Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF), Türkiye'nin en aktif ve tektonik açıdan en önemli yapılarından biridir. Yaklaşık 1200 kilometre uzunluğundaki bu sağ yanal atımlı fay sistemi, doğuda Bingöl Karlıova'dan başlayıp batıda Marmara Denizi'ne kadar uzanır.
Fay hattı, Karlıova'dan sonra batıya doğru ilerlerken, sırasıyla Erzincan Ovası'nı kat eder. Erzincan, tarihi boyunca KAF'ın yıkıcı etkilerini en çok hisseden şehirlerden biridir. Buradan sonra fay hattı, Sivas'ın Suşehri ilçesi üzerinden geçer, Tokat'ın güneyinden, özellikle Reşadiye-Niksar-Erbaa hattından devam eder. Amasya'nın Merzifon ilçesinin kuzeyinden ve Çorum'un Osmancık civarından geçerek Bolu'ya doğru yönelir.
Bu noktadan itibaren fay hattı daha yoğun nüfuslu bölgelerden geçer:
KAF'ın en kritik ve güncel tartışmaların odağında olan bölümü Marmara Denizi içindeki kollarıdır. Sakarya'dan sonra fay hattı iki ana kola ayrılır:
Şunu çok iyi bilmelisin ki, KAF tek bir düz çizgi değil, segmentli ve yer yer kollara ayrılan karmaşık bir sistemdir. Özellikle Marmara Denizi içindeki bu kollanma ve fay segmentlerinin her birinin ayrı ayrı deprem üretme potansiyeli, yerel risk değerlendirmelerini hayati kılar. Benim yıllardır sahadaki tecrübemden yola çıkarak söyleyebilirim ki, şehir planlaması yapılırken, özellikle İstanbul gibi büyük metropollerde, sadece genel fay hattının geçtiği yerlere değil, fayın hangi segmentlerinin hangi bölgenin altından veya çok yakınından geçtiğini detaylı olarak incelemek ve buna göre imar ve kentsel dönüşüm kararları almak zorundasın. Her bir segmentin geçmiş deprem davranışı, kayma hızı ve gerilim birikimi farklılık gösterebilir. Bu yüzden "fay hattı tam olarak nereden geçiyor?" sorusuna tek bir kesin çizgiyle cevap vermek yanıltıcı olabilir; onun yerine aktif tektonik zon olarak düşünmelisin.