menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert

Özellikle sıkışık trafikte yokuş yukarı durduğumda, arkamdaki araca vuracağım diye ödüm kopuyor. Ehliyet kursunda öğrendiklerimden ziyade pratikte el freniyle mi, ayak freniyle mi daha güvenli ve akıcı olur, bir türlü oturtamadım bu tekniği. Tecrübeli sürücülerden pratik tavsiyeler bekliyorum.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

2 Cevap

more_vert

Rampada Kaydırmadan Kalkış Sanatı: Korkularınızı Yenme ve Güvenle İlerleme Rehberi

Sevgili sürücü dostlarım,

Türkiye'nin o meşhur, inişli çıkışlı yollarında direksiyon sallayan her sürücünün ortak kaderidir rampalar. Özellikle sıkışık trafikte yokuş yukarı durduğumuzda, arkamızdaki araca vuracağım diye duyduğunuz o ödün kopma hissi... İnanın bana, bu duyguya o kadar aşinayım ki! Ehliyet kursunda öğrendiklerimizle, gerçek hayatın acımasız rampaları arasındaki o farkı, o ince çizgiyi ben de defalarca tecrübe ettim. Bu yazıda, işte tam da bu noktaya parmak basacak, rampada dur-kalk yaparken aracı kaydırmadan kalkışın tüm püf noktalarını, gerçek deneyimlerimle harmanlayarak sizlere sunacağım. Yalnız değilsiniz, bu yazıdan sonra rampalar sizin için bir kâbus olmaktan çıkacak, söz veriyorum!

Neden Rampada Kalkış Bu Kadar Zor Geliyor?

Öncelikle bu zorluğun kaynağını anlamak gerekiyor. Temel sorun, yerçekimi ve araç kontrolü arasındaki dengeyi kurmak. Yokuş yukarı durduğunuzda, frenden ayağınızı çektiğiniz an araç geriye doğru hareket etme eğilimi gösterir. İşte bu kısa an, yani motorun aracı ileri itme gücünü devreye soktuğunuz ana kadar geçen süre, o "kaydırma" korkusunun ana nedeni. Üzerine bir de arkamızdaki sabırsız sürücünün kornası veya yakın mesafesi eklenince, panik ve stres devreye giriyor, bu da işleri daha da zorlaştırıyor. Ama unutmayın, bu tamamen bir beceri ve koordinasyon işi. Beyin, ayaklar ve eller arasındaki senkronizasyonu kurduğunuzda, bu da diğer tüm sürüş becerileri gibi ikinci doğanız haline gelecek.

Temel Püf Noktası: Debriyajın 'Isırma' Noktasını Bulmak

Manuel vitesli araç kullanıyorsanız, rampada kaydırmadan kalkışın kilit noktası, debriyajın "ısırma" veya "kavrama" noktasını mükemmel bir şekilde anlamak ve hissetmektir. Bu nokta, debriyaj pedalını yukarı kaldırırken, motor gücünün tekerleklere aktarılmaya başladığı, aracın hafifçe titrediği, motor devrinin biraz düştüğü ve aracın ileri doğru hafifçe hareket etme eğilimi gösterdiği andır.

  • Nasıl Bulunur? Düz bir zeminde, vitesi 1'e takın, frenden ayağınızı çekin (araç hareket etmeyecektir). Debriyajı çok yavaşça yukarı kaldırırken, gaz vermeden (rölantide), aracın ne zaman hafifçe titremeye başladığına dikkat edin. İşte bu titremenin başladığı an, sizin "ısırma" noktanızdır. Bu noktayı tekrar tekrar deneyerek ayak hafızanıza kazıyın. Bu noktayı bulmadan rampada sağlıklı bir kalkış yapamazsınız.

Manuel Viteste Rampada Kalkış Teknikleri

Şimdi gelelim asıl konuya: Ayak freni mi, el freni mi? Her ikisinin de kendine göre avantajları ve kullanım senaryoları var.

1. Ayak Freni ile Kalkış: 'Profesyonellerin Yolu'

Bu yöntem, deneyimli sürücülerin çoğu zaman tercih ettiği, daha akıcı ve hızlı bir kalkış sağlayan tekniktir. Özellikle trafiğin akıcı olduğu ancak kısa süreli duruşlar gerektiren hafif ve orta eğimli rampalarda idealdir.

