menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
Başkalaşım (Metamorfik) Taşlar nedir?
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

3 Cevap

more_vert
Başkalaşım (Metamorfik) Taşlar, öncelikle magmatik ve tortul kayaçların, yüksek sıcaklık ve basınç altında fiziksel ve kimyasal değişimler geçirerek başka bir kaya türüne dönüştüğü kayaçlardır. Bu değişimler, kayaçların kristallerinin yeniden düzenlenmesi, mineral bileşenlerinin değişmesi ve kimyasal bileşimlerinin farklılaşması yoluyla gerçekleşir.

Başkalaşım Taşları, genellikle yüksek basınç ve sıcaklık altında oluşurlar. Bu nedenle, yer kabuğunun altında derinliklerde bulunabilirler. Basınç ve sıcaklık, kayaçların içindeki minerallerin yeniden kristalleşmesine neden olur ve bu da kayaçların fiziksel özelliklerinde değişikliklere yol açar.

Başkalaşım Taşları, öncelikle üç ana gruba ayrılır: şistler, gnayslar ve mermerler.

Şistler, öncelikle kil mineralleri ve mika gibi tabakalı mineraller içeren ince taneli kayaçlardır. Şistler, yüksek basınç ve sıcaklık altında oluşur ve genellikle tabakalı bir yapıya sahiptir. Şistler, genellikle tortul kayaçların başkalaşımı sonucu oluşur, ancak magmatik kayaçların başkalaşımı sonucu da oluşabilirler.

Gnayslar, granit gibi magmatik kayaçların başkalaşımı sonucu oluşan yüksek dereceli metamorfik kayaçlardır. Gnayslar, şistlerden daha büyük kristaller içerir ve genellikle bantlı bir yapıya sahiptir. Gnayslar, granit ve diğer magmatik kayaçlar gibi daha büyük mineraller içerir ve daha yüksek sıcaklık ve basınç altında oluşurlar.

Mermerler, kalker ve dolomit gibi tortul kayaçların başkalaşımı sonucu oluşan metamorfik kayaçlardır. Mermerler, yüksek sıcaklık ve basınç altında oluşur ve genellikle kristal yapıya sahiptir. Mermerler, yapı malzemesi olarak kullanılan popüler bir taş türüdür.

Başkalaşım Taşları, aynı zamanda dünyanın pek çok yerinde bulunabilirler. Örneğin, Himalayalar ve Alpler, yüksek dereceli başkalaşım taşları açısından oldukça zengindir. Ayrıca, bazı başkalaşım taşları, özellikle mermer, heykel yapımı için popüler bir malzeme olarak kullanılır.

Sonuç olarak, Başkalaşım Taşları, yüksek sıcaklık ve basınç altında fiziksel ve kimyasal değişimler geçirerek magmatik ve tortul kayalardan farklı bir kaya türüne dönüşen kayaçlardır. Bu taşlar, şistler, gnayslar ve mermerler gibi farklı türlerde bulunabilirler ve dünyanın pek çok yerinde bulunurlar. Başkalaşım Taşları, heykel yapımı ve yapı malzemeleri gibi farklı amaçlar için kullanılan popüler bir taş türüdür.
Fikirlerin serbest, bilginin sınırsız olduğu yer
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Merhaba sevgili doğa ve bilim meraklıları,

Bugün, yeryuvarının derinliklerinde, muazzam bir dönüşümün sessiz tanıkları olan, adeta yeniden doğmuş taşlardan, yani Başkalaşım (Metamorfik) Taşlar'dan bahsedeceğiz. Türkiye'nin dört bir yanında, dağların zirvelerinden şehirlerimizin temellerine kadar uzanan bu eşsiz taşlar, gezegenimizin dinamik gücünün somut birer kanıtıdır. Bir jeolog olarak, bu taşların hikayesini dinlemek, milyarlarca yıllık bir maceraya tanık olmak gibidir. Gelin, bu büyülü dünyaya birlikte adım atalım.

