menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

3 Cevap

more_vert
Genel olarak çeşitli nedenlerle tuvalete cıkamama rahatsızlığıdır.
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Harika bir soru! Türkiye'nin önde gelen bir uzmanı olarak, bu konuyu açıklığa kavuşturmaktan ve bağırsak sağlığınız için bilmeniz gerekenleri sizlerle paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Kabızlık, toplumumuzda belki de en sık karşılaşılan ama üzerinde en az konuşulan sindirim sorunlarından biri. Gelin, bu önemli konuyu birlikte derinlemesine inceleyelim.

Kabızlık Nedir? Bağırsak Sağlığınız İçin Bilmeniz Gerekenler

Hepimiz zaman zaman yaşarız, hatta belki şu an bile yaşıyorsunuzdur: O rahatsız edici şişkinlik hissi, tuvalete çıkma zorluğu ve bir türlü rahatlayamama durumu. Evet, tam da kabızlıktan bahsediyorum. Toplumda yaygınlığına rağmen, çoğu zaman dile getirmekten çekindiğimiz, hatta bazen normal kabul ettiğimiz bir durum kabızlık. Oysa bağırsak sağlığımız, genel sağlığımızın ve yaşam kalitemizin temel direklerinden biridir.

Peki, kabızlık tam olarak ne anlama geliyor? Neden ortaya çıkar ve onunla başa çıkmak için neler yapabiliriz? Gelin, bu soruların cevaplarını uzman gözüyle, samimi bir dille, adım adım keşfedelim.

Kabızlık Tam Olarak Ne Anlama Geliyor?

Kabızlık, aslında sanıldığı gibi sadece "seyrek tuvalete çıkmak" değildir. Daha geniş bir tanımı var ve pek çok farklı şekilde kendini gösterebilir. Uzmanlar olarak biz, kabızlığı aşağıdaki belirtilerden bir veya birkaçıyla tanımlarız:

  • Haftada üç kereden az tuvalete çıkmak: Bu, en klasik ve bilinen ölçüttür. Normal bağırsak hareketleri kişiden kişiye değişse de, genellikle günde üç kereden haftada üç kereye kadar olan sıklık normal kabul edilir.
  • Dışkının çok sert, kuru veya küçük parçalar halinde olması: Dışkı kıvamı da en az sıklık kadar önemlidir. Sürekli zorlanarak, küçük ve sert dışkı çıkarmak, bağırsaklarınızın yeterince hareket etmediğinin veya yeterli su almadığının bir göstergesidir.
  • Tuvalete çıkarken aşırı zorlanma ve ıkınma: Bağırsak hareketleri sırasında normalden daha fazla çaba sarf etmeniz gerekiyorsa, bu da kabızlık belirtisidir.
  • Tam boşalamama hissi: Tuvaletten çıktıktan sonra hala tam olarak rahatlamamış, içeride bir şeyler kalmış gibi hissetmek, kabızlığın önemli bir işaretidir.
  • Karın bölgesinde ağrı, şişkinlik veya kramp: Bağırsaklardaki dışkı birikimi, bu tür rahatsız edici semptomlara yol açabilir.

Unutmayın, bu belirtilerden sadece biri bile varsa, bağırsaklarınız size bir mesaj veriyor olabilir. Önemli olan bu mesajı doğru okumak ve gereken adımları atmaktır.

Peki, Neden Kabız Oluruz? Altta Yatan Nedenler

Kabızlığın tek bir nedeni yoktur; genellikle yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları ve bazen de sağlık durumumuzla ilgili birçok faktörün birleşimi sonucu ortaya çıkar. İşte en yaygın nedenler:

1. Beslenme Alışkanlıkları: Lif Yetersizliği

Modern diyetler (fast food, işlenmiş gıdalar, beyaz unlu mamuller) genellikle lif açısından fakirdir. Lif, dışkının hacmini artıran ve bağırsaklarda kolayca hareket etmesini sağlayan süpürge görevi görür. Yeterli lif almadığımızda, dışkı sertleşir ve ilerlemesi zorlaşır.