  • Adımlar:
    1. Rampada durduğunuzda, ayağınız fren pedalında sıkıca basılı ve debriyaj pedalı da sonuna kadar basılı olsun. Vitesi 1'e alın.
    2. Şimdi kritik an: Sağa ayağınızı hafifçe gaz pedalına kaydırın ve motor devrini biraz yükseltin (normal rölantiden biraz daha yüksek, 1500-2000 devir arası idealdir). Çok fazla gaz vermekten kaçının, bu sadece yakıt israfı ve gereksiz gürültü yapar.
    3. Sol ayağınızla debriyaj pedalını yavaşça ve kontrollü bir şekilde yukarı doğru kaldırmaya başlayın.
    4. Debriyajın "ısırma" noktasına geldiğinizde, aracın hafifçe öne doğru hareket etme isteğini veya hafifçe titrediğini hissedeceksiniz. İşte tam bu an!
    5. Sağ ayağınızı fren pedalından çekip derhal gaza basmaya başlayın ve aynı anda sol ayağınızı debriyaj pedalını tamamen bırakmak üzere yukarı kaldırmaya devam edin. Bu geçişi hızlı ama kontrollü yapmalısınız. Freni bırakıp gaza geçerken debriyaj hala "ısırma" noktasında olsun.
    6. Araç ilerlemeye başladığında, debriyajı tamamen bırakın ve gaz vermeye devam edin.

  • Püf Noktası: Bu yöntemde senkronizasyon her şeydir. Freni bırakıp gaza geçerken debriyajı doğru noktada tutmak, aracı kaydırmadan ileri atılmasını sağlar. Bu bir dans gibidir; ayaklarınızın uyumu çok önemli. Başlangıçta biraz geriye kayma yaşayabilirsiniz, bu normal. Pratikle bu süre kısalacak ve kayma miktarı sıfıra yaklaşacaktır.

2. El Freni ile Kalkış: 'Garanti Yöntem'

Özellikle dik rampalarda, arkadaki araca çok yakın olduğunuzda, yokuş kalkış destek sisteminiz yoksa veya henüz bu konuda kendinize güveniniz tam değilse, el freni ile kalkış en güvenli ve stressiz yöntemdir.

  • Adımlar:
    1. Rampada durduğunuzda, ayak frenine basıp durun. Hemen ardından el frenini çekin. Artık ayak frenini bırakabilirsiniz, araç kaymayacaktır. Vitesi 1'e alın.
    2. Sağ ayağınızı gaza basmaya başlayın ve motor devrini biraz yükseltin (burada ayak freni yöntemine göre biraz daha fazla gaz verebilirsiniz, çünkü el freni aracı daha güçlü tutacaktır). 2000-2500 devir arası iyi bir başlangıçtır.
    3. Sol ayağınızla debriyaj pedalını yavaşça yukarı kaldırmaya başlayın.
    4. Debriyajın "ısırma" noktasına geldiğinizde, motorun yükü hissettiğini ve aracın hafifçe öne doğru çökmek veya atılmak istediğini fark edeceksiniz. Bu, aracın el frenine karşı gelmeye çalıştığı andır.
    5. İşte kritik an: Sağ elinizle el freninin düğmesine basılı tutarken, el frenini yavaşça indirmeye başlayın. Aynı anda, sağ ayağınızla gazı hafifçe artırıp sol ayağınızla debriyajı tamamen bırakın.
    6. El freni tamamen indiğinde ve araç ileri doğru hareket ettiğinde, gaz vermeye devam edin ve normal sürüşünüze dönün.

  • Püf Noktası: El frenini erken indirmemek çok önemli. Debriyaj "ısırma" noktasına gelmeden el frenini indirirseniz, araç yine geriye kayacaktır. Senkronizasyon burada da anahtar kelime: Gaz, debriyaj ve el freni üçlüsünü aynı anda uyumlu bir şekilde yönetmelisiniz. Başlangıçta bu size üç kollu bir canavar gibi gelebilir ama inanın, pratiğe dökünce ne kadar kolay olduğunu göreceksiniz.

Otomatik Viteste Rampada Kalkış

Otomatik vitesli araçlarda rampada kalkış, manuel vitese göre çok daha kolaydır çünkü debriyaj derdiniz yoktur.

  • Yokuş Kalkış Destek Sistemi (Hill Holder/Auto Hold) Olan Araçlar: Çoğu modern otomatik vitesli araçta bu sistem bulunur. Rampada durduğunuzda freni bırakınca araç kısa bir süre (genellikle 2-3 saniye) freni basılı tutar, bu size gaza geçmek için yeterli zamanı tanır. Sadece gaza basın, araç kendiliğinden kaydırmadan ilerleyecektir. Gerçekten büyük bir konfor!
  • Yokuş Kalkış Destek Sistemi Olmayan Araçlar: Bu tür araçlarda, durduğunuzda ayak fremini bırakır bırakmaz hafifçe gaz pedalına dokunmanız yeterlidir. Araç zaten kendi gücüyle yavaşça ileri atılacaktır (creep özelliği). Çok dik rampalarda yine de hafif bir geri kayma olabilir; bu durumda tıpkı manuel araçlardaki gibi kısa bir süre el frenini kullanabilir veya hızlıca gaza geçebilirsiniz.

Kilit Noktalar ve Ek İpuçları

  • Arkanızdaki Mesafeyi Koruyun: Durduğunuzda, arkanızdaki araçla mümkün olduğunca mesafe bırakmaya çalışın. Bu size hem manevra alanı hem de psikolojik rahatlık sağlar. En kötü senaryoda, hafifçe geriye kaysanız bile bir şeye çarpmayacağınızı bilmek, paniği engeller.
  • Aynaları Kullanın: Gözünüz her zaman dikiz aynasında olsun. Arkanızdaki aracın mesafesini ve tepkilerini gözlemleyin.
  • Sakin Kalın: Panik, en büyük düşmanınızdır. Unutmayın, herkes bu süreçlerden geçmiştir. Birkaç saniye geç kalksanız da önemli değil, önemli olan güvenliğiniz.
  • Gaz Ayarı Çok Önemli: Ne az gaz verin (araç stop edebilir), ne de çok fazla (gereksiz gürültü ve debriyajı yıpratma). Orta yolu bulun.
  • Pratik, Pratik, Pratik: Bu işin sırrı budur. Boş ve güvenli bir rampada, hatta mümkünse bir arkadaşınızla veya deneyimli bir sürücüyle birlikte pratik yapın. Her iki yöntemi de defalarca deneyin. Kas hafızanız geliştikçe, otomatikleştiğini göreceksiniz.
  • Debriyajın Kokusu: Eğer rampada kalkış sırasında yoğun bir yanık kokusu alıyorsanız, bu debriyajı fazla tuttuğunuz veya olması gerekenden daha fazla patinaj ettirdiğiniz anlamına gelir. Bu, debriyaj balatasını aşındırır. Bu kokuyu hissettiğinizde, gaz-debriyaj senkronizasyonunuzu gözden geçirin.
  • Geleceği Okumak: Trafiği ve rampayı önceden değerlendirin. Durup kalkacağınızı öngörerek kendinizi hazırlayın. Bu, son dakikada paniklemeyi önler.

Sonuç

Sevgili sürücüler, rampada kaydırmadan kalkış yapmak, kesinlikle üstesinden gelinebilecek bir beceridir. Ehliyet kursunda öğrendikleriniz bir temeldir, ancak gerçek hayattaki o dinamik, değişken koşullara uyum sağlamak pratikle olur. İster ayak freni ile o akıcı geçişi yakalamak isteyin, ister el freninin güvenli kollarında kendinizi rahat hissedin, önemli olan size en uygun olanı bulmak ve bu beceriyi mükemmelleştirene kadar pratik yapmaktır.

Unutmayın, direksiyon başındaki en değerli varlığınız özgüveniniz ve sakinliğinizdir. Bu rehberdeki adımları sabırla uygulayın, kendinize zaman tanıyın. Kısa bir süre sonra, eskiden kâbus gördüğünüz rampaların, sizin için sadece sıradan bir yol kesiti haline geldiğini göreceksiniz.

Hepinize keyifli ve güvenli sürüşler dilerim!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Rampada Dur-Kalk Korkusuyla Vedalaşın: Kaydırmadan Kalkışın Püf Noktaları

Merhaba sevgili sürücü dostlarım,

Türkiye'nin o meşhur, bazen dimdik, bazen aniden karşınıza çıkan rampaları... Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde, sıkışık trafikte yokuş yukarı durmak ve sonra hareket etmek, birçok sürücünün kabusu. Arkamızdaki araca çarpma korkusu, o anki panik ve "Acaba kaydıracak mıyım?" endişesi, inanın bana, sadece sizin değil, binlerce sürücünün ortak derdi. Ehliyet kursunda öğrendiklerimizle pratik hayatın dinamikleri arasındaki o ince çizgi, rampada dur-kalk yaparken en çok hissedilir.

