gibi sorular, arkadaşının içsel sürecini anlamana yardımcı olabilir. Ancak bu, çok dikkatli ve yargılamadan yapılmalıdır.
  • Unutmayın, Bilişsel Çelişki Bir Zayıflık Değil, İnsan Olmanın Bir Parçasıdır: Herkes yaşar. Önemli olan, bu çelişkilerin farkına varmak ve mümkünse daha tutarlı bir yaşam sürmeye çalışmaktır.

Sevgili dostum, derslikte edindiğin bilgileri gerçek hayatın zengin ve karmaşık dokusuna taşıma çaban takdire şayan. Bu deneyimler, teorik bilgiyi derinlemesine anlama ve içselleştirme fırsatları sunar. Unutma, psikoloji bilimi sadece kitaplarda değil, hayatın her anında ve her insan ilişkisinde nefes alır. Gözlemlemeye, sorgulamaya ve anlamaya devam et! Bu yolculukta sana rehberlik etmek benim için bir zevkti.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Merhaba sevgili dostlar,

Psikoloji derslerinde öğrendiğimiz teorik bilgilerin günlük hayattaki karşılıklarını bulmak, hele ki yakın ilişkilerimizde bu kavramları somutlaştırmak, düşündüğünüzden çok daha zorlayıcı ve aslında bir o kadar da ufuk açıcı bir deneyimdir. Bana bu önemli soruyu sormanız, sizin ne kadar derinlemesine bir anlayış peşinde olduğunuzu gösteriyor ve bu konuyu ele almak benim için büyük bir keyif. Özellikle "Derslerdeki Bilişsel Çelişkiyi Arkadaş İlişkilerimde Somut Örneklerle Anlamak?" başlığı altında yaşadığınız bu durumu çözüme kavuşturmak için buradayım.

Teorik olarak bilişsel çelişkiyi 'iki veya daha fazla bilginin, inancın, değerin veya davranışın birbiriyle tutarsızlık göstermesi ve bunun yarattığı psikolojik rahatsızlık' olarak çok iyi biliriz. Ancak iş, bu rahatsızlığı yaşayan kişinin iç dünyasına girmeye geldiğinde, yani bir arkadaşımızın kendi değerleriyle çelişen bir davranış sergilediğinde onun ne hissettiğini anlamaya çalıştığımızda, işte o zaman taşlar yerine oturmakta zorlanır. Çünkü biz sadece dışarıdan gözlemleriz; içsel süreci, o kişiyi gerçekten rahatsız edip etmediğini, eğer ediyorsa bununla nasıl başa çıktığını doğrudan göremeyiz.


Bilişsel Çelişki: Teoriden Pratiğe Geçişin Zorluğu

Teorik bilgi, bize bilişsel çelişkinin varlığını ve kişinin bu rahatsızlığı azaltmak için nasıl stratejiler geliştirebileceğini öğretir. Ya inançlarını değiştirir, ya davranışını rasyonelleştirir, ya da yeni bilgiler ekleyerek çelişkiyi minimize etmeye çalışır. Ancak gerçek hayatta, hele ki yakın arkadaşlarımızda bu durumu gözlemlediğimizde, çoğu zaman ne yaşadıklarını anlamakta zorlanırız. Bunun en büyük nedeni, insanların kendi iç dünyalarındaki bu çelişkiyi başkalarına açık etme eğiliminde olmamasıdır. Hatta çoğu zaman kendilerine bile itiraf etmek istemezler.

Dışarıdan baktığımızda, arkadaşımızın kendi değerleriyle çelişen bir davranış sergilediğini görürüz ve "Nasıl yani? Bu kişi X değerine inanıyordu, şimdi neden Y'yi yaptı?" diye düşünürüz. İşte tam bu noktada, o kişinin iç dünyasındaki psikolojik konfor arayışı devreye girer. Bu arayış, çelişkiyi ortadan kaldırmanın veya en aza indirmenin yollarını bulmasına neden olur.