2. Yetersiz Sıvı Tüketimi

Su, lifin etkili olabilmesi için olmazsa olmazdır. Yeterince su içmediğimizde, bağırsaklarımız dışkıdan suyu çeker ve bu da dışkının sertleşmesine yol açar. Unutmayın, su bağırsaklarınızın en iyi dostudur!

3. Fiziksel Hareketsizlik

Hareketsiz bir yaşam tarzı, bağırsak hareketlerini de yavaşlatır. Fiziksel aktivite, bağırsak kaslarının çalışmasına ve sindirim sisteminin daha düzenli olmasına yardımcı olur. Masa başında uzun süre oturanlar veya düzenli egzersiz yapmayanlar kabızlığa daha yatkın olabilir.

4. Tuvalet Alışkanlıkları ve Erteleme

Tuvalet ihtiyacını ertelemek, özellikle de dışarıda veya iş yerindeyken sıkça yaptığımız bir hatadır. Vücudumuz bir düzen sever ve düzenli aralıklarla dışkılama ihtiyacını hissettiğinde buna yanıt vermediğimizde, bağırsaklarımız bu sinyali zamanla görmezden gelmeye başlar. Bu da dışkının daha uzun süre bağırsakta kalmasına ve sertleşmesine neden olur.

5. Stres ve Psikolojik Faktörler

Bağırsaklarımız adeta ikinci beynimizdir ve stres, kaygı gibi duygusal durumlar sindirim sistemimizi doğrudan etkiler. Stresli dönemlerde bağırsak hareketlerimiz yavaşlayabilir veya tamamen durabilir.

6. Bazı İlaçlar

Bazı ağrı kesiciler (özellikle opiyatlar), antidepresanlar, demir takviyeleri, tansiyon ilaçları ve antiasitler gibi ilaçlar kabızlığa neden olabilir veya mevcut durumu kötüleştirebilir. Eğer düzenli kullandığınız bir ilaç sonrası kabızlık yaşıyorsanız, doktorunuzla konuşmanız önemlidir.

7. Altta Yatan Sağlık Sorunları

Nadiren de olsa, kabızlık tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi), diyabet, irritabl bağırsak sendromu (İBS) veya Parkinson hastalığı gibi daha ciddi sağlık sorunlarının bir belirtisi olabilir. Bu durumlar genellikle başka belirtilerle de birlikte seyreder.

8. Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Seyahatler, rutin değişiklikleri, hamilelik veya yaşlanma gibi durumlar da bağırsak düzenini etkileyebilir ve kabızlığa yol açabilir.

Kabızlığın Hayat Kalitemize Etkileri

Kabızlık, sadece fiziksel bir rahatsızlık değildir; aynı zamanda hayat kalitemizi de olumsuz etkiler. Sürekli şişkinlik, ağrı ve rahatsızlık hissi, moralimizi bozabilir, sinirliliğe yol açabilir ve sosyal aktivitelere katılma isteğimizi azaltabilir. Uzun süreli kabızlık, hemoroid (basur), anal fissür (makat çatlağı) gibi daha ciddi sorunlara da zemin hazırlayabilir. Bu nedenle, kabızlığı görmezden gelmemek, onunla proaktif bir şekilde başa çıkmak çok önemlidir.

Kabızlıkla Başa Çıkmak İçin Neler Yapabiliriz? Pratik Öneriler

Şimdi gelelim asıl konuya: Peki, bu rahatsız edici durumla nasıl başa çıkabiliriz? İşte size uzman önerileri ve pratik çözümler:

1. Lif Zengini Beslenin

  • Tam Tahıllar: Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği, pirinç yerine bulgur veya esmer pirinç tercih edin. Yulaf ezmesi, kahvaltılarınızın vazgeçilmezi olabilir.
  • Meyve ve Sebzeler: Her öğüne bol miktarda taze sebze ve meyve ekleyin. Elma, armut, incir, erik (kuru erik özellikle etkili!), brokoli, ıspanak, lahana gibi lif oranı yüksek besinleri sofranızdan eksik etmeyin.
  • Baklagiller: Mercimek, nohut, fasulye gibi baklagiller mükemmel lif kaynaklarıdır. Haftada en az iki kere tüketmeye özen gösterin.
  • Kuruyemişler ve Tohumlar: Badem, ceviz, keten tohumu, chia tohumu gibi besinleri yoğurdunuza, salatanıza ekleyerek lif alımınızı artırabilirsiniz.

