menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert

Titrasyon eğrilerini çizmek ve formülleri uygulamakta zorlanmıyorum aslında. Ama özellikle zayıf baz titrasyonlarında dönüm noktasındaki pH'ı doğru tahmin edip, ona göre uygun indikatörü seçmek hep kafamı karıştırıyor. Sanki bir yerde mantık hatası yapıyorum veya temel bir şeyi kaçırıyorum, yardım!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

2 Cevap

more_vert

Merhaba kıymetli meslektaşım,

Öncelikle, titrasyon eğrileri ve formüller konusunda eksiğiniz olmadığını biliyorum, ancak dönüm noktası pH'ı ve indikatör seçimi noktasında yaşadığınız kafa karışıklığı çok doğal ve birçok kimyacının karşılaştığı bir durum. Özellikle zayıf baz titrasyonları, kuvvetli asit-kuvvetli baz titrasyonlarına göre bir "mantık katmanı" daha içerir ve bu katmanı atladığımızda işler karışır.

Endişelenmeyin! Bugün bu konuyu ezberlemeden, tamamen mantık çerçevesinde ele alacağız ve bir daha bu konuda takılmamanız için size sağlam bir temel sunacağım.


Başlangıç: Kafanızdaki Karışıklığı Anlıyorum!

Laboratuvarda bir titrasyon yaparken, özellikle zayıf bazla çalıştığımızda, "Acaba hangi indikatörü seçmeliyim?" sorusu kafamızı kurcalar. Genellikle kuvvetli asit-kuvvetli baz titrasyonlarında fenolftalein ya da metil oranj gibi bilindik indikatörleri kullanmaya alışmışızdır ve dönüm noktasının nötre yakın (pH 7 civarı) olduğunu biliriz. Ancak zayıf baz titrasyonlarında bu durum farklıdır ve sizin de fark etmişsinizdir ki, dönüm noktası asla 7 olmaz. Peki neden? İşte o "kaçan temel şey" bu sorunun cevabında gizli.

Haydi gelin, adım adım bu gizemi çözelim.

Temel Prensibi Hatırlayalım: Kuvvetli Asit-Zayıf Baz Titrasyonu Ne Demek?

Bir titrasyonu, adeta bir dansa benzetebiliriz. Dansın başrolünde, genellikle bir büretin içinde bulunan kuvvetli asit (titrant) ve erlenmayerde bulunan zayıf baz (analit) vardır.

  1. Başlangıç (Erlenmayerde): Erlenmayerimizde sadece zayıf bazımız ve su var. Zayıf baz olduğu için pH oldukça yüksektir (bazik bir ortam).
  2. Titrasyon Esnasında: Büretten damla damla kuvvetli asit ekledikçe, asit zayıf bazla reaksiyona girer.
    • Örnek olarak amonyak (NH₃) gibi bir zayıf bazımızı alalım ve hidroklorik asit (HCl) gibi bir kuvvetli asitle titre edelim:
      NH₃(aq) + H⁺(aq) → NH₄⁺(aq)
    • Burada kilit nokta: Zayıf baz (NH₃) tükendikçe, onun konjuge asidi (NH₄⁺) oluşur. Bu, titrasyon ilerledikçe çözeltide NH₃ ve NH₄⁺'nın bir arada bulunduğu bir tampon bölge oluşturur. Bu yüzden pH yavaş yavaş düşer.

Dönüm Noktası (Eşdeğerlik Noktası): İşte Sihirli An!

Titrasyonun en kritik anı, dönüm noktasıdır. Bu noktada, eklediğimiz kuvvetli asidin mol sayısı, başlangıçtaki zayıf bazımızın mol sayısına tam olarak eşittir. Yani, erlenmayerdeki tüm zayıf baz (NH₃) tükenmiş olur.

Peki ortamda ne kaldı? İşte kafa karışıklığının başladığı yer burası.

Dönüm Noktasında Ortamda Ne Vardır?

Bu noktada erlenmayerde sadece iki temel şey vardır:

  1. Oluşan konjuge asit (NH₄⁺).
  2. Su (H₂O).
  3. (Ve elbette, reaksiyona katılmayan seyirci iyonlar, örneğin Cl⁻, ama bunlar pH'ı etkilemez.)

İşte "O" Mantık Atlaması: Konjuge Asidin Hidrolizi!

Dönüm noktasında elimizde sadece konjuge asit (NH₄⁺) ve su olduğuna göre, bu konjuge asit ne yapacak? Adı üstünde, o bir asit! Ve ne yazık ki, o bir "seyirci iyon" gibi öylece durmaz. Suyla etkileşime girer ve kimyasını konuşturur:

NH₄⁺(aq) + H₂O(l) ⇌ NH₃(aq) + H₃O⁺(aq)

Bu reaksiyona hidroliz deriz. Ne oldu burada? Konjuge asit (NH₄⁺), sudan bir proton alarak (veya suya bir proton vererek, bakış açısına göre değişir) ortama proton (H₃O⁺) saldı.

Sonuç: Ortamda proton oluştuğu için, dönüm noktasındaki çözeltinin pH'ı asidik olacaktır! Hiçbir zaman 7'de (nötrde) olmaz. İşte çoğu kişinin "mantık hatası yaptım" dediği nokta budur. Asla ezberlemeyin; oluşan konjuge asidin bir asit olduğunu ve suyla reaksiyona girerek pH'ı düşüreceğini hatırlayın.

Sanki zayıf bazımız, kuvvetli asitle el sıkıştıktan sonra yeni bir kimliğe (konjuge asit) bürünüyor ve bu yeni kimliğiyle suyla bir kez daha etkileşime girip, ortama asitlik bırakıyor gibi düşünebilirsiniz. Bu, adeta bir "ikinci perde" reaksiyonudur.

pH Değerini Hesaplamak (Kısaca)

Dönüm noktasındaki pH'ı hesaplamak için, oluşan konjuge asidin (NH₄⁺) konsantrasyonunu ve onun asitlik sabiti olan Ka değerini (NH₃'ün bazlık sabiti Kb'den türetilir: K_a = K_w / K_b) kullanırız.

Önce oluşan tuzun molaritesi bulunur (total hacme dikkat!). Sonra Ka değeri ile bir denge problemi çözerek [H₃O⁺] ve dolayısıyla pH bulunur. Formüllere hâkim olduğunuzu belirttiğiniz için bu kısma çok detaylı girmiyorum, ancak mantık, oluşan konjuge asidin hidrolizi üzerine kuruludur.

İndikatör Seçimi: Dönüm Noktasının "Gözü"

Artık dönüm noktasındaki pH'ın neden asidik olduğunu bildiğimize göre, doğru indikatörü seçmek çok daha kolay!

Bir indikatör, kendisi de zayıf bir asit veya baz olan organik bir bileşiktir. En önemli özelliği, proton alıp vermesiyle renk değiştirmesidir. Her indikatörün renk değiştirdiği belirli bir pH aralığı (geçiş aralığı) vardır.

Altın Kural: Eşleştirme!

Seçtiğimiz indikatörün renk değişim aralığı, titrasyonumuzun dönüm noktası pH'ını kapsamak zorundadır.

Kuvvetli asit-zayıf baz titrasyonlarında, dönüm noktası pH'ı genellikle 4 ile 6 pH aralığında (çoğunlukla 5 civarı) bir yerlerde asidik bölgede gerçekleşir. Bu durumda, bu pH aralığında renk değiştiren bir indikatöre ihtiyacımız var.

Uygun İndikatör Örnekleri:

  • Metil Oranj: pH 3.1 – 4.4 aralığında kırmızıdan turuncuya döner.
  • Bromokresol Yeşil: pH 3.8 – 5.4 aralığında sarıdan maviye döner.
  • Metil Kırmızısı: pH 4.4 – 6.2 aralığında kırmızıdan sarıya döner.

Bu indikatörler, dönüm noktamızın asidik bölgesine denk geldiği için uygun seçeneklerdir. Deneyinize ve titrasyonun kesin pH değerine göre en uygun olanı seçmelisiniz.

Neden Fenolftalein Asla Olmaz?

Çok sık yapılan bir hatadır! Fenolftalein, pH 8.2 – 10.0 aralığında renksizden pembeye döner. Bu aralık, kuvvetli asit-zayıf baz titrasyonlarımızın dönüm noktası olan asidik bölgeden çok uzaktadır (alkali bölgededir). Eğer fenolftalein kullanırsak, gerçek dönüm noktasından çok sonra renk değişimi görürüz ve sonuçlarımız tamamen hatalı olur. Bu yüzden, kuvvetli asit-zayıf baz titrasyonlarında fenolftalein kesinlikle kullanılmaz! Mantık basit: pH asidik, indikatörün geçiş aralığı bazik; asla uyuşmazlar.

Titrasyon Eğrisiyle Mantığı Görselleştirelim

Bir titrasyon eğrisi çizdiğinizde, zayıf bazdan başladığımız için yüksek bir pH'tan başlarız. Asit ekledikçe pH yavaşça düşer (tampon bölge). Dönüm noktasına yaklaştıkça pH'ta keskin bir düşüş yaşanır ve bu düşüşün sonunda pH değeri 7'nin altında, asidik bir değere sabitlenir.

İndikatörün renk değişim aralığı, bu keskin düşüş bölgesinin tam ortasına veya bu bölgeyi içine alacak şekilde denk gelmelidir ki, en küçük damla asitle renk değişimi yaşansın ve titrasyonu doğru sonlandırabilelim. Bu görsel hafızayı daima canlı tutun.

Pratik İpuçları ve Sık Yapılan Hatalar

  1. Gözünüzde Canlandırın: Bir şişenin içine zayıf bazınızı koyun, üzerine kuvvetli asidi damlatırken oluşan konjuge asidi ve onun suyla nasıl etkileşime girdiğini düşünün. "Bu konjuge asit asit mi, baz mı?" diye kendinize sorun.
  2. Daima Sorgulayın: Her titrasyon tipinde dönüm noktasında ortamda hangi tür maddelerin kaldığını ve bunların suya karşı nasıl davrandığını düşünün. Bu, ezberden kurtaracak yegane anahtardır.
  3. İndikatörün 'Görevi': İndikatör, pH'ın keskin bir şekilde değiştiği o kritik dönüm noktasında bir sinyal verebilmeli. Dolayısıyla, renk değişim aralığı o keskin düşüşü kapsamalı.
  4. Fenolftalein Tuzağına Düşmeyin: Kuvvetli asit-zayıf baz titrasyonlarında fenolftalein kullanmak, sonuçlarınızı yanlış yönlere saptırır. Bu hatayı tekrarlamamak için mantığı hep aklınızda tutun: dönüm noktası asidiktir, fenolftalein bazik bölgede değişir.
  5. Hesaplamaları Kontrol Edin: Formüllere hâkim olsanız bile, hızlı bir zihinsel kontrolle dönüm noktası pH'ını tahmin edin. Örneğin, Ka ve Kb değerlerine bakarak pH'ın 5 civarında mı, 9 civarında mı olacağını kestirebilirsiniz.

Son Söz: Güvenle İlerleyin!

Artık ezberlemek yerine, her titrasyon tipinde dönüm noktasında ortamda hangi tür maddelerin kaldığını ve bunların suya karşı nasıl davrandığını düşünerek doğru kararı verebilirsiniz. Özellikle zayıf baz titrasyonlarında konjuge asidin hidrolizi ve bunun pH üzerindeki asidik etkisi, zihninizde bir ışık yakacak ve kafa karışıklığını giderecektir.

Unutmayın, kimya sadece formüllerden ibaret değildir; aynı zamanda bir mantık silsilesidir. Bu mantığı bir kez kavradıktan sonra, hata yapma olasılığınız minimuma inecek ve titrasyonlarda daha emin adımlar atacaksınız.

Başarılar dilerim!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Harika bir soru ve gerçekten de birçok öğrencinin, hatta deneyimli kimyacının bile zaman zaman takıldığı bir nokta bu! Formülleri uygulamak veya eğri çizmek mekanik bir iş olabilir ama arkasındaki mantığı kavramak, işte o zaman işler yerine oturur. Merak etmeyin, bu kafa karışıklığını giderecek ve kuvvetli asit-zayıf baz titrasyonlarında dönüm noktası pH'ını ve indikatör seçimini ezberlemeden, sadece düşünerek yapmanızı sağlayacak bir yol haritası sunacağım size. Hadi derinlemesine bir dalış yapalım!

Ezberlemeden, Mantığıyla: Kuvvetli Asit-Zayıf Baz Titrasyonlarında Dönüm Noktası pH ve İndikatör Seçimi

Laboratuvarda, ister bir kalite kontrol analisti olun, ister bir araştırma görevlisi, isterse kimya öğrencisi, titrasyonlarla haşır neşir olmanız kaçınılmazdır. Özellikle kuvvetli asit-zayıf baz titrasyonları, diğer titrasyonlara göre kendine has bir "kurnazlığı" barındırır ve dönüm noktası pH'ını doğru tahmin etmek, uygun indikatörü seçmek adeta bir sanattır. "Acaba nerede yanlış yapıyorum?" endişenizi anlıyorum. Gelin, bu "mantık hatası" dediğiniz noktayı birlikte aydınlatalım.

Titrasyonun Kalbi: Neden Kuvvetli Asit-Zayıf Baz Farklıdır?

Öncelikle, temel bir prensibi hatırlayalım: Titrasyonda dönüm noktası (eşdeğerlik noktası), titre edilen madde ile titrantın tam olarak kimyasal olarak tepkimeye girdiği andır. Yani stoikiometrik oranlara ulaşıldığı an. İşte bu anda çözeltide neler olduğuna odaklanmak, tüm bilmecenin anahtarıdır.

Kuvvetli asit-kuvvetli baz titrasyonlarında dönüm noktasında pH genellikle 7'dir (oda sıcaklığında). Neden? Çünkü oluşan tuz, ne asidik ne de bazik özellik gösterir; yani tuzun iyonları hidrolize uğramaz. Örneğin, HCl (kuvvetli asit) ile NaOH (kuvvetli baz) tepkimeye girdiğinde NaCl ve su oluşur. Na$^+$ ve Cl$^-$ iyonları su ile tepkimeye girmez.

Peki, kuvvetli asit-zayıf baz titrasyonlarında ne oluyor? İşte fark burada başlıyor!

Örnek olarak, bir kuvvetli asit olan hidroklorik asit (HCl) ile zayıf bir baz olan amonyak (NH$_3$) titrasyonunu düşünelim:

HCl(aq) + NH₃(aq) → NH₄Cl(aq)

Bu tepkimede amonyum klorür (NH₄Cl) tuzu oluşur. Dönüm noktasında, başlangıçtaki tüm amonyak ve eklenen tüm HCl tükenmiş, geriye sadece amonyum klorür tuzu ve su kalmıştır. İşte burada durup düşünmeniz gereken asıl soru: Bu tuzun iyonları, su ile nasıl bir etkileşim içindedir?

Dönüm Noktası pH'ını Anlamak: Mesele Tuzun Hidrolizi

Amonyum klorür (NH₄Cl) suda çözündüğünde NH₄$^+$ ve Cl$^-$ iyonlarına ayrışır.

  • Klorür (Cl$^-$) iyonu: Kuvvetli bir asit olan HCl'nin konjuge bazıdır. Kuvvetli asitlerin konjuge bazları çok zayıf bazlardır ve su ile tepkimeye girmezler (hidroliz olmazlar). Yani pH'ı etkilemezler.

  • Amonyum (NH₄$^+$) iyonu: Zayıf bir baz olan NH₃'ün konjuge asididir. Zayıf bazların konjuge asitleri ise kuvvetlidir ve su ile tepkimeye girerek çözeltiyi asidik hale getirirler. İşte tüm kafa karışıklığınızın çözüleceği sihirli nokta burası!

NH₄$^+$ iyonu suda aşağıdaki denge tepkimesini verir:

NH₄⁺(aq) + H₂O(l) ⇌ NH₃(aq) + H₃O⁺(aq)

Gördüğünüz gibi, bu tepkime sonucunda hidronyum iyonu (H₃O$^+$) oluşur. Hidronyum iyonu oluşumu da çözeltinin pH'ını düşürür, yani dönüm noktasındaki pH 7'den küçük (asidik) olacaktır.

İşte "mantık" bu kadar basit:
Zayıf bazın konjuge asidi oluşuyor.
Bu konjuge asit su ile tepkimeye girerek H₃O$^+$ oluşturuyor.
* H₃O$^+$ oluşumu demek, pH'ın asidik olması demek.