Başkalaşım Taşları Nedir? Yeryüzünün Sessiz Dönüşümü

Adından da anlaşılacağı gibi, başkalaşım (metamorfik) taşlar, mevcut kayaçların, yeryüzünün derinliklerindeki yüksek sıcaklık ve yüksek basınç koşulları altında veya kimyasal olarak aktif akışkanların etkisiyle fiziksel ve kimyasal değişime uğraması sonucu oluşur. Onlar ne volkanlardan fışkıran erimiş magmanın katılaşmasıyla oluşan püskürük (magmatik) taşlar gibidir, ne de milyonlarca yıl süren birikimle oluşan tortul (sedimanter) taşlar gibidir. Başkalaşım taşları, zaten var olan bir kayacın (ki bu bir püskürük, tortul hatta bir başka başkalaşım taşı olabilir) tamamen yeni bir forma bürünmüş halidir.

Düşünün ki, bir hamur parçasını fırına atıp farklı bir şeye dönüştürmek gibi... Ama burada fırın, gezegenimizin içidir ve ısı ile basınç öylesine büyüktür ki, kayaçların mineralleri yeni minerallere dönüşür, kristalleri büyür, hatta tamamen farklı bir dokuya bürünür. Bu süreç, taşların kimyasal yapısını değiştirmeden fiziksel yapısını değiştirebilir veya hem fiziksel hem de kimyasal yapısını baştan aşağı yeniden düzenleyebilir.

Bu Dönüşüm Nasıl Gerçekleşir? Yeryüzünün Fırını ve Presi

Metamorfizmanın (başkalaşımın) ardında üç temel güç yatar:

  1. Isı: Yeryüzünün derinliklerine indikçe sıcaklık artar. Derinlere gömülen kayaçlar, magmatik intrüzyonlarla temas edenler veya tektonik plakaların çarpışma bölgelerindeki sürtünme nedeniyle oluşan ısı, taşların kristal yapılarını yeniden düzenlemesine neden olur. Mineraller, düşük sıcaklıkta kararlı olmayan formlarından ayrışıp, yüksek sıcaklıkta daha kararlı olan yeni mineraller oluşturur.
  2. Basınç: Tıpkı sıcaklık gibi, basınç da derinliklere doğru artar. Üzerindeki binlerce metre kayaç tabakasının ağırlığı, kayaçları devasa bir pres gibi sıkıştırır. Özellikle tektonik plakaların birbirine çarpışmasıyla oluşan dağ sıraları (örneğin Himalaya veya Alp dağları gibi), kayaçları muazzam yatay ve dikey kuvvetler altında bırakır. Bu basınç, minerallerin yeniden yönlenmesine ve yeni dokuların oluşmasına yol açar.
  3. Kimyasal Olarak Aktif Akışkanlar: Genellikle sıcak su formunda olan bu akışkanlar, kayaçların çatlakları ve gözenekleri arasında dolaşarak içerdikleri çözünmüş mineralleri taşır. Bu akışkanlar, metamorfizma sürecini hızlandırabilir, kayaç içindeki minerallerle reaksiyona girerek yeni minerallerin oluşumuna katkıda bulunabilir veya mevcut minerallerin kimyasal bileşimini değiştirebilir.

Bu üç faktörün birleşimiyle, kayaçlar adeta "evrim geçirerek" başkalaşım taşlarına dönüşür.

Metamorfik Taşları Nasıl Tanırız? Dokular ve Kimlikler

Başkalaşım taşlarını tanımanın en önemli yollarından biri, onların dokusal özelliklerine bakmaktır. Özellikle basıncın etkisiyle oluşan iki ana doku tipi vardır:

  • Folyasyonlu (Yapraklı/Şistoz): Bu taşlar, basınca dik yönde hizalanmış yassı veya uzun mineraller nedeniyle tabakalı veya çizgili bir görünüme sahiptir. Sanki bir kitap gibi yaprak yaprak ayrılabilirler. Bu, özellikle tektonik plakaların çarpışması gibi bölgesel metamorfizmanın tipik bir sonucudur. Folyasyonun derecesine göre farklı isimler alırlar:
    • Kayraktaşı (Slate): En düşük metamorfizma derecesine sahip, ince, pürüzsüz folyasyonludur. Kolayca ince levhalar halinde ayrılabilir.
    • Şist (Schist): Daha yüksek metamorfizma derecesiyle oluşur. Mineraller daha irileşmiş ve gözle görülebilir hale gelmiştir. Özellikle mika minerallerinin yoğunluğu nedeniyle parlak, pul pul bir yüzeye sahiptir.
    • Gnays (Gneiss): En yüksek metamorfizma derecesinde oluşur. Açık ve koyu renkli minerallerin bantlar halinde ayrıldığı belirgin bir şeritlenme (gneissik bantlanma) gösterir.
  • Folyasyonsuz (Yapraksız): Bu taşlar, ya tek yönde güçlü bir basınç etkisine maruz kalmadıkları için ya da içerdikleri minerallerin (örneğin kuvars veya kalsit) yassı veya uzun yapıda olmadığı için belirgin bir tabakalanma göstermezler. Genellikle homojen, granüler bir dokuya sahiptirler.
    • Mermer (Marble): Kireçtaşının metamorfizmasıyla oluşur.
    • Kuvarsit (Quartzite): Kumtaşının metamorfizmasıyla oluşur.

Türkiye'den Gerçek Örnekler ve Günlük Hayattaki Yeri

Türkiye, jeolojik çeşitliliği sayesinde başkalaşım taşları açısından oldukça zengindir. Günlük hayatımızda onların izlerine sıklıkla rastlarız:

  • Mermer (Marble): Eminim hepiniz mermere aşinasınızdır. Denizli, Afyonkarahisar ve Muğla gibi şehirlerimiz, dünya çapında ünlü mermer yataklarına sahiptir. Evlerimizdeki mutfak tezgahlarından banyolarımıza, tarihi camilerimizin, heykellerin ve anıtların görkemli sütunlarına kadar pek çok yerde karşımıza çıkar. Kireçtaşının yüksek ısı ve basınç altında yeniden kristalleşmesiyle oluşur; bu sayede daha yoğun, daha dayanıklı ve o eşsiz estetik görünüme kavuşur. Antik dönemlerden günümüze mimarinin vazgeçilmezidir.
  • Kuvarsit (Quartzite): Özellikle inşaat sektöründe, dayanıklılığı ve aşınma direnci nedeniyle tercih edilir. Kumtaşının metamorfizmasıyla oluşur ve içerdiği kuvars minerallerinin kenetlenmesiyle son derece sert bir yapı kazanır. Özellikle yol yapımında, agregalarda ve bazı özel yapı malzemelerinde kullanılır. Bir şantiye alanında gördüğünüz sert, açık renkli, camsı görünümlü bir taş parçası kuvarsit olabilir.
  • Kayraktaşı (Slate): Özellikle Karadeniz bölgemizdeki geleneksel evlerin çatılarında ve bazı doğal görünümlü bahçe düzenlemelerinde sıkça kullanılır. Şeyl gibi ince taneli tortul kayaçların düşük dereceli metamorfizmasıyla oluşur ve ince levhalar halinde ayrılabilme özelliği sayesinde çatı kaplamaları, yer döşemeleri ve duvar panelleri için idealdir. Onun o doğal, rustik dokusu, bulunduğu ortama ayrı bir hava katar.

Neden Önemliler? Jeolojinin Hikaye Anlatıcıları

Başkalaşım taşları, sadece estetik güzellikleri veya ticari değerleri yüzünden önemli değildir. Onlar, jeolojik tarihin sessiz tanıklarıdır:

  • Yer Bilimsel Değerleri: Yeryüzünün derinliklerindeki sıcaklık ve basınç koşulları hakkında bize paha biçilmez bilgiler verirler. Bir bölgedeki metamorfik taşların türü ve derecesi, o bölgenin geçmişteki tektonik faaliyetleri, dağ oluşum süreçleri ve derinlik koşulları hakkında ipuçları sunar. Onlar, gezegenimizin iç işleyişinin birer kaydıdır.
  • Ekonomik Değerleri: İnşaat, mimari ve dekorasyon sektörlerinde kullanılan değerli yapı malzemeleridir. Dayanıklılıkları, estetik görünümleri ve işlenebilirlikleri onları vazgeçilmez kılar.
  • Sanatsal ve Kültürel Değerleri: Tarih boyunca heykeltıraşların ve mimarların ilham kaynağı olmuş, medeniyetlerin sanatsal ifadelerine ve kalıcı yapılarına imza atmışlardır.

