menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert

Fotosentez ve hücresel solunum konularını ayrı ayrı işledik ama ikisinin bir bitki hücresindeki enerji döngüsünü nasıl kusursuzca tamamladığını bir türlü tam oturtamıyorum kafamda. Özellikle bu iki organel arasındaki madde ve enerji transferini görselleştirmekte zorlanıyorum, kilit mekanizma veya özetleyici bir bakış açısı var mı?

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

2 Cevap

more_vert

Harika bir soru! Bitki hücresindeki enerji akışı, ilk bakışta karmaşık gibi görünse de, aslında doğanın mühendislik harikalarından sadece biri. Yıllardır bu mikroskobik dünyada çalışmış, sayısız bitki hücresini incelemiş ve onların "iç işleyişlerini" anlamaya çalışmış biri olarak, sizin bu konuyu tam olarak oturtma çabanızı çok iyi anlıyorum. Genellikle ders kitaplarında fotosentez ve hücresel solunum ayrı ayrı ele alınır, bu da iki sürecin nasıl bu kadar kusursuz bir uyum içinde çalıştığını görselleştirmeyi zorlaştırır. Gelin, bu enerji döngüsünü birlikte keşfedelim ve kilit mekanizmaları basitleştirerek anlamlandıralım.

Bitki Hücresinin Enerji Orkestrası: Kloroplast ve Mitokondrinin Kusursuz Dansı

Bitki hücreleri, kendi enerjilerini üretebilen ve bu enerjiyi kullanarak büyüyen, gelişen, hatta savunma mekanizmaları kuran canlı santrallerdir. Bu santrallerin kalbinde ise iki muhteşem organel yatar: Kloroplastlar ve Mitokondriler. Onları bir bitki hücresinin enerji orkestrasının iki baş kemancısı gibi düşünebilirsiniz. Her biri kendi rolünü oynar, ancak bir araya geldiklerinde ortaya çıkan senfoni, yani enerji akışı, yaşamın devamlılığını sağlar.

Kloroplast: Güneş Enerjisini Yakalayan Sihirli Fabrika

Bir bitki hücresine girdiğinizde gördüğünüz o yemyeşil yapılar, işte onlar kloroplastlar! Benim laboratuvarımda, mikroskop altında her bir kloroplastı incelediğimde, adeta bir mücevhere bakar gibi hissederim. Onlar, dünyamızdaki yaşamın temelini atan sihirli fabrikalardır.

Kloroplast Neler Yapar? (Fotosentez)
  • Görevi: Güneş ışığı enerjisini alıp, bunu hücrenin kullanabileceği kimyasal enerjiye dönüştürmek. Bu sürece fotosentez diyoruz.
  • Girdiler: Güneş ışığı, karbondioksit (CO2) ve su (H2O).
  • Çıktılar: Glikoz (C6H12O6 – bir tür şeker, yani depolanmış kimyasal enerji) ve oksijen (O2).

Görselleştirin: Kloroplastı, çatısına devasa bir güneş paneli monte edilmiş, sürekli çalışır durumda bir enerji üretim tesisi gibi düşünün. Bu tesis, havadan karbondioksit, topraktan (hücrenin içinden) su çeker ve güneş ışığını kullanarak bunları tatlı bir enerji deposu olan glikoza ve bizim için hayati önem taşıyan oksijene dönüştürür. Glikoz, bitkinin gelecekte kullanmak üzere depoladığı bir enerji "birikimidir". Oksijen ise hem bitki için hem de bizim için bir "yan ürün" olarak dışarı salınır.

Mitokondri: Enerjiyi Günlük Kullanıma Hazırlayan Santral

Bitki hücresinin içinde, kloroplastların yanında veya farklı yerlerinde, silindir şeklinde veya oval yapılar olarak karşımıza çıkanlar ise mitokondrilerdir. Onları hücrenin güç santrali olarak tanımlarız ve bu tanım kesinlikle hak edilmiş bir tanım. Mikroskopta mitokondrileri gözlemlediğimde, sürekli bir hareketlilik, bir yanıp sönme hissederim; sanki içlerinde durmadan bir şeyler üretiliyormuş gibi.