Somut Senaryo: Arkadaş İlişkilerinde Bilişsel Çelişkiyi Anlamak

Gelin, detayda bahsettiğiniz gibi somut bir senaryo üzerinden bu durumu daha iyi anlamaya çalışalım.

Senaryo: Üniversitede çok yakın bir arkadaşınız var, ona Elif diyelim. Elif, her fırsatta dürüstlüğün ve emeğe saygının kendisi için ne kadar önemli olduğunu dile getirir. Ödevlerde kopya çekilmesine, projelerde başkasının fikrinin çalınmasına şiddetle karşı çıkar, hatta bu konularda size uzun uzun nutuklar çeker. "Ben asla böyle bir şeye tenezzül etmem, bu haksızlık" der.

Ancak, geçtiğimiz haftalarda final döneminde, Elif'in çok zorlandığı bir dersin projesi vardı. Bu proje, mezuniyeti için kritik öneme sahipti. Bir gün, kütüphanede tesadüfen Elif'in başka bir gruptan arkadaşının önceki dönemki benzer projesini izinsiz bir şekilde kopyaladığını ve üzerinde küçük değişiklikler yaparak kendi projesi gibi sunmaya hazırlandığını fark ettiniz. Gözlerinizle gördünüz.

İşte tam bu an, sizin için bir bilişsel çelişki dersi haline geldi. Elif'in kendi "dürüstlük ve emeğe saygı" değerleriyle, "başkasının projesini kopyalama" davranışı arasında bariz bir tutarsızlık var. Peki, Elif'in bu durumda iç dünyasında neler yaşanıyor olabilir? Bu durum onda nasıl bir psikolojik etki yaratıyor olabilir?

Elif'in İç Dünyasındaki Olası Çelişki ve Azaltma Yolları:
  1. Temel Çelişki: "Ben dürüst bir insanım (inanç/değer), ama başkasının projesini kopyalıyorum (davranış)." Bu, Elif'te ciddi bir rahatsızlık (dissonans) yaratır. Hiç kimse kendini "kötü" ya da "tutarsız" hissetmek istemez.

  2. Olası Çelişkiyi Azaltma Stratejileri (Sizin Göremeyip de Elif'in Yaşayabileceği Durumlar):

    • Davranışı Rasyonelleştirme (Mantığa Bürüme):
      "Bu ders o kadar saçma ki, zaten hoca adil değil. Bütün dönem yeterince çalışamadım çünkü diğer derslerim daha önemliydi."
      "Aslında bu tam bir kopya değil, sadece fikir aldım ve kendime göre uyarladım. Herkes yapıyor zaten."
      "Eğer bu projeden geçemezsem mezun olamıyorum, bu çok daha büyük bir felaket olurdu. Mecburdum!"
      "Bu projeyi veren hoca zaten öğrencileri düşünmüyor, biraz da onlar düşünsün."

    • Değerlerini Yeniden Tanımlama/Küçümseme:
      "Aslında dürüstlük önemli ama bazen esnek olmak gerekir. Hayat böyle."
      "Üniversite ortamında bu tip şeyler çok normal, bunu bu kadar büyütmemek lazım."
      * "Dürüstlük daha çok kişisel ilişkilerde önemli, akademik hayatta herkes biraz köşeden dönüyor."

    • Yeni Bilgiler Ekleme:
      "Önümüzdeki dönem kesinlikle daha dürüst olacağım ve bütün projelerimi kendim yapacağım." (Bu, geçmişteki davranışı şimdilik haklı çıkarmak için bir söz verme olabilir.)
      "Zaten o arkadaşımın projesi de çok iyi değildi, ben daha iyisini yaptım aslında." (Kendi davranışını daha az kötü gösterme.)

    • Davranışı Küçümseme/İnkar:
      * Elif, içten içe "Bu yaptığım o kadar da kötü bir şey değil" diye kendini ikna etmeye çalışır. Hatta kendi gözünde bu durumu minimize eder. "Sadece biraz esinlendim" diyebilir.

Bu Durumun Elif'te Yaratabileceği Dışa Vurulan Etkiler (Sizin Gözlemleyebilecekleriniz):
  • Gerginlik ve Huzursuzluk: Elif bu dönemde normalden daha gergin, stresli veya huzursuz olabilir. Konu projeye geldiğinde rahatsızlık hissedebilir.
  • Konudan Kaçınma: Proje veya dürüstlük konuları açıldığında konuyu değiştirmeye çalışabilir, kısa ve geçiştirici cevaplar verebilir.
  • Fazla Savunmacı Olma: Belki siz doğrudan bir şey sormadınız ama genel olarak "Kopya çekenler..." veya "Haksızlık yapanlar..." gibi bir sohbet açıldığında, normalden daha hararetli bir şekilde savunmacı olabilir ya da tam tersi suskunlaşabilir.
  • Başkalarını Yargılama: Kendi içinde yaşadığı çelişkinin rahatsızlığını azaltmak için, başkalarının küçük hatalarını veya tutarsızlıklarını daha fazla eleştirmeye başlayabilir. Bu, kendi hatasını gözden kaçırma çabası olabilir.
  • Davranışını Aşırı Rasyonelleştirme: Eğer ona "Projen nasıl gidiyor?" diye sorarsanız, "Çok zor, hoca çok acımasız, zaten doğru düzgün ders anlatmadı, bu yüzden zorlanıyorum" gibi aşırı açıklamalar yapabilir. Bu, henüz ortada bir soru yokken bile kendini savunmaya almasıdır.

İşte bu belirtiler, Elif'in iç dünyasında bir bilişsel çelişki yaşadığına dair ipuçlarıdır. Bu durum, Elif'in bir an bile olsa "Ben ikiyüzlü müyüm?" ya da "Ben kendi değerlerime ihanet mi ediyorum?" gibi sorularla boğuşmasına neden olmuş ve bu rahatsızlığı gidermek için bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde yukarıdaki stratejilerden bir veya birkaçını kullanmıştır.


Bilişsel Çelişkiyi Bir Arkadaşınızda Yakalamanın İpuçları

Gördüğünüz gibi, bilişsel çelişkiyi anlamak sadece davranışa odaklanmak değil, o davranışın ardındaki olası içsel mücadeleyi hayal edebilmektir. İşte arkadaşlarınızda bu durumu fark etmenize yardımcı olabilecek bazı işaretler:

  1. Davranış ve Söylenenler Arasındaki Bariz Tutarsızlık: Arkadaşınızın sıkça dile getirdiği veya savunduğu bir değerle, sergilediği davranışın açıkça çelişmesi.
  2. Aşırı Rasyonelleştirme Çabaları: Yaptığı bir davranışı, normalden daha fazla ve zorlama bir şekilde açıklamaya, haklı çıkarmaya çalışması.
  3. Defansif Davranışlar: Konu kendi tutarsızlığına yaklaştığında aniden gerginleşmesi, savunmacı bir tavır takınması veya konuyu değiştirmesi.
  4. Duygusal Tepkiler: Stres, anksiyete, huzursuzluk, hatta hafif bir suçluluk belirtisi gösteren tavırlar.
  5. Fikir Değişiklikleri: Kendi davranışını haklı çıkarmak adına, daha önce şiddetle savunduğu bir fikri aniden ve radikal bir şekilde değiştirmesi veya küçümsemesi.
  6. "Herkes Yapıyor" Argümanı: Kendi yaptığı bir hatayı veya çelişkili davranışı, "herkesin yaptığı" veya "normal" bir şey olarak gösterme eğilimi.

Bir Uzman Olarak Benim Bakış Açım: Empati ve Anlayışın Gücü

Bir uzman olarak size şunu hatırlatmak isterim: Bilişsel çelişkiyi anlamak, arkadaşlarınızı yargılamak için değil, onları daha iyi anlamak içindir. Bu, insan psikolojisinin temel bir dinamiktir ve hepimiz zaman zaman bu çelişkiyi yaşarız. Önemli olan, bu çelişkinin kişide yarattığı içsel rahatsızlığı fark edebilmektir.