Sonuç: Dönüşümün Büyüsü

Sevgili dostlar, başkalaşım taşları, gezegenimizin nefes kesen gücünü, sürekli hareket halinde olan kabuğunun gizemini gözler önüne seren somut kanıtlardır. Onlar, milyonlarca yıllık süreçlerin, devasa kuvvetlerin ve akıl almaz değişimlerin hikayesini taşır. Bir mermer tezgahına dokunduğunuzda, bir kayrak çatısına baktığınızda ya da bir kuvarsit parçasını elinize aldığınızda, aslında yeryüzünün derinliklerinde yaşanan o muazzam dönüşümün bir parçasına dokunduğunuzu unutmayın.

Bu taşlar bize, en derinlerdeki baskının ve ateşin bile, güzellik ve dayanıklılıkla sonuçlanabilecek bir dönüşüm potansiyeli taşıdığını fısıldar. Jeolojinin bu büyülü köşesini keşfetmeye devam etmek dileğiyle, doğayla kalın!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Merhaba değerli okuyucularım, jeolojinin büyüleyici dünyasına hoş geldiniz! Ben, yıllarını yer kabuğunun derinliklerindeki sırları çözmeye adamış bir uzman olarak, bugün size kayaların belki de en gizemli ve en dönüştürücü hikayesini anlatacağım: Başkalaşım (Metamorfik) Taşlar. Bu taşlar, adeta tabiatın bir heykeltıraş gibi çalıştığı, milyonlarca yıl süren bir sabır ve güçle yeryüzünün en sıradan malzemelerini bile eşsiz sanat eserlerine dönüştürdüğü bir sürecin ürünleridir.

Başkalaşım Taşları: Yer Kabuğunun Gizemli Dönüşümleri

Peki, nedir bu başkalaşım taşları? Aslında bu kelimenin kökeni, Yunanca "meta" (değişim) ve "morph" (şekil) kelimelerinin birleşiminden gelir: şekil değiştiren. Yani başkalaşım taşları, var olan herhangi bir kayaç (tortul, magmatik veya başka bir başkalaşım kayacı) yüksek sıcaklık, yüksek basınç ve kimyasal olarak aktif akışkanların etkisiyle, erime noktasına ulaşmadan mineralojik ve yapısal olarak değişime uğramasıyla oluşan kayaçlardır.

Tıpkı mutfakta bir hamurun fırında ısı ve basınçla bambaşka bir ürüne (ekmek veya kurabiye) dönüşmesi gibi, yerin altında da kayaçlar adeta bir "pişirme ve sıkıştırma" sürecinden geçer. Bu süreç, kayacın içindeki minerallerin yeniden kristalleşmesine, yeni minerallerin oluşmasına ve hatta kayacın genel dokusunun ve yapısının tamamen değişmesine yol açar. Bu dönüşüm öyle sessiz ve derindir ki, her bir başkalaşım taşı, yerkabuğunun milyonlarca yıllık evrimine dair bize çok önemli ipuçları fısıldar.

Dönüşümün Kimyası: Nasıl Oluşurlar?

Başkalaşım sürecini tetikleyen üç ana faktör vardır:

  1. Sıcaklık: Magmanın yükselmesiyle temas eden kayaçlar veya yer kabuğunun derinliklerine gömülen kayaçlar yüksek sıcaklıklara maruz kalır. Bu sıcaklık, mevcut minerallerin kararsız hale gelmesine ve yeni, daha stabil minerallere dönüşmesine neden olur. Bir volkanik patlama veya magmanın yüzeye yakın yerlere sokulması, çevresindeki kayaçları adeta fırında pişirir gibi dönüştürebilir.
  2. Basınç: Tektonik plakaların çarpışması sonucu dağ oluşumu gibi süreçlerde veya binlerce metre derinliğe gömülen kayaçlar üzerinde muazzam bir ağırlık baskısı oluşur. Bu basınç, kayaçtaki minerallerin sıkışmasına, düzensiz şekilli tanelerin daha kompakt ve yönlenmiş hale gelmesine yol açar. Bir kayacın üzerindeki basınç o kadar büyük olabilir ki, içindeki mineralleri adeta bir pres altında ezerek yeniden düzenler.
  3. Aktif Akışkanlar (Sıvılar ve Gazlar): Yeraltı suları ve magmatik kökenli akışkanlar, sıcaklık ve basınç altında kayaçların içindeki kimyasal reaksiyonları hızlandıran birer katalizör görevi görürler. Bu akışkanlar, minerallerden bazı elementleri çözüp taşıyabilir veya yeni elementler ekleyerek kayacın kimyasal bileşimini dahi değiştirebilirler. Bu, adeta kayacın "kan dolaşımı" gibi çalışır ve dönüşümü derinden etkiler.