Mitokondri Neler Yapar? (Hücresel Solunum)
  • Görevi: Kloroplastın ürettiği glikozu ve oksijeni kullanarak, hücrenin anında kullanabileceği enerji birimi olan ATP'yi (Adenozin Trifosfat) üretmek. Bu sürece hücresel solunum diyoruz.
  • Girdiler: Glikoz (kloroplasttan gelir) ve oksijen (kloroplasttan gelir veya dışarıdan alınır).
  • Çıktılar: ATP (hücrenin acil enerji para birimi), karbondioksit (CO2) ve su (H2O).

Görselleştirin: Mitokondriyi, kloroplastın ürettiği glikoz enerjisini alıp, onu hücrenin anında kullanabileceği küçük, pratik enerji birimlerine (ATP) dönüştüren bir jeneratör veya bir dönüşüm istasyonu gibi düşünün. Glikoz büyük bir enerji yığınıyken, ATP cepte taşınabilen bozuk para gibidir; hücre ne zaman bir şey yapması gerekse (büyümek, bölünmek, madde taşımak gibi), hemen bir ATP harcar. Bu süreçte karbondioksit ve su da "yan ürün" olarak ortaya çıkar.

Kilit Mekanizma: Kusursuz Bir Madde ve Enerji Akışı

Şimdi gelelim asıl meseleye: Bu iki organel arasındaki madde ve enerji akışını nasıl görselleştirebiliriz? İşte kilit mekanizma!

  1. Madde Akışı: Geri Dönüşümün Şampiyonları
    Kloroplasttan Mitokondriye: Kloroplast, fotosentez sırasında glikoz ve oksijen üretir. Bu glikoz, bitkinin sadece kendi mitokondrileri tarafından kullanılmak üzere değil, aynı zamanda diğer hücrelere de taşınarak besin olarak görev yapar. Oksijen ise mitokondrilerin hücresel solunum yapabilmesi için vazgeçilmez bir ham maddedir. Yani, kloroplastın ürettiği glikoz ve oksijen doğrudan mitokondriye "sevk edilir".
    Mitokondriden Kloroplasta: Mitokondri, hücresel solunum sırasında karbondioksit ve su üretir. Bu iki madde de kloroplastın fotosentez yapması için temel girdilerdir. Böylece mitokondrinin "atık" ürünleri, kloroplast için değerli birer "ham madde" haline gelir ve ona geri döner.

    Özetleyici Bakış Açısı (Madde): Bu, doğanın en muhteşem geri dönüşüm döngülerinden biridir! Kloroplastın "ürettikleri", mitokondrinin "tükettikleri"dir. Mitokondrinin "atıkları" ise kloroplastın "ham maddeleridir". Sanki iki komşu fabrika gibi, biri diğerinin çıktısını girdi olarak kullanır, sonra kendi çıktısını diğerine geri gönderir. Bu, sürekli ve kendi kendine yeten bir döngüdür. Bitki hücresi içindeki bu trafik, benim laboratuvarda sürekli üzerinde durduğum, canlılığın en temel sürdürülebilirlik derslerinden biridir.

  2. Enerji Akışı: Saklanan ve Harcanan Bütçe
    Kloroplast: Güneş enerjisini yakalar ve bunu glikoz formunda kimyasal enerji olarak depolar. Glikoz, bitkinin "uzun vadeli enerji birikimi" veya "enerji depolama hesabı" gibidir.
    Mitokondri: Bu depolanmış kimyasal enerjiyi (glikozu) alır ve hücrenin anında kullanabileceği, "kısa vadeli nakit para" dediğimiz ATP'ye dönüştürür.

    Özetleyici Bakış Açısı (Enerji): Enerji, güneş ışığından glikoza, oradan da ATP'ye doğru tek yönlü bir dönüşüm sergiler. Glikoz, depolama için mükemmeldir ancak doğrudan enerji harcamak için uygun değildir. Tıpkı bankadaki birikimleriniz gibi; büyük bir meblağdır ama günlük harcamalar için bozdurmanız gerekir. İşte mitokondri bu "bozdurma" işlemini yapar ve hücrenin anında kullanabileceği ATP'yi sağlar. Bitki bu ATP'yi büyüme, yeni yapraklar oluşturma, köklerini toprağa salma, hatta hastalıklara karşı direnç geliştirme gibi tüm hücresel faaliyetleri için kullanır.

Kilit Mekanizma ve Görselleştirme İpuçları

  • Yin ve Yang: Kloroplast ve mitokondriyi, birbirini tamamlayan, zıt ama vazgeçilmez bir "Yin ve Yang" sembolü gibi düşünebilirsiniz. Kloroplast enerji üretir ve depolar (yapıcı, anabolik), mitokondri bu enerjiyi serbest bırakır ve kullanıma sunar (yıkıcı, katabolik).
  • Bir Şehrin Altyapısı Gibi: Bitki hücresini bir şehir olarak hayal edin. Kloroplast, şehrin gıda ve oksijen üreten tarım alanlarıdır. Mitokondri ise bu gıdayı alıp şehre elektrik sağlayan enerji santralidir. Enerji santralinin atık ürünleri (CO2, H2O) ise tarım alanları için gübre ve sulama suyu olarak geri döner. Şehrin her yerinde ise ATP, bozuk para gibi sürekli dolaşır ve herkesin anında işlerini görmesini sağlar.
  • Akış Şeması: Kendi kafanızda sürekli dönen bir çember hayal edin:
    • Güneş Işığı -> Kloroplast -> Glikoz + O2
    • (Glikoz + O2) -> Mitokondri -> ATP + CO2 + H2O
    • (CO2 + H2O) -> Kloroplast -> ... (döngü tekrar başlar)

Bu döngüyü zihninizde ne kadar canlı tutabilirseniz, bitki hücresindeki enerji akışını o kadar iyi kavrarsınız.

Bitki Hücresine Farklı Bir Bakış

Bu derinlemesine anlayış, bize bitkilere farklı bir gözle bakma imkanı sunar. Bir yaprağa baktığınızda, artık sadece yeşil bir yüzey görmeyeceksiniz. Onun içinde milyarlarca küçük kloroplastın güneş enerjisini nasıl yakaladığını, her birinin nasıl glikoz ve oksijen ürettiğini hayal edeceksiniz. Ve yine, bitkinin her bir hücresindeki mitokondrilerin, bu glikozu nasıl parçalayarak ATP ürettiğini, bitkinin büyümesi, yeni çiçekler açması için nasıl enerji sağladığını düşüneceksiniz. Bu, sadece bir biyoloji dersi değil, aynı zamanda doğanın sürdürülebilir yaşam döngüsünün en temel ve en etkileyici örneklerinden biridir.

Umarım bu açıklamalar ve görseller, bitki hücresindeki kloroplast-mitokondri enerji akışını zihninizde tam olarak oturtmanıza yardımcı olmuştur. Bu mikroskobik mucizeyi anlamak, doğanın büyüklüğünü ve karmaşıklığını bir kez daha takdir etmemizi sağlar. Başarılar dilerim!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Sevgili bitki dostları ve bilim meraklıları,

Bitki hücresindeki enerji döngüsünün, fotosentez ve hücresel solunum gibi iki devasa süreci bir araya getirme noktasındaki kafa karışıklığınızı çok iyi anlıyorum. Türkiye'nin önde gelen bitki fizyolojisi uzmanlarından biri olarak, bu konuda size yalnız olmadığınızı ve bu karmaşık görünen dansı aslında ne kadar zarif ve mükemmel bir entegrasyon olarak görebileceğimizi göstermek isterim.

Fotosentez ve hücresel solunum konularını ayrı ayrı öğrenmek kolaydır; biri güneş ışığını kullanarak besin üretirken, diğeri bu besinleri parçalayarak enerji açığa çıkarır. Ama "bir bitki hücresinde bu ikisi nasıl kusursuzca birbirini tamamlar?" sorusu, işte orada biraz duraksarız. Özellikle madde ve enerji transferini görselleştirmekte zorlanmanız çok doğal. Gelin, bu enerji akışını adeta bir hikaye gibi anlatalım ve kilit mekanizmaları, özetleyici bakış açılarını birlikte keşfedelim.

Bitki Hücresindeki Büyük Senfoni: Neden İki Şef Var?

Bitki hücrelerini bir şehir gibi düşünün. Bu şehir, yaşamını sürdürebilmek, büyüyebilmek ve işlevlerini yerine getirebilmek için sürekli enerjiye ihtiyaç duyar. Şehrin iki ana enerji yönetim birimi var: Kloroplast ve Mitokondri. Bu ikisi, birbirinden bağımsız çalışmak yerine, adeta bir senfoni orkestrasındaki gibi mükemmel bir uyum içinde, birbirini tamamlayarak çalışırlar.