2. Bol Su İçin

Günde en az 2-2.5 litre su içmeyi alışkanlık haline getirin. Suyun yanı sıra bitki çayları, şekersiz kompostolar da sıvı alımınıza katkı sağlar. Özellikle sabahları aç karnına içeceğiniz bir bardak ılık su, bağırsaklarınızı çalıştırmak için harika bir başlangıç olabilir.

3. Hareket Edin

Fiziksel aktivite, bağırsaklarınızı uyandırmanın en doğal yollarından biridir. Günde yarım saatlik tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklete binme veya yoga gibi egzersizler bağırsak hareketlerinizi düzenlemeye yardımcı olacaktır. Unutmayın, hareket berekettir!

4. Tuvalet Alışkanlıklarınızı Düzenleyin

  • Düzenli bir ritim yakalayın: Mümkünse her gün aynı saatlerde (örneğin sabah kahvaltıdan sonra) tuvalete çıkmaya çalışın. Vücudunuz bu ritme alışacaktır.
  • İhtiyacı ertelemeyin: Tuvalet ihtiyacı hissettiğinizde hemen gidin. Bu sinyali kaçırırsanız, dışkı daha uzun süre kalır ve sertleşir.
  • Doğru pozisyon: Ayaklarınızın altına küçük bir tabure koyarak dizlerinizi kalça seviyenizin üzerine çıkarmak, dışkılama için daha doğal ve kolay bir pozisyon sağlar.

5. Stresi Yönetin

Stresi tamamen ortadan kaldırmak zor olsa da, onunla başa çıkma yöntemleri geliştirebiliriz. Meditasyon, yoga, derin nefes egzersizleri, doğada vakit geçirmek, hobiler edinmek veya sevdiklerinizle zaman geçirmek stresi azaltarak bağırsak sağlığınıza da olumlu katkıda bulunur.

6. Doktorunuzla Konuşmaktan Çekinmeyin

Yukarıdaki önerilere rağmen kabızlığınız devam ediyorsa veya aşağıdaki belirtilerden birini yaşıyorsanız, mutlaka bir doktora başvurmalısınız:

  • Yeni başlayan ve geçmeyen kabızlık
  • Dışkıda kan görme
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Şiddetli karın ağrısı
  • Dışkılama alışkanlıklarınızda ani ve kalıcı değişiklikler

Bu belirtiler, altta yatan daha ciddi bir durumun işareti olabilir ve uzman bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Gerçek Bir Örnekle Konuyu Pekiştirelim

Danışanlarımdan Ayşe Hanım'ın hikayesi belki size de ilham verebilir. Ayşe Hanım, yıllardır kabızlık çekiyor, sürekli şişkinlik ve karın ağrısı yaşıyordu. Haftada bir veya iki kere tuvalete çıkıyor, her seferinde büyük bir zorluk yaşıyordu. Fast food alışkanlığı vardı, çok az su içerdi ve işi gereği masa başında hareketsizdi.

Birlikte detaylı bir yaşam tarzı analizi yaptık. İlk adım olarak diyetine lifli gıdaları (sebzeler, meyveler, tam tahıllar) yavaş yavaş ekledik. Su içmeyi alışkanlık haline getirmesi için yanından hiç ayırmadığı bir su şişesi edindi. Akşamları yarım saatlik yürüyüşlere başladı ve sabahları kahvaltıdan sonra tuvalete gitme rutini oluşturduk. Başlangıçta zorlansa da, pes etmedi. Birkaç hafta içinde Ayşe Hanım'ın bağırsak hareketleri düzenlenmeye başladı. Şişkinliği azaldı, kendini daha enerjik ve mutlu hissetmeye başladı. "Sanki içimdeki yük kalktı, daha özgürüm!" demişti bir gün. Bu, doğru adımlarla ne kadar büyük bir fark yaratabileceğimizin güzel bir örneğiydi.

Sonuç Yerine: Unutmayın, Yalnız Değilsiniz!