Dolayısıyla, kuvvetli asit-zayıf baz titrasyonlarında dönüm noktası pH'ı her zaman 7'den küçüktür. Konsantrasyonlara bağlı olarak genellikle 4 ila 6 arasında bir değer alır.

pH Hesaplaması: Adım Adım Mantık

Hesaplamalarla aranız iyi olsa da, buradaki Ka değerinin nereden geldiğini bilmek mantığı pekiştirecektir.

  1. Dönüm Noktasındaki Konsantrasyon: Titrant ve titre edilen maddenin başlangıç konsantrasyonlarını ve hacimlerini kullanarak dönüm noktasında oluşan konjuge asidin (örn. NH₄$^+$) mol sayısını ve toplam hacmi buluruz. Buradan da konjuge asidin konsantrasyonunu hesaplarız.

  2. Hidroliz Denge Tepkimesi: Yukarıda yazdığımız denge tepkimesini kullanırız:
    NH₄⁺(aq) + H₂O(l) ⇌ NH₃(aq) + H₃O⁺(aq)

  3. Ka Değeri: Bu tepkimenin denge sabiti, NH₄$^+$'ın asitlik sabiti olan Ka'dır. Ancak biz genellikle zayıf bazın Kb değerini biliriz (NH₃ için Kb). Burada önemli bir ilişki devreye girer:
    Kw = Ka (konjuge asit) * Kb (zayıf baz)
    Buradan, konjuge asidin Ka değerini buluruz: Ka = Kw / Kb. (Kw = 1.0 x 10⁻¹⁴ 25°C'de).

  4. Denge Hesaplaması: Elde ettiğimiz Ka değerini ve ICE tablosunu (Initial, Change, Equilibrium) kullanarak H₃O$^+$ konsantrasyonunu buluruz.
    Ka = [NH₃][H₃O⁺] / [NH₄⁺]
    Buradan da pH = -log[H₃O$^+$] hesaplanır.
    Göreceksiniz ki, elde ettiğiniz pH değeri mutlaka 7'den küçük olacaktır.

İndikatör Seçimi: pH ile Renk Değişimi Arasındaki Dans

Şimdi gelelim indikatör seçimine. Madem dönüm noktamız asidik bir pH aralığında, o zaman indikatörümüzün de bu aralıkta renk değiştirmesi gerekir.

Bir indikatör, aslında zayıf bir asit veya bazdır ve protonlu ile protonsiz halleri farklı renktedir. Bir indikatörün etkili bir şekilde renk değiştirmesi için, pKa değerinin, titrasyonun dönüm noktası pH'ına yakın olması beklenir. Genellikle, indikatörün renk değişim aralığı, titrasyon eğrisinin dik yükseldiği veya alçaldığı bölüme denk gelmelidir.

Kuvvetli asit-zayıf baz titrasyonlarında dönüm noktası pH'ı 4-6 civarında olduğu için, bu aralıkta renk değiştiren indikatörleri tercih etmeliyiz.

Hangi İndikatörler Uygun?

  • Metil Portakalı (Methyl Orange): pH 3.1 - 4.4 aralığında kırmızıdan sarıya döner. Oldukça uygun bir seçenektir.
  • Bromokresol Yeşil (Bromocresol Green): pH 3.8 - 5.4 aralığında sarıdan maviye döner. Bu da çok iyi bir seçenektir.
  • Metil Kırmızısı (Methyl Red): pH 4.4 - 6.2 aralığında kırmızıdan sarıya döner. Geniş bir aralıkta ve dönüm noktamızı kapsayan bir diğer uygun indikatördür.

Hangi İndikatörler UYGUN DEĞİL?

  • Fenolftalein (Phenolphthalein): pH 8.2 - 10.0 aralığında renksizden pembeye döner. Bu, kuvvetli asit-kuvvetli baz veya zayıf asit-kuvvetli baz titrasyonları için harikadır ama bizim titrasyonumuzda dönüm noktamız fenolftaleinin renk değişim aralığının çok altındadır. Eğer fenolftalein kullanırsak, gerçek dönüm noktasından çok önce renk değişimi görmeye başlarız veya hiç göremeyiz, bu da hatalı sonuçlara yol açar.

İşte burada "mantık" bir kez daha devreye giriyor: Dönüm noktasının asidik olduğunu bildiğimiz için, bazik aralıkta renk değiştiren indikatörleri direkt eleyebiliriz.

Gerçek Deneylerden Notlar ve Sık Yapılan Hatalar

Tecrübelerimden yola çıkarak size birkaç ek ipucu ve yaygın hatayı paylaşmak isterim:

  1. Konsantrasyonun Önemi: Titrant ve titre edilen maddenin konsantrasyonları ne kadar yüksekse, titrasyon eğrisindeki pH değişimi dönüm noktası civarında o kadar keskin olur. Bu, indikatör seçimini kolaylaştırır ve daha belirgin bir renk değişimi sağlar. Seyreltik çözeltilerde eğri daha "yayvan" olabilir, bu da indikatörün renk değişimi aralığının daha kritik olmasına neden olur.

  2. Yanlış Indikatör Seçiminin Sonuçları: Yukarıda belirttiğim gibi, Fenolftalein gibi yanlış bir indikatör seçmek sizi ya gerçek dönüm noktasından önce veya çok sonra renk değişimi görmeye iter. Bu da hacim ölçümünüzü hatalı yapar ve analiz sonucunuzu tamamen yanlış çıkarır. Laboratuvar defterinizde "pH çok düşüktü ama yine de pembe oldu" gibi notlar görmüşümdür, nedeni işte bu mantık hatasıdır.

  3. İndikatör Miktarı: İndikatörler de zayıf asit veya bazlardır. Çok fazla indikatör eklemek, titrasyonunuzun stoikiometrisini çok az da olsa etkileyebilir. Genellikle 2-3 damla yeterlidir.

  4. Sıcaklık Etkisi: Kw, Ka ve Kb değerleri sıcaklıkla değişir. Bu nedenle, hassas titrasyonlar için sıcaklığın sabit tutulması önemlidir. Genellikle oda sıcaklığında (25°C) yapılan analizlerde bu bir sorun teşkil etmez ama ekstrem sıcaklık farklarında hesaplamalarınızı buna göre ayarlamanız gerekebilir.

Özet ve Mantık Pusulası

Artık ezberlemeye gerek yok! İşte size kuvvetli asit-zayıf baz titrasyonları için mantık pusulası:

  • Dönüm Noktasında Ne Oluşur? Zayıf bazın konjuge asidi.
  • Bu Konjuge Asit Ne Yapar? Su ile hidrolize uğrayarak H₃O$^+$ oluşturur.
  • H₃O$^+$ Oluşumu Neye İşaret Eder? Çözeltinin asidik olduğuna, yani dönüm noktası pH'ının 7'den küçük olduğuna.
  • pH 7'den Küçükse Hangi İndikatörü Seçmeliyiz? Renk değişim aralığı asidik pH bölgesinde (pH < 7) olan bir indikatör. Örneğin Metil Portakalı, Metil Kırmızısı, Bromokresol Yeşil. Asla Fenolftalein değil!

Bu basit düşünce silsilesiyle, bir sonraki titrasyonunuzda dönüm noktasındaki pH'ı doğru tahmin edip, gözünüz kapalı doğru indikatörü seçebileceksiniz. Kimya sadece formül yığını değildir, aynı zamanda içinde müthiş bir mantık ve güzellik barındırır. Bu mantığı kavradığınızda, laboratuvardaki işleriniz çok daha keyifli ve başarılı olacaktır.

Umarım bu kapsamlı açıklama, kafanızdaki tüm soru işaretlerini gidermiştir. Unutmayın, pratik yapmak ve bu mantığı her zaman zihninizde canlı tutmak sizi gerçek bir uzmana dönüştürecektir! Başarılar dilerim!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

11,892 soru

21,496 cevap

22 yorum

171 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 18
0 Üye 18 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 13118
Dünkü Ziyaretler: 7758
Toplam Ziyaretler: 5720823

Son Kazanılan Rozetler

süleyman_Şahin Bir rozet kazandı
fatma_arslan Bir rozet kazandı
ozer_sahin Bir rozet kazandı
huseyin Bir rozet kazandı
mustafa_Çelik Bir rozet kazandı
...