Kloroplast: Güneş Enerjisini Kimyasal Altına Çeviren Fabrika

Kloroplast, bitki hücresinin güneş enerjisi yakalama ve depolama uzmanıdır. Yeşil rengiyle de bilinen bu organel, adeta güneş panelleriyle dolu dev bir fabrikayı andırır.

  • Ne Yapar? Güneş ışığını kullanarak atmosferdeki karbondioksit (CO2) ve topraktan aldığı suyu (H2O) birleştirir. Bu sihirli süreç sonunda ne mi üretir? Glikoz (C6H12O6) yani bitkinin temel besin maddesi ve uzun vadeli enerji deposu ile bizim için hayati öneme sahip oksijen (O2).
  • Enerji Formu: Kloroplast, güneş enerjisini glikozun kimyasal bağlarında depolar. Glikoz, bitkinin "biriktirdiği para" gibidir; hemen harcamaz, ihtiyaç anında kullanmak üzere saklar. Kloroplast kendi içinde bir miktar ATP ve NADPH üretse de, bu enerjinin çoğu fotosentezin devamı ve glikoz üretimi için kullanılır. Hücrenin diğer anlık enerji ihtiyaçları için bu ATP yeterli değildir.
  • Benim Deneyimimden: Laboratuvarda bitkilerin ışık altında nasıl daha hızlı büyüdüğünü, daha canlı bir yeşile büründüğünü gözlemlemek, kloroplastın ne kadar aktif ve üretken olduğunu her defasında bana hatırlatır. Özellikle genç fidelerin ilk yapraklarını açtığı an, adeta bir enerji fabrikasının üretime başladığını görmek gibidir.

Mitokondri: Glikozu Nakit Paraya Çeviren Banka

Mitokondri ise hücrenin enerji dönüştürme ve kullanıma sunma merkezidir. Onu, kloroplastın ürettiği glikozu alıp, hücrenin anlık ihtiyaçları için kolayca harcayabileceği "nakit para"ya (ATP'ye) çeviren bir banka gibi düşünebiliriz.

  • Ne Yapar? Kloroplastın ürettiği glikozu ve havadan aldığı veya kloroplastın ürettiği oksijeni (O2) kullanır. Bu karmaşık süreç sonunda glikozu parçalayarak hücrenin anlık enerji birimi olan ATP (Adenozin Trifosfat) üretir. Bu süreçte yan ürün olarak karbondioksit (CO2) ve su (H2O) açığa çıkar.
  • Enerji Formu: Mitokondri, glikozun kimyasal bağlarındaki enerjiyi, hücrenin büyüme, gelişme, madde taşıma gibi tüm yaşamsal faaliyetleri için doğrudan kullanabileceği ATP formuna dönüştürür.
  • Deneyimimden: Soğuk bir kış gününde bitkinin hayatta kalma mücadelesini düşünün. Fotosentez yavaşlamış, belki durma noktasına gelmiş. İşte o anlarda mitokondri, bitkinin kloroplast tarafından depolanmış glikoz rezervlerini kullanarak ATP üretir, bitkinin metabolik faaliyetlerini sürdürmesini sağlar. Bu, mitokondrinin 7/24 kesintisiz çalışan bir enerji santrali olduğunu kanıtlar.

Kilit Mekanizma: İki Yönlü Mükemmel Bir Otoyol

İşte geldik can alıcı noktaya: Bu iki organel arasındaki madde ve enerji transferi, adeta mükemmel planlanmış, iki yönlü bir otoyol gibi işler.

Madde Akışı (Fiziksel Transfer):

  1. Kloroplasttan Mitokondriye:
    Glikoz: Kloroplastın güneş ışığıyla ürettiği glikoz, bitkinin besinidir. Bu glikozun bir kısmı bitkinin nişasta olarak depolanmasına giderken, büyük bir kısmı da enerjiye ihtiyaç duyan mitokondriye gönderilir.
    Oksijen (O2): Fotosentezin bir yan ürünü olan oksijen, mitokondrinin hücresel solunum yapması için hayati önem taşır. Mitokondri, glikozu yakmak için bu oksijeni kullanır.
    Görselleştirme:* Kloroplastın glikoz ve oksijen dolu kamyonları mitokondriye doğru yola çıktığını hayal edin.