Bugün, bu konuya derinlemesine dalacak, hem ehliyet kursunda size öğretilenlerin mantığını hatırlatacak hem de tecrübeli bir sürücü olarak edindiğim pratik bilgileri, püf noktalarını sizlerle paylaşacağım. Amacımız, rampada dur-kalk yaparken artık stres yaşamanızı önlemek, kendinize olan güveninizi artırmak ve bu süreci güvenli, akıcı ve stressiz bir hale getirmek.

Rampada Kaydırmanın Psikolojisi ve Fiziği

Önce biraz bu korkunun kökenine inelim. Neden rampada dur-kalk yapmak bu kadar zor geliyor? Temelde cevap basit: yerçekimi. Araç yokuş yukarı durduğunda, yerçekimi onu geriye doğru çekmeye çalışır. Bizim görevimiz, debriyaj ve gaz pedallarını kullanarak motorun gücünü bu yerçekimine karşı koyacak şekilde tekerleklere aktarmak.

Ancak işin içine bir de psikoloji girer: Arkadaki araca yakınlık, kornalar, aceleci tavırlar... Tüm bunlar, zaten hassas bir koordinasyon gerektiren bu durumu daha da zorlaştırır. İşte tam da bu noktada, doğru tekniği bilmek ve onu içselleştirmek, sizin en büyük kurtarıcınız olacak.

Manuel Vites Araçlarda Rampada Kalkış: El Freni mi, Ayak Freni mi?

Sorunuzda da belirttiğiniz gibi, bu iki yöntem arasında sıkışıp kalmak çok doğal. Gelin, her ikisini de detaylı inceleyelim ve hangi durumda hangisinin daha avantajlı olduğunu görelim.

Yöntem 1: El Freni Desteğiyle Kalkış (En Güvenli Başlangıç Yöntemi)

Bu yöntem, özellikle yeni başlayanlar, çok dik yokuşlar veya yoğun trafikteki dur-kalklar için biçilmiş kaftandır. Bence bu tekniği herkesin çok iyi bilmesi ve kendine güveni tam olana dek kullanması gerekir.

Nasıl Yapılır?

  1. Aracı Sabitleyin: Yokuş yukarı durduğunuzda, ayak frenine basın ve el frenini çekin. Bu, aracınızın kesinlikle geriye kaymamasını sağlar.
  2. Vitesi Bire Takın: Debriyaja basılıyken vitesi birinci vitese alın.
  3. Debriyajı Kavrama Noktasına Getirin: Ayak freninden ayağınızı kaldırıp gaz vermeye başlayın. Aynı anda debriyaj pedalını yavaşça bırakmaya başlayın. Aracın motor sesi değiştiğinde veya hafif bir titreme hissettiğinizde, işte o "kavrama noktası"dır. Aracınızın öne doğru hafifçe yüklenmek istediğini hissedersiniz.
  4. Gaz ve El Freni Senkronizasyonu: Kavrama noktasında debriyajı sabitleyin ve hafifçe gaz vermeye devam edin (motor devri yaklaşık 1500-2000 devir civarında olabilir). Tam bu anda, el freni düğmesine basılı tutarak el frenini indirin.
  5. Hareket Edin: El freni iner inmez, araç öne doğru hareket etmeye başlayacaktır. Debriyajı yavaşça tamamen bırakın ve gaz vermeye devam ederek akıcı bir kalkış yapın.

Neden El Freni?
Tam Güvenlik: Aracın geriye kayma ihtimalini sıfıra indirir. Bu, özellikle arkada araç varken veya çok dik yokuşlarda müthiş bir rahatlık sağlar.
Öğrenme Kolaylığı: Debriyajın kavrama noktasını daha rahat hissetmenizi sağlar, çünkü ayaklarınızdan biri frende değil, sadece gaz ve debriyajla ilgilenirsiniz.
* Stres Azaltıcı: Panik anlarında size fazladan düşünme süresi tanır.

Yöntem 2: Ayak Freniyle Kalkış (Tecrübeli Sürücünün Tercihi)

Bu yöntem, daha tecrübeli sürücüler için daha hızlı ve akıcı bir kalkış sağlar. Orta eğimli yokuşlarda ve sürekli dur-kalk yapmadığınız durumlarda tercih edilebilir. Ancak hata payı el freni tekniğine göre daha yüksektir.

Nasıl Yapılır?

  1. Ayak Freninde Kalın: Yokuş yukarı durduğunuzda, ayak frenine basılı tutun. Vites birinci viteste olsun.
  2. Debriyajı Kavrama Noktasına Getirin: Ayak frenine basılı tutarken, debriyaj pedalını yavaşça bırakmaya başlayın. Motor sesinin değiştiği veya hafif titreme hissettiğiniz kavrama noktasını yakalayın.
  3. Hızlı Ayak Geçişi ve Gaz: Debriyajı kavrama noktasında sabitlediğiniz anda, ayak freninden ayağınızı hızla çekip aynı hızla gaz pedalına basın.
  4. Hareket Edin: Gaz verdiğiniz anda araç öne doğru hareket etmeye başlayacaktır. Debriyajı yavaşça tamamen bırakın ve gaz vermeye devam ederek kalkışınızı tamamlayın.

Neden Ayak Freni?
Hız ve Akıcılık: Doğru yapıldığında çok hızlı ve akıcı bir geçiş sağlar.
Daha Az Hareket: El freniyle uğraşmak zorunda kalmazsınız, bu da sürekli dur-kalk gerektiren trafikte avantaj sağlayabilir.

Önemli Not: Ayak freni tekniğinde, ayağınızı fren pedalından gaz pedalına aktarırken geçireceğiniz süre hayati önem taşır. Bu süre ne kadar kısa olursa, aracın geriye kayma ihtimali o kadar azalır.

Otomatik Vites Araçlarda Rampada Dur-Kalk

Otomatik vites araçlar genellikle bu konuda manuel araçlara göre daha rahattır. Çoğu modern otomatik araçta "Hill Hold Assist" (Yokuş Kalkış Desteği) özelliği bulunur. Bu özellik, yokuş yukarı durduğunuzda freni bıraktıktan sonra birkaç saniye boyunca aracın geriye kaymasını engelleyerek size gaz vermeniz için zaman tanır.

Eğer aracınızda bu özellik yoksa bile, otomatik vitesli araçlar "D" konumundayken hafifçe gaz vermeye gerek kalmadan ilerlemeye meyillidir ("creep" özelliği). Yokuş yukarı durduğunuzda:
1. Fren pedalına basılı tutun.
2. Hafifçe gaz vermeye başlayın.
3. Gazı artırırken fren pedalını yavaşça bırakın. Araç öne doğru hareket edecektir.

Yine de, otomatik vites araçlarda da ani fren bırakmalar ve gaza yüklenmelerden kaçınarak yumuşak ve kontrollü bir kalkış yapmak en doğrusudur.

Her İki Tekniğin Ortak Paydası: Debriyajın Kavrama Noktası ve Gaz Uyumu

İster el freni, ister ayak freni kullanın, manuel vitesli araçlarda rampada başarılı bir kalkışın anahtarı debriyajın kavrama noktasını hissetmek ve gaz ile debriyajı uyumlu kullanmaktır.

  • Kavrama Noktası Nedir? Debriyaj pedalını yukarı doğru çekerken, motorun gücünün şanzımana aktarılmaya başladığı, aracın hafifçe öne atılmak istediği veya motor sesinin hafifçe düştüğü o an... İşte burası sihirli noktadır. Bu noktada pedalı sabit tutmak çok önemlidir.
  • Gaz Desteği: Yokuş yukarı kalkış yaparken araca normalden biraz daha fazla gaz vermeniz gerekir. Çünkü motor sadece aracı ileri itmekle kalmayacak, aynı zamanda yerçekimine karşı da koyacaktır. Ancak gaza aniden yüklenmek yerine, yumuşak ve istikrarlı bir şekilde gazı artırmak önemlidir.
  • Pratik Şart: Her aracın debriyajı farklıdır. Kimi araçta kavrama noktası daha alçakta, kiminde daha yukarıda olabilir. Kendi aracınızı tanımanın tek yolu pratik yapmaktır.