Bu üç faktörün kombinasyonu ve yoğunluğu, oluşan başkalaşım kayacının türünü ve özelliklerini belirler.

Her Yerin Altında Bir Hikaye Var: Başkalaşım Türleri

Başkalaşım taşlarını genel olarak iki ana gruba ayırabiliriz:

  1. Yapraklanmalı (Foliasyonlu) Başkalaşım Taşları: Bu taşlar, minerallerin yüksek basınç altında düzlemsel bir şekilde hizalanmasıyla karakterize edilir. Bu hizalanma, kayaca şeritli veya yapraklı bir görünüm verir.
    Arduvaz (Slate): Kiltaşı gibi ince taneli tortul kayaçların düşük dereceli başkalaşımıyla oluşur. Kolayca ince plakalar halinde ayrılabilir ve çatılarda, yer döşemelerinde kullanılır. Ülkemizde özellikle bazı bölgelerde çatı kaplama malzemesi olarak karşımıza çıkabilir.
    Şist (Schist): Arduvazdan daha yüksek dereceli başkalaşım görmüş, belirgin, parlak mika pulları içeren bir kayaçtır. Çoğunlukla dağlık bölgelerde, arazi çalışmalarımda karşılaştığım, ışıl ışıl parlayan yüzeyleriyle dikkat çeker.
    * Gnays (Gneiss): Yüksek dereceli başkalaşım sonucu oluşan, belirgin, kalın bantlı ve genellikle feldspat, kuvars ve mika mineralleri içeren bir kayaçtır. Granitin metamorfize olmuş hali gibi düşünülebilir. Türkiye'deki tektonik olarak aktif bölgelerde, özellikle Toroslar gibi eski masiflerde bu tür kayaçlara sıkça rastlarız.

  2. Yapraklanmasız (Foliasyonsuz) Başkalaşım Taşları: Bu taşlar, tek bir mineral türünden oluştuğu veya minerallerin rasgele dağılım gösterdiği durumlarda yapraklanma göstermezler.
    Mermer (Marble): Kireçtaşı veya dolomitin başkalaşımıyla oluşur. Kalsit minerallerinin yeniden kristalleşmesiyle ortaya çıkan bu taş, parlak yüzeyi ve estetik görünümüyle inşaat ve heykelcilikte vazgeçilmezdir. Beyazından pembesine, yeşilinden siyahına kadar bin bir renkte karşımıza çıkar. Türkiye, özellikle Muğla, Afyon, Denizli gibi illeriyle dünyaca ünlü mermer yataklarına sahiptir. Topkapı Sarayı'nda, Ayasofya'da ya da modern binaların ihtişamlı lobilerinde yürürken altınızdaki mermerin milyonlarca yıllık bir dönüşümün eseri olduğunu düşünmek, ona farklı bir gözle bakmanızı sağlar.
    Kuvarsit (Quartzite): Kumtaşı gibi kuvarsça zengin tortul kayaçların başkalaşımıyla oluşur. Son derece sert ve dayanıklıdır, bu yüzden aşınmaya karşı dirençli olduğu yerlerde kullanılır. Mutfak tezgahlarından zemin kaplamalarına kadar birçok alanda karşımıza çıkar.

Gözümden Kaçmayanlar: Türkiye'den ve Dünyadan Örnekler

Bir jeolog olarak arazi çalışmalarımda sayısız başkalaşım taşına tanıklık ettim. Türkiye, jeolojik açıdan genç ve dinamik bir ülke olması nedeniyle, bu tür kayaçların farklı türlerine ev sahipliği yapar. Örneğin, Ege ve Akdeniz bölgelerindeki masiflerde gördüğümüz gnays ve şistler, bize bölgenin milyonlarca yıl önceki tektonik hareketliliğini fısıldar. Muğla'nın o bembeyaz, pırıl pırıl mermerleri, geçmişteki okyanus tabanlarında birikmiş kireçtaşı yataklarının yerin derinliklerinde nasıl bir "başkalaşım fırınından" geçtiğinin en güzel kanıtıdır.