  2. Mitokondriden Kloroplasta:
    Karbondioksit (CO2): Mitokondrinin glikozu parçalaması sonucunda açığa çıkan karbondioksit, kloroplast için vazgeçilmez bir ham maddedir. Kloroplast, bu CO2'yi yeni fotosentez döngülerinde kullanır.
    Su (H2O): Yine hücresel solunumun bir yan ürünü olan su da, kloroplast tarafından fotosentezde kullanılabilir.
    Görselleştirme:* Mitokondriden çıkan karbondioksit ve su yüklü kamyonlar ise kloroplasta geri dönüyor. Bu, kapalı döngü bir geri dönüşüm sistemi gibidir.

Enerji Akışı (Dönüşüm ve Kullanım):

Enerji akışı, maddelerin hareketinden daha soyut ama daha kritiktir.

  • Güneş Enerjisi (Işık) → Kloroplast → Glikoz (Kimyasal Bağ Enerjisi): Kloroplast, dışarıdan gelen ışık enerjisini alıp, onu glikoz moleküllerinin içine "hapseder". Bu, uzun vadeli, stabil bir enerji depolama şeklidir.
  • Glikoz (Kimyasal Bağ Enerjisi) → Mitokondri → ATP (Anlık Kullanılabilir Enerji): Mitokondri ise bu depolanmış enerjiyi (glikozu), hücrenin anlık, acil ihtiyaçları için kullanabileceği "nakit para" olan ATP'ye dönüştürür. ATP, bitkinin büyüme, besin taşıma, protein sentezi gibi tüm hücresel işleri için doğrudan yakıttır.

Kilit özetleyici bakış açısı: Kloroplast "yapıcı"dır; enerjiyi alır, depolar. Mitokondri "yıkıcı"dır (ama iyi anlamda); depolanan enerjiyi parçalar, anlık kullanıma sunar. Bu iki organel, birbirlerinin atık ürünlerini ham madde olarak kullanarak mükemmel bir simbiyotik döngü oluşturur. Sanki bir fabrika, diğer fabrikanın atığını kendi üretimi için kullanıyor gibi.

Neden Bu Kadar Karmaşık? Bir Bitki Neden Her İkisini De İster?

Bu soru, kafa karışıklığını gidermenin en önemli adımlarından biridir. Neden kloroplast her şeyi kendi başına yapmıyor ya da neden mitokondri doğrudan güneş enerjisini kullanamıyor?

  1. Enerji Depolama ve Anlık Kullanım Farkı:
    Kloroplastın ürettiği ATP, esas olarak fotosentezdeki glikoz sentez reaksiyonları için kullanılır ve kısa ömürlüdür. Hücrenin tüm diğer faaliyetleri için gerekli olan ATP'yi doğrudan sağlayamaz.
    Glikoz ise stabil, yoğun bir enerji deposudur. Bitki onu günler, haftalar, hatta aylar boyunca depolayabilir (nişasta olarak). Mitokondri, bu glikozu ihtiyaç duyulduğunda, kontrollü bir şekilde parçalayarak ATP'ye dönüştürür.

  2. Gündüz/Gece Döngüsü ve Enerji Sürekliliği:
    Kloroplast sadece gündüzleri, güneş ışığı varken çalışabilir. Gece olduğunda, fotosentez durur.
    Mitokondri ise 7/24 aralıksız çalışır. Bitki geceleyin de nefes alır, büyür, köklerini toprağa salar, çiçek açar. Bu süreçler için sürekli ATP'ye ihtiyaç duyar. Geceleyin, kloroplasttan glikoz akışı kesildiğinde, bitki gündüz depoladığı glikozları kullanarak mitokondrileri aracılığıyla enerji üretir. Bu, adeta bir akü görevi görür.

  3. Farklı Hücresel İhtiyaçlar:
    Bitkinin her hücresi fotosentez yapmaz. Kök hücreleri, gövdenin iç kısımları, çiçekler, meyveler... Bu kısımların hiçbiri doğrudan güneş ışığı alamaz veya kloroplast içermez. Ancak hepsi enerjiye (ATP'ye) ihtiyaç duyar.
    İşte burada mitokondri devreye girer. Fotosentez yapan yaprak hücrelerinde üretilen glikoz, bitkinin diğer kısımlarına taşınır ve oradaki mitokondriler tarafından enerjiye dönüştürülür. Bu, bir şehrin merkezi elektrik santralinden tüm mahallelere enerji dağıtması gibidir.

