menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
Fitne sokmak ne demektir?
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

3 Cevap

more_vert
Birilerinin arasını bozmaya çalışmak demektir
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Fitne Sokmak Ne Demektir? İlişkilere ve Topluma Sızan Görünmez Zehir

Merhaba değerli okuyucularım,

Bugün size toplumumuzun ve insan ilişkilerimizin kanayan yaralarından birini, belki de en sinsi olanını anlatmak istiyorum: Fitne sokmak. Bu kavram, çoğumuzun kulağına çalınmıştır; belki bir aile ortamında, belki bir iş yerinde, belki de daha geniş sosyal çevremizde… Peki, fitne sokmak tam olarak ne anlama gelir? Sadece dedikodu yapmak mıdır, yoksa çok daha derin ve yıkıcı etkileri olan bir eylem midir? Gelin, bu önemli konuyu birlikte, derinlemesine inceleyelim.

Fitne Nedir? Kapsamlı Bir Bakış

Türkçemize Arapçadan geçmiş olan "fitne" kelimesi, aslında çok geniş bir anlam yelpazesine sahiptir. Kökeninde "imtihan", "sınav", "karışıklık", "düzensizlik", "ayrılık" gibi anlamlar barındırır. Halk arasında ise genellikle insanlar arasına nifak tohumları ekmek, arayı açmak, kötü sözlerle veya asılsız iddialarla birilerini birbirine düşürmek olarak kullanılır. Ancak fitne sokmak, basit bir dedikodudan çok daha fazlasıdır; çoğu zaman bilinçli bir kötü niyetle veya amaçla yapılan, zarar vermeye odaklı bir manipülasyon biçimidir.

Fitne sokan kişi, doğrudan ve şeffaf iletişim kurmak yerine, gizli yollarla hareket eder. Amacı, mevcut durumu bozmak, huzuru kaçırmak ve insanların birbirine olan güvenini sarsmaktır. Bunu yaparken genellikle şunları kullanır:

  • Çarpıtılmış bilgiler: Gerçekleri kendi çıkarlarına göre eğip bükmek.
  • Asılsız iddialar: Hiçbir dayanağı olmayan yalanlar ve iftiralar.
  • Gizli mesajlar ve imalar: Doğrudan suçlamak yerine, ima yoluyla şüphe uyandırmak.
  • Önyargıları körüklemek: Var olan ayrılıkları veya farklılıkları abartarak çatışma yaratmak.
  • Sırları ifşa etmek: Güveni kötüye kullanarak başkalarının özel bilgilerini yaymak.

Aslında fitne sokmak, bir nevi psikolojik savaştır diyebiliriz. Hedefindeki kişilerin veya grupların birbirine olan inancını zayıflatmayı, onları parçalamayı ve böylece kendi amaçlarına ulaşmayı hedefler.

Fitne Neden Ortaya Çıkar? Kaynakları Anlamak

Bir insan neden fitne sokma ihtiyacı hisseder? Bu sorunun cevabı genellikle insan psikolojisinin karmaşık derinliklerinde yatar. İşte fitne sokmanın ardında yatan başlıca motivasyonlar:

1. Kıskançlık ve Haset

Belki de en yaygın nedenlerden biridir. Bir başkasının başarısını, mutluluğunu, ilişkilerini çekemeyen kişiler, bu durumu bozmak için fitneye başvurabilirler. Kendileri ulaşamadıkları şeye başkalarının da sahip olmasını istemezler.

2. Güç ve Kontrol Arzusu

Bazı insanlar, bir ortamda söz sahibi olmak, olayları kendi lehlerine çevirmek veya başkalarını kontrol etmek için fitneyi bir araç olarak kullanır. İnsanları birbirine düşürerek zayıflatır ve kendileri için alan açarlar.

3. Kişisel Çıkar Sağlama

Fitne, bazen maddi veya manevi bir çıkar elde etmek için kullanılır. Örneğin, bir terfi için rakibini kötülemek, bir projenin başarısızlığını başkasına yüklemek veya belirli bir grubun dağılmasını sağlayarak kendi grubunu güçlendirmek gibi.

4. Ego ve Kibir

Kendini sürekli olarak başkalarından üstün gören, eleştirmeyi seven ve sürekli haklı çıkma ihtiyacı hisseden kişiler de fitneye eğilimli olabilir. Başkalarını kötüleyerek veya küçük düşürerek kendi egolarını tatmin ederler.

5. İletişim Eksikliği ve Yanlış Anlaşılmalar

Her ne kadar fitnenin çoğu kasıtlı olsa da, bazen yanlış anlaşılan bir söz veya eksik bilgi, istemeden de olsa fitneye yol açabilir. Bu durum, özellikle insanlar arasında doğrudan ve açık iletişimin eksik olduğu ortamlarda daha sık görülür.

6. Boş Vakit ve Dedikodu Kültürü

Bazı ortamlarda, insanların boş vakitlerini dedikodu yaparak geçirmesi, fitneye zemin hazırlar. Sürekli başkaları hakkında konuşma ihtiyacı, doğru olsun olmasın, yeni bilgiler üretmeye ve yaymaya neden olabilir.

Fitne Nerelerde Karşımıza Çıkar? Gerçek Hayattan Örnekler

Fitne, hayatın her alanında, her an karşımıza çıkabilir. İşte size birkaç somut örnek:

İş Hayatı

  • Örnek 1: Bir proje ekibinde, Ahmet ile Ayşe çok uyumlu çalışırken, Mehmet, Ayşe hakkında "Ahmet'i kendi çıkarları için kullanıyor, projenin tüm yükünü ona yıkıyor" gibi asılsız dedikodular yayarak aralarını açmaya çalışabilir. Mehmet'in amacı, belki de projenin liderliğini ele geçirmektir. Sonuç: Ekip içinde güven sarsılır, motivasyon düşer, projenin verimliliği azalır.
  • Örnek 2: Bir terfi döneminde, adaylardan biri diğer aday hakkında üst yönetime, o adayın geçmişte yaptığı küçük bir hatayı abartarak veya yanlış lanse ederek bilgi sızdırabilir. Amacı, rakibini gözden düşürüp kendi şansını artırmaktır.

Aile ve Sosyal Çevre

  • Örnek 1: İki kardeşin arasına, üçüncü bir akraba girerek birinin diğerine "Aslında senin hakkında böyle düşünüyor, sana hiç değer vermiyor" gibi laflar taşıyabilir. Bu tür fitneler, yıllarca sürecek küslüklere, aile bağlarının kopmasına neden olabilir. Benim bizzat şahit olduğum bir olayda, iki kardeş yıllarca bir araya gelmedi, sadece üçüncü bir şahsın taşıdığı yalan yanlış bilgiler yüzünden. Gerçek ortaya çıktığında ise çok geçti.
  • Örnek 2: Bir arkadaş grubunda, grubun bir üyesi, diğer ikisinin arasında olan samimi bir konuşmayı çarpıtarak diğer arkadaşlara anlatabilir. Bu, o iki arkadaşın diğerlerinden soyutlanmasına veya grupta bölünmeler yaşanmasına yol açabilir.

Dijital Dünya ve Sosyal Medya

  • Örnek: Sosyal medyada bir influencer veya ünlü hakkında asılsız iddialar yaymak, iftira atmak veya fotoğraflarını manipüle ederek itibarını zedelemeye çalışmak. Bu tür dijital fitneler, anında geniş kitlelere ulaşarak büyük zararlara yol açabilir. Yorumlar, gönderiler ve paylaşımlar yoluyla yayılan yalan haberler, toplumsal kutuplaşmayı artırabilir.

Fitneyi Tanıma Kılavuzu: İşaretler ve Uyarılar

Peki, fitneyi nasıl fark edersiniz? İşte dikkat etmeniz gereken bazı önemli işaretler:

  • Üçüncü Şahıslar Üzerinden Gelen Bilgiler: Birisi size, doğrudan ilgili kişiden duymadığınız, "falanca şöyle dedi", "filanca senin hakkında böyle konuşuyordu" gibi bilgilerle geliyorsa dikkatli olun.
  • Kanıt Sunulmaması: İddialar havada kalıyor, somut bir kanıt veya kaynak gösterilmiyorsa şüphelenin.
  • Duygusal Tepkiler Yaratma Çabası: Fitneci, sizi kızdırmaya, üzmeye veya hayal kırıklığına uğratmaya çalışır. Amacı, duygusal tepkilerinizi kullanarak mantığınızı devre dışı bırakmaktır.
  • İnsanları Gruplara Ayırma: "Biz ve onlar" söylemini sıkça kullanır, belirli kişileri dışlamaya veya ötekileