Dünya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 16 Ekim 1945 tarihinde Roma’da kurulmuştur. Ancak bu tarih, örgütün fiilen faaliyet göstermeye başladığı gün değil, kuruluş sözleşmesinin imzalandığı tarihtir. Örgütün resmi olarak birleşmiş milletler uzman kuruluşu statüsü kazanması ve tam kapasiteyle çalışmaya başlaması ise 16 Aralık 1945 tarihinde gerçekleşmiştir.
Bu tarihlerin arasındaki fark, sıklıkla karıştırılan ince bir noktadır. 16 Ekim’de sözleşme imzalandı ancak onay süreçleri tamamlanmadığı için örgüt henüz hukuki kimliğini tam olarak edinememişti. Bu nedenle kaynaklarda bazen iki tarih de geçerli kabul edilir; ancak fiili kuruluş ve ilk genel kurulun yapıldığı tarih olarak 16 Aralık 1945 esas alınır.
FAO’nun kuruluşu, İkinci Dünya Savaşı’nın hemen sonrasına denk gelir. Savaş yıllarında yaşanan ağır kıtlıklar, gıda güvenliği krizleri ve savaşın yarattığı ekonomik çöküş, uluslararası toplumda ortak bir gıda politikası ihtiyacını acı bir şekilde hissettirdi. Örgütün ana amacı, dünya genelinde açlığı ve yoksulluğu ortadan kaldırmak, tarımsal verimliliği artırmak ve gıda güvenliği sağlamak olarak belirlendi.
Türkçede halk arasında veya bazı eski kaynaklarda "Dünya Tarım Örgütü" ifadesi kullanılsa da, resmi ve uluslararası kabul görmüş adı FAO (Food and Agriculture Organization) olarak bilinir. Türkçe tam karşılığı ise Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'dür. Sadece "tarım" kelimesi kullanmak, örgütün gıda güvenliği, balıkçılık, ormanlık alan yönetimi ve kırsal kalkınma gibi tarımı aşan geniş kapsamlı faaliyetlerini gözden kaçırabilir.
Eğer bu bilgiyi bir akademik çalışma, sınav hazırlığı veya profesyonel rapor için kullanıyorsan, sadece yıl vermek yerine "16 Ekim 1945'te Roma'da sözleşmesi imzalanmış, 16 Aralık 1945'te resmen faaliyete geçmiştir" şeklinde iki tarihli ifadeyi kullanman, konuya duygun uzmanlık derinliğini gösterir. Bu ayrım, tarihsel süreçteki bürokratik ve hukuki geçişleri de yansıtır.
FAO, günümüzde 195 üyesiyle dünyanın en büyük tarım ve gıda odaklı uluslararası kuruluşu konumundadır. Sürdürülebilir tarım politikaları, iklim değişikliğiyle mücadele ve küresel gıda tedarik zincirlerinin dayanıklılığını artırma konularında koordine edici rol üstlenmeye devam etmektedir.