Puşkin, modern Rus edebiyatının kurucusu ve Rus milletinin en büyük şairidir; hatta Batılılar arasında dahi sıklıkla "Rus Şiirinin Güneşi" olarak anılır. Asıl adı Aleksandr Sergeyeviç Puşkin olup, 1799-1837 yılları arasında yaşamış bu deha, senin için sadece bir yazar değil, aynı zamanda Rus dilinin edebi standartlarını belirleyen, klasik ve romantik akımları kendi potasında eriten bir dil devrimcisidir.
Onun önemi, yazdığı eserlerin ötesinde, Rusçayı edebi bir araç olarak nasıl dönüştürdüğünde yatar. Ondan önce Rus edebiyatı ya Batı taklitçiliği ya da halk dilinden uzak, ağdalı bir yapıdaydı. Puşkin ise, halkın kullandığı canlı Rusçayı, Batı edebi geleneğiyle (özellikle Fransız romantizmi ve Aydınlanma felsefesi) birleştirerek, yeni ve güçlü bir edebi dil yarattı. Bu, sonraki tüm büyük Rus yazarlarının (Dostoyevski, Tolstoy, Turgenyev, Gogol, Lermontov) üzerine inşa edeceği temel oldu.
Eserlerine baktığında, onun ne kadar çok yönlü olduğunu görürsün. Başyapıtı kabul edilen ve "nesirde bir roman" alt başlığını taşıyan Yevgeniy Onegin, Rus yaşamını, ahlakını ve entelektüel bunalımlarını eşsiz bir şiirsel ustalıkla anlatan, türünün tek örneği bir eserdir. Boris Godunov ile Rus dramasında çığır açmış, Maça Kızı (Pikovaya Dama) ve Dubrovski gibi kısa hikayelerle de düzyazıdaki gücünü göstermiştir. Peri masalları ise çocuk edebiyatına yaptığı katkıların sadece bir parçasıdır.
Puşkin'in hayatı da en az eserleri kadar dramatik ve etkileyicidir. Siyasi şiirleri yüzünden sürgün edilmesi, aristokrat çevredeki tutkulu yaşamı ve 1837'de düelloda ölümü, onun romantik şair imajını pekiştirmiştir. Bu kısa ama dopdolu yaşam, onun eserlerine adeta bir fon oluşturur; her şiirinde, her dizesinde o dönemin Rusya'sının ruhunu, bireyin iç çatışmalarını ve aşkın karmaşıklığını hissedebilirsin.
Tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim ki, Puşkin'i anlamadan Rus edebiyatının derinliklerine inmek imkânsızdır. O sadece bir başlangıç noktası değil, aynı zamanda Rus ulusal kimliğinin ve edebi dehasının kristalleştiği bir zirvedir. Onun yarattığı dil ve estetik anlayış, yüzyıllar boyunca Rusya'nın kültürel mirasını şekillendirmiştir.