Sadece ülkemizde değil, dünyanın dört bir yanında başkalaşım taşları medeniyetlerin inşasında ve sanatında kilit rol oynamıştır. Antik Yunan heykelleri, Roma tapınakları, Hindistan'daki Taj Mahal gibi yapılar, mermerin estetik ve dayanıklılığının zamana meydan okuyan birer simgesidir.

Peki, Neden Bu Kadar Önemliler?

Başkalaşım taşları sadece güzel oldukları için değil, aynı zamanda bilimsel ve ekonomik açıdan da büyük öneme sahiptir:

  • Yer Kabuğunun Tarihi: Bu taşlar, oluşum koşulları sayesinde bize geçmişteki jeolojik süreçler, kıtaların hareketi, dağ oluşumları ve yerkabuğunun derinliklerindeki sıcaklık ve basınç değişimleri hakkında bilgi verir. Her biri, Dünya'nın büyük ve uzun hikayesinin bir sayfasıdır.
  • Ekonomik Değer: Mermer, kuvarsit gibi başkalaşım taşları inşaat sektöründe, süs eşyalarında ve sanat eserlerinde yaygın olarak kullanılır. Ayrıca, bazı başkalaşım süreçleri değerli minerallerin (örneğin granat, zümrüt gibi değerli taşlar veya bazı metalik cevherler) oluşumuna da katkıda bulunabilir.
  • Çevresel Göstergeler: Başkalaşım derecesi, bir bölgenin jeotermal potansiyeli veya tektonik aktivite seviyesi hakkında da fikir verebilir.

Siz de Fark Edin: Başkalaşım Taşlarını Tanımanın İpuçları

Bir sonraki doğa yürüyüşünüzde veya bir mimari yapıyı incelerken, başkalaşım taşlarını fark etmek için şu ipuçlarına dikkat edebilirsiniz:

  • Bantlaşma veya Yapraklanma: Taşın yüzeyinde belirgin şeritler, katmanlar veya minerallerin paralel dizilimi var mı? Bu, foliasyonlu bir başkalaşım kayacı olma ihtimalini güçlendirir.
  • Kristal Yapı: Minerallerin boyutları ve şekilleri nasıl? Örneğin, mermerdeki kalsit kristalleri genellikle gözle görülebilir büyüklüktedir ve birbirine kenetlenmiş bir yapıdadır.
  • Sertlik ve Yoğunluk: Başkalaşım taşları genellikle ana kayalarına göre daha sert ve yoğundur.
  • Ortam: Dağlık, tektonik olarak aktif bölgeler veya magmatik intrusionsların yakınları, başkalaşım taşlarını bulmak için iyi yerlerdir.

Son Sözler: Bir Dönüşüm Öyküsü

Gördüğünüz gibi, başkalaşım taşları sadece birer kaya parçası değil, yer kabuğunun derinliklerinde yaşanan muazzam güçlerin, sıcaklıkların ve zamanın sessiz tanıklarıdır. Onlar, jeolojinin bize sunduğu en güzel dönüşüm hikayelerinden biridir. Bir sonraki sefere bir mermer tezgahı gördüğünüzde veya bir dağ yolunda şist katmanlarına rastladığınızda, bu taşların milyonlarca yıl süren bir evrimin ve dönüşümün eseri olduğunu hatırlayın. Her bir taşın anlatacak bir hikayesi vardır, yeter ki dinlemeyi bilelim.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

8,570 soru

15,681 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 30
0 Üye 30 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 1837
Dünkü Ziyaretler: 10503
Toplam Ziyaretler: 4432637

Son Kazanılan Rozetler

volkan_güneş Bir rozet kazandı
ayşe_aydin Bir rozet kazandı
volkan_güneş Bir rozet kazandı
yusuf_kurt Bir rozet kazandı
cem_kaya Bir rozet kazandı
...