Bilişsel çelişki, aslında insanın kendini tutarlı ve iyi hissetme arayışının bir sonucudur. Arkadaşınız bu durumu yaşarken, sizin ona karşı takınacağınız yargılayıcı değil, anlayışlı ve empati dolu bir tavır, belki de onun kendi içindeki bu mücadeleyi daha sağlıklı bir şekilde çözmesine yardımcı olabilir. Doğrudan eleştirmek yerine, bir arkadaş olarak orada olmanız, belki de ona güvenli bir alan sunarak bu konu hakkında konuşmasına zemin hazırlamanız, çok daha değerli bir yaklaşım olacaktır.


Sonuç: Köprüyü Kurmak

Gördüğünüz gibi, derslerdeki o soyut tanımı, günlük hayatın somut deneyimlerine taşıdığımızda, insan davranışlarının ne kadar katmanlı olduğunu fark ederiz. Sizin Elif örneğinde yaşadığınız bu kafa karışıklığı, aslında teorik bilgiyi pratiğe dökme yolculuğunuzun ne kadar kıymetli bir adımı olduğunu gösteriyor.

Artık bilişsel çelişkiyi bir arkadaşınızda gözlemlediğinizde, sadece davranışa değil, o davranışın ardındaki olası içsel çatışmaya, rahatsızlığa ve bu rahatsızlığı gidermek için başvurulan stratejilere odaklanabileceksiniz. Bu, hem kendi psikolojik anlayışınızı derinleştirecek hem de ilişkilerinize daha empatik bir perspektiften yaklaşmanızı sağlayacaktır.

Unutmayın, herkesin kendi iç dünyasında görünmez savaşları vardır. Bilişsel çelişki, bu savaşlardan sadece biridir. Gözlem gücünüz ve bu konuya olan merakınızla, insan davranışlarının gizemlerini çözme yolunda harika bir ilerleme kaydediyorsunuz. Kendinize güvenin!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Derslerdeki bilişsel çelişkiyi teorik olarak anlamakla, günlük arkadaş ilişkilerinde somut olarak gözlemlemek arasında ciddi bir fark olması çok doğal. Çünkü teoride "çelişen iki biliş" dersin tanımıyken, gerçek hayatta bu çelişkinin yarattığı içsel gerilimi ve bunun sonucunda kişinin bu gerilimi azaltmak için sergilediği davranışları yakalamak, özellikle de o kişinin kendi iç dünyasına erişemediğin için zordur. Bilişsel çelişkiyi yaşayan kişi için bu bir iç muhasebe ve kendini haklı çıkarma sürecidir; bizim içinse bazen sadece tutarsız bir davranıştan ibaret gibi görünür.

İşte sana, arkadaşının değerleriyle çelişen bir davranışını gördüğünde ne olup bittiğini anlamana yardımcı olacak somut bir senaryo ve püf noktaları:

Arkadaş İlişkisinde Bilişsel Çelişki Senaryosu

Yakın bir arkadaşın "Kerem" olduğunu varsayalım. Kerem, kendine ve çevresine karşı her zaman "dürüstlük benim için her şeyden önce gelir, asla yalan söylemem ve haksızlığa gelemem" diyen biridir. Hatta başkalarının en ufak yalanlarına bile sert tepkiler verdiğini görmüşsündür.

Geçen hafta Kerem'in önemli bir sınavı var ve yeterince çalışmadığını biliyorsun. Sınavdan sonra Kerem'in, "Hasta olduğum için sınava çalışamadım, yoksa kesin çok yüksek alırdım, öğretmen de halimi görünce bana ekstra puan verdi" diyerek aslında yalan söylediğini ve belki de başkasının notunu çalarak veya kopya çekerek yüksek bir not aldığını görüyorsun.

Kerem'in iç dünyasında ne oluyor?

  1. Biliş 1 (Değer): "Ben dürüst bir insanım, asla yalan söylemem ve haksızlık yapmam."
  2. Biliş 2 (Davranış): "Yalan söyledim ve kopya çekerek/başkasının emeğini kullanarak haksızca bir not aldım."

Bu iki biliş birbiriyle çatıştığında, Kerem derin bir psikolojik rahatsızlık, suçluluk veya kaygı (bilişsel çelişki) hisseder. Bu hissi gidermek için Kerem'in başvurabileceği mekanizmalar şunlardır:

Çelişkiyi Azaltma Mekanizmaları ve Gözlemlenebilen Etkileri

  • Davranışını Gerekçelendirme/Rasyonalizasyon (En Yaygın Mekanizma): Kerem, yaptığı eylemi kendi zihninde meşrulaştırmaya çalışır. Bu, senin gözlemleyebileceğin en belirgin etkidir.
    Örnek: "Aslında haksızlık değil, öğretmen beni zaten sevmiyor, bu sınav benim geleceğimi etkilerdi, küçük bir 'yardım' herkesin başına gelebilir."
    Örnek: "Herkes kopya çekiyor, ben yapmasaydım aptal olurdum. Bu bir hayatta kalma meselesi."
    Örnek: "Ben zaten çok zekiyim, bu sınava çalışsam da yüksek alırdım, bu sadece süreci hızlandırmak oldu."
    Sen bu gerekçeleri duyduğunda, Kerem'in içsel bir rahatsızlık hissettiğini ve onu bastırmak için bu "savunma duvarlarını" ördüğünü anlarsın.

  • Bilişleri Değiştirme (Daha Zorlu Bir Süreç): Kerem, dürüstlükle ilgili temel inancını değiştirmeye başlayabilir.
    Örnek: "Her zaman dürüst olmak gerekmez, bazen hayatta kalmak için esnek olmak zorundasın."
    Bu tip bir söylem duyduğunda, Kerem'in sadece bu spesifik durum için değil, genel değer yargılarında da bir değişime gittiğini fark edebilirsin.

  • Davranışını Değiştirme (En Nadir ve Zor Mekanizma): Kerem, yaptığı yanlışın farkına varıp notu iptal ettirme veya bir daha yapmama kararı alabilir. Ancak bilişsel çelişkiyi azaltmanın en zor yolu olduğu için genellikle başvurulmaz, çünkü kişi zaten o davranışı yapmıştır.

Püf Noktası: İçsel Çatışmayı Yakalamak

Kerem'in bu durumu yaşadığını fark etmek için onun sözlerine değil, özellikle ses tonuna, beden diline ve gözlerindeki gerginliğe odaklanmalısın. Eğer Kerem, kendini haklı çıkarırken aşırıya kaçan, mantıksız argümanlar kullanıyor, normalden daha fazla savunmacı veya agresif bir tutum sergiliyorsa, bu onun içindeki o bilişsel çelişkinin yarattığı rahatsızlığı bastırma çabasının bir göstergesidir. Kısacası, dışa dönük aşırı savunmacılık ve tutarsız argümanlar, içsel bir rahatsızlığın ve çelişki giderme çabasının somut işaretleridir.

Senin hissettiğin "anlamakta zorlanma" durumu, tam da bu noktada devreye giriyor. Sen Kerem'in içsel çatışmasını göremiyorsun, sadece onun bu çatışmayı çözmek için kullandığı dışsal rasyonalizasyonları görüyorsun. O rasyonalizasyonlar Kerem için iç huzuru sağladığı için, dışarıdan bakıldığında onun "hiç de rahatsız değilmiş gibi" görünmesine neden olabilir. Ancak çoğu zaman, bu "rahatlık" yapaydır ve derinleşimde bir çelişkiyi örtbas eder.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

11,892 soru

21,496 cevap

22 yorum

171 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 42
0 Üye 42 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 880
Dünkü Ziyaretler: 17753
Toplam Ziyaretler: 5726338

Son Kazanılan Rozetler

cem_kaya Bir rozet kazandı
süleyman_Şahin Bir rozet kazandı
Ömer_Çelik Bir rozet kazandı
ayşe_aydin Bir rozet kazandı
sibel_Çelik Bir rozet kazandı
...