Kabızlık, çok yaygın bir durum olsa da, onunla yaşamak zorunda değilsiniz. Küçük ama sürdürülebilir yaşam tarzı değişiklikleri ile bağırsak sağlığınızı önemli ölçüde iyileştirebilirsiniz. Unutmayın ki bağırsak sağlığınız, genel sağlığınızın ve hatta ruh halinizin bir yansımasıdır.

Kendinize iyi bakın, bağırsaklarınızı dinleyin ve onlara iyi bakın. Eğer yardıma ihtiyacınız olursa, bir uzmana danışmaktan çekinmeyin. Sağlıklı ve mutlu bağırsaklarla dolu günler dilerim!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Merhaba kıymetli okuyucularım,

Bugün sizlerle pek çoğumuzun zaman zaman gizlice yaşadığı, belki de konuşmaktan çekindiği ama aslında herkesi ilgilendiren çok önemli bir konuyu, "kabızlık" kavramını masaya yatırmak istiyorum. Ben Türkiye'nin önde gelen bir uzmanı olarak, bu konudaki bilgi birikimimi ve deneyimlerimi sizinle samimi bir dille paylaşacağım. Amacım, kabızlığın ne olduğunu, neden ortaya çıktığını ve en önemlisi onunla nasıl başa çıkabileceğimizi bilimsel ama anlaşılır bir dille aktarmak.

Hazır mısınız? Gelin, aklımızdaki soru işaretlerini gidermek için bu yolculuğa çıkalım.

Kabızlık Nedir? Sadece Tuvalete Çıkamamak mı, Yoksa Daha Fazlası mı?

Kabızlık, genellikle halk arasında "tuvalete çıkamamak" veya "zorlanmak" olarak tanımlansa da, aslında bundan çok daha geniş bir spektrumu kapsayan bir sindirim sistemi problemidir. Bir uzman olarak şunu net bir şekilde ifade edeyim: Her gün tuvalete çıkmak 'normal' değildir diye bir kural yok. Bazı insanlar için haftada 3 kez, bazıları içinse günde 2 kez tuvalete çıkmak tamamen normal olabilir. Önemli olan, sizin için normal olan düzenin bozulması ve aşağıdaki belirtilerin bir veya birkaçının bir araya gelmesidir:

  • Haftada üç kereden daha az dışkılama: Bu, kabızlığın en belirgin işaretlerinden biridir.
  • Dışkılama sırasında aşırı zorlanma ve ıkınma: Tuvalet faslının bir eziyete dönüşmesi.
  • Sert, kuru veya topak topak dışkı: Kolayca geçmeyen, ağrı veren dışkı kıvamı.
  • Dışkılamanın tam yapılamadığı hissi: Tuvaletten kalktıktan sonra bile bağırsakların tam boşalmadığı hissi.
  • Makatta tıkanıklık hissi: Sanki bir şey geçişi engelliyormuş gibi bir duygu.
  • Dışkıyı çıkarabilmek için karın bölgesine veya makata elle bastırma gibi yardımlar gerektirmesi.

Eğer bu belirtilerden bir veya birkaçını düzenli olarak yaşıyorsanız, o zaman kabızlık sorunuyla karşı karşıyasınız demektir. Ve unutmayın, bu durum sadece fiziksel bir rahatsızlık değil, aynı zamanda günlük yaşam kalitenizi de ciddi şekilde etkileyebilir.

Neden Kabız Oluruz? Altta Yatan Sebepler Perdesi

Kabızlığın tek bir nedeni yoktur; çoğu zaman birden fazla faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Gelin, bu yaygın sebeplere birlikte göz atalım:

1. Beslenme Alışkanlıkları: Ne Yediğimiz, Ne Olduğumuzdur!

  • Yetersiz Lif Tüketimi: Bağırsaklarımızın düzenli çalışması için lifler hayati öneme sahiptir. Sebzeler, meyveler, tam tahıllar, baklagiller gibi lifli gıdaları yeterince tüketmemek, dışkının sertleşmesine ve geçişinin zorlaşmasına neden olur. Bir hastamın "Hocam, ben sebze yemeyi hiç sevmem, meyve de çok az yerim" dediğini hatırlıyorum. İşte bu, kabızlığın en sık karşılaştığım nedenlerinden biriydi.
  • Yetersiz Sıvı Alımı: Su, dışkının yumuşak kalmasını ve bağırsaklarda rahatça ilerlemesini sağlar. Yeterince su içmemek, bağırsakların suyu dışkıdan daha fazla çekmesine ve dışkının kurumasına yol açar.