Rampada Paniklememek İçin Ek Taktikler ve İpuçları

  1. Mesafeyi Koruyun: Sıkışık trafikte yokuş yukarı durduğunuzda, öndeki araca gereğinden fazla yaklaşmayın. Kendinize biraz nefes alacak alan bırakın. Bu size hem manevra alanı tanır hem de psikolojik olarak rahatlatır.
  2. Aynaları Kontrol Edin: Arkanızdaki araçla mesafenizi bilin. Bu, geriye kayma endişenizi azaltmaya yardımcı olur.
  3. Sakin Kalın ve Nefes Alın: Panik, en büyük düşmanınızdır. Derin bir nefes alın ve sadece kalkışınıza odaklanın. Aracın kaydığını hissettiğinizde panik yapmak yerine, derhal fren pedalına basarak aracı durdurun ve tekrar deneyin. Kimse sizi yargılamayacaktır.
  4. Gözünüzü İleride Tutun: Yokuşta sadece önünüzdeki araca değil, daha ilerideki trafik akışına da bakın. Böylece ne zaman hareket etmeniz gerektiğini daha iyi tahmin edebilirsiniz.
  5. Boş ve Güvenli Bir Yokuşta Alıştırma Yapın: Evinize yakın, boş ve az eğimli bir yokuş bulun. Tekrar tekrar kalkış yapın. El freniyle başlayın, kendinize güvendikçe ayak freni tekniğine geçin. Bu pratikler, kas hafızanızı geliştirir ve o "oturtamadım" dediğiniz hissi ortadan kaldırır.
  6. "Yokuş Kalkış Desteği" (Hill Holder) Özelliğini Öğrenin: Aracınızda bu özellik varsa, nasıl çalıştığını ve size ne kadar zaman tanıdığını öğrenin. Bu özellik, özellikle yokuşta dur-kalk yaparken sizi çok rahatlatacaktır.

Sıkışık Trafikte Yokuş Kalkışı: Deneyimli Sürücünün Yaklaşımı

Sıkışık trafikte, özellikle yokuş yukarı bir rampadaysanız, her saniye önemlidir.

  • Kısa duraklamalarda: Eğer trafik çok yavaş akıyorsa ve duraklamalar çok kısaysa, deneyimli sürücüler genellikle ayak freni tekniğini kullanır. Hızlıca fren-gaz geçişi yaparak akışa ayak uydurmaya çalışırlar.
  • Uzun duraklamalarda veya çok dik yokuşlarda: Eğer trafik tamamen durduysa ve bekleyiş uzun olacaksa, ya da yokuş çok dikse, el freni tekniği en akıllıca ve güvenli seçenektir. Hem aracınızın yorulmasını engeller hem de sizin ayak yorgunluğunuzu azaltır. Arkadaki araçla aranıza biraz mesafe bırakmak, yine bu anlarda altın kuraldır.

Unutmayın, bu bir yarış değil. Önemli olan sizin ve çevrenizdekilerin güvenliğidir.

Sonuç: Pratik ve Özgüven Anahtardır

Rampada dur-kalk yapmak, ehliyet kursunda öğrendiklerinizin ötesinde, pratikle kazanılan bir beceridir. Hiçbir profesyonel sürücü, ilk denemesinde mükemmel değildi. Her biri, sizin gibi endişeler yaşadı ve binlerce kez pratik yaparak bu noktaya geldi.

Size tavsiyem: Korkularınızın üstüne gidin. Boş bir alanda tekrar tekrar deneyin. Önce el freniyle başlayın, bu size güven versin. Sonra yavaş yavaş ayak freni tekniğine geçin. Aracınızın sesini dinleyin, debriyaj pedalının altında o kavrama noktasının titremesini hissedin.

Göreceksiniz ki, zamanla bu hareketler sizin için ikinci bir doğa haline gelecek. O zaman, en dik rampada bile, arkanızdaki araçlar ne kadar yakın olursa olsun, gülümseyerek kalkışınızı yapacak ve trafiğin akışına güvenle katılacaksınız.

Yollarınız açık, sürüşleriniz güvenli olsun!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

8,547 soru

15,622 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 16
0 Üye 16 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 419
Dünkü Ziyaretler: 6527
Toplam Ziyaretler: 4384140

Son Kazanılan Rozetler

meryem_bulut Bir rozet kazandı
ayşe_aydin Bir rozet kazandı
fatma_arslan Bir rozet kazandı
sunshine Bir rozet kazandı
mustafa_akın Bir rozet kazandı
...