Deneyimden Bir Bakış: Pratik Örnekler ve Gözlemlerim

Yıllarca bitkilerle çalışırken, bu döngünün ne kadar hayati olduğunu pek çok kez gözlemleme fırsatım oldu:

  • Bir Ağacın Büyümesi: Yeni bir fidanın devasa bir ağaca dönüşmesi, milyarlarca hücrenin bölünmesi, büyümesi ve farklılaşması demektir. Her bir adım, muazzam miktarda ATP gerektirir. Bu ATP, kloroplastın glikoz üretimi ve mitokondrinin bu glikozu parçalamasıyla sürekli sağlanır. Özellikle hızlı büyüme dönemlerinde, bu iki organel arasındaki iş birliği zirveye çıkar.
  • Meyve Olgunlaşması: Yeşil bir elmanın kıpkırmızı ve tatlı bir hale gelmesi, büyük bir enerji yatırımı gerektirir. Kloroplast, meyve ilk oluştuğunda enerji deposunu (şekerleri) üretirken, olgunlaşma sürecinde mitokondriler devreye girerek bu şekerleri parçalar, renklendirici pigmentlerin sentezi, aroma oluşumu gibi karmaşık biyokimyasal reaksiyonlar için gerekli ATP'yi sağlar.
  • Bitkinin Stres Yanıtı: Kuraklık, hastalık veya aşırı sıcaklık gibi stres koşullarında bitkiler, hayatta kalmak için metabolizmalarını hızla ayarlamak zorunda kalır. Bu ayarlamalar için ek ATP'ye ihtiyaç duyulur. Mitokondri, bu acil enerji ihtiyacını karşılamak için glikoz rezervlerini daha hızlı kullanır. Bu durum, bu iki organelin sadece rutinde değil, kriz anlarında da ne kadar entegre çalıştığını gösterir.

Kilit Mesaj ve Görselleştirme İpuçları

Eğer bu enerji akışını zihninizde netleştirmekte hala zorlanıyorsanız, size iki basit görselleştirme ipucu verebilirim:

  1. Bir Nefes Alma ve Verme Döngüsü Gibi Düşünün: Bitki, dışarıdan CO2 alıp O2 verir (fotosentez, kloroplast). Sonra kendi içinde O2 alıp CO2 verir (hücresel solunum, mitokondri). Bu iki süreç, hem atmosferle hem de hücrenin kendi içinde sürekli bir "nefes alıp verme" hali yaratır.

  2. Çift Yönlü Bir Bant Konveyörü:
    Bir tarafta kloroplastlar, güneşten enerji alıp glikoz ve oksijen üretiyor, bunları bir banttan mitokondrilere gönderiyor.
    Diğer tarafta mitokondriler, bu glikoz ve oksijeni kullanıp ATP üretiyor ve yan ürün olarak karbondioksit ile suyu aynı banttan kloroplastlara geri gönderiyor.
    * Bu bant sürekli hareket halinde ve bitkinin hayatta kalması için asla durmamalı.

Umarım bu kapsamlı açıklama, kloroplast ve mitokondri arasındaki enerji akışını daha bütünsel ve anlaşılır bir şekilde görselleştirmenize yardımcı olmuştur. Bu iki organel, bitki hücresinin yaşam senfonisinin ayrılmaz iki parçasıdır ve birbirleri olmadan ne bitki ne de ekosistemimiz bugünkü halini alabilirdi.

Daha derin sorularınız olursa çekinmeyin, bilgi paylaşmak için buradayım.

Saygılarımla,

[Uzman Adınız/Unvanınız - Örneğin: Dr. Aylin Deniz, Bitki Biyokimyası Uzmanı]

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

11,892 soru

21,496 cevap

22 yorum

171 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 24
0 Üye 24 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 16924
Dünkü Ziyaretler: 7758
Toplam Ziyaretler: 5724629

Son Kazanılan Rozetler

meryem_bulut Bir rozet kazandı
süleyman_Şahin Bir rozet kazandı
mehmet_kaya Bir rozet kazandı
meryem_bulut Bir rozet kazandı
efe_acar Bir rozet kazandı
...