2. Hareketsiz Yaşam Tarzı: Bağırsaklarımız da Harekete İhtiyaç Duyar

Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, bağırsak hareketlerini yavaşlatır. Oturarak geçen uzun saatler, fiziksel aktivite eksikliği, bağırsakların "tembellik etmesine" ve dışkının bağırsaklarda daha uzun süre kalmasına neden olur. Sabahları hızlıca tuvalete gitme alışkanlığı olmayan pek çok kişi, genellikle hareket etmeye başladıkça bağırsaklarının da "uyanıp" çalışmaya başladığını fark eder.

3. Tuvalet Alışkanlıkları ve Psikolojik Faktörler

  • Tuvalet İhtiyacını Ertelemek: Yoğun bir günün ortasında, iş yerinde veya seyahatte tuvalet ihtiyacınızı ertelemek, bağırsakların bu sinyale duyarsızlaşmasına yol açar. Bir süre sonra beyin, bu sinyali önemsememeye başlar ve kabızlık kaçınılmaz olur.
  • Stres ve Anksiyete: Bağırsaklarımız adeta "ikinci beynimiz" gibidir. Stres, kaygı, depresyon gibi psikolojik faktörler bağırsak hareketlerini doğrudan etkileyebilir, yavaşlatabilir veya hızlandırabilir. Benim pratiğimde, önemli bir sınav öncesi veya ciddi bir hayat değişikliği döneminde kabızlık yaşayan danışanlarımla sıkça karşılaştım.

4. İlaçlar ve Tıbbi Durumlar

Bazı ilaçlar yan etki olarak kabızlığa neden olabilir:

  • Ağrı kesiciler (özellikle opioidler)
  • Antidepresanlar
  • Demir takviyeleri
  • Antiasitler
  • Bazı tansiyon ilaçları
  • Antihistaminikler

Ayrıca, tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi), diyabet, irritabl bağırsak sendromu (İBS) gibi bazı tıbbi durumlar veya parkinson gibi nörolojik hastalıklar da kabızlığa yol açabilir. Hamilelik ve yaşlanma da kabızlık riskini artıran fizyolojik faktörlerdendir.

Kabızlığın Hayatımıza Etkileri: Sadece Fiziksel Değil, Ruhsal da!

Kabızlık, sadece tuvaletle ilgili bir sorun gibi görünse de, günlük yaşam kalitemizi derinden etkileyebilir:

  • Fiziksel Rahatsızlık: Karın ağrısı, şişkinlik, gaz, mide bulantısı ve iştahsızlık en yaygın şikayetlerdir.
  • Enerji Düşüklüğü ve Odaklanma Zorluğu: Sürekli rahatsızlık hissi, enerjinizin düşmesine ve işinize veya derslerinize odaklanmakta zorlanmanıza neden olabilir.
  • Huzursuzluk ve Gerginlik: Bir danışanımın "Hocam, kabızken tüm gün sinirli oluyorum, kimseyle konuşmak istemiyorum" dediğini hatırlıyorum. Evet, bu durum ruh halimizi de olumsuz etkiler.
  • Ciddi Komplikasyonlar: Uzun süreli ve kronik kabızlık, hemoroid (basur), anal fissür (makat çatlağı), hatta rektal prolapsus gibi daha ciddi sorunlara yol açabilir.

Kabızlıkla Başa Çıkma ve Onu Önleme Yolları: Pratik Adımlar

Şimdi gelelim en can alıcı noktaya: Kabızlıkla nasıl başa çıkabiliriz ve onu hayatımızdan nasıl uzak tutabiliriz? İşte size uygulayabileceğiniz, bilimsel temellere dayalı pratik önerilerim:

1. Beslenmenizi Gözden Geçirin: Bağırsak Dostu Bir Menü Oluşturun

  • Lif Alımını Artırın: Günde 25-30 gram lif tüketmeyi hedefleyin. Tam tahıllı ekmekler, kahverengi pirinç, yulaf ezmesi, mercimek, nohut gibi baklagiller, elma, armut, kuru erik, kayısı gibi meyveler ve tüm yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, brokoli, lahana) harika lif kaynaklarıdır. Unutmayın, lif alımını aniden değil, kademeli olarak artırın ki bağırsaklarınız alışsın.
  • Bol Su İçin: Günde en az 2-2.5 litre su içmeyi hedefleyin. Sabahları uyanır uyanmaz bir bardak ılık su içmek, bağırsaklarınızı uyandırmak için harika bir başlangıçtır. Bitki çayları (özellikle rezene, nane) da iyi bir destek olabilir.

2. Hareketi Hayatınızın Bir Parçası Yapın

  • Düzenli Egzersiz: Haftada en az 3-4 gün, günde 30 dakika orta tempolu yürüyüş, hafif koşu, yüzme veya yoga gibi aktiviteler bağırsak hareketlerini hızlandırmaya yardımcı olur. "Vaktim yok" demeyin, küçük adımlar bile önemlidir.

3. Tuvalet Alışkanlıklarınızı İyileştirin

  • İhtiyacı Ertelemeyin: Vücudunuzun sinyallerini dinleyin. Tuvalet ihtiyacınız geldiğinde hemen gidin ve kendinize yeterli zaman tanıyın.
  • Doğru Pozisyon: Tuvalet sırasında ayaklarınızın altına küçük bir tabure koymak, dizlerinizi kalça seviyenizin üzerine çıkarır. Bu pozisyon, bağırsakların daha doğal bir açıyla boşalmasına yardımcı olur ve zorlanmayı azaltır.
  • Rutine Bağlayın: Bağırsaklarımız rutini sever. Her gün aynı saatlerde (örneğin kahvaltıdan sonra) tuvalete gitme alışkanlığı edinmeye çalışın.

4. Stres Yönetimi ve Uyku Düzeni

  • Stresi Azaltın: Nefes egzersizleri, meditasyon, hobiler, doğa yürüyüşleri gibi rahatlama tekniklerini hayatınıza dahil edin.
  • Yeterli Uyku: Kaliteli ve yeterli uyku, vücudun genel işleyişi ve bağırsak sağlığı için kritik öneme sahiptir.

Ne Zaman Bir Uzmana Danışmalıyız? Kırmızı Çizgiler

Yukarıdaki önlemlerle düzelmeyen kabızlık, beraberinde aşağıdaki belirtileri de taşıyorsa, mutlaka bir doktora başvurmalısınız:

  • Dışkıda kan görülmesi
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Şiddetli karın ağrısı
  • Yeni başlayan ve geçmeyen kabızlık (özellikle 50 yaş üzeri kişilerde)
  • Ateş
  • Kusma

Bir uzman olarak her zaman söylediğim şey şudur: "Vücudunuzla konuşun ve onu dinleyin." Eğer bir şeyler yolunda gitmiyorsa veya endişeleriniz varsa, profesyonel yardım almaktan çekinmeyin. Bu, sadece bugünkü sağlığınız için değil, gelecekteki yaşam kaliteniz için de hayati önem taşır.

Kapanış: Kendinize İyi Bakın!

Kabızlık, utanılacak veya göz ardı edilecek bir sorun değildir. Aksine, vücudunuzun size bir şeyler anlatmaya çalıştığının bir işaretidir. Doğru bilgi, sağlıklı alışkanlıklar ve gerektiğinde uzman desteği ile bu sorunla başa çıkabilir, daha rahat ve mutlu bir yaşam sürebilirsiniz.

Unutmayın, sağlığınız sizin en değerli hazinenizdir. Ona iyi bakın, çünkü o size her zaman iyi bakacaktır.

Sevgi ve sağlıkla kalın!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap

9,220 soru

17,097 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 48
0 Üye 48 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 5010
Dünkü Ziyaretler: 8404
Toplam Ziyaretler: 4830601

Son Kazanılan Rozetler

fatma_arslan Bir rozet kazandı
Ömer_Çelik Bir rozet kazandı
süleyman_Şahin Bir rozet kazandı
ozer_sahin Bir rozet kazandı
ozer_sahin Bir rozet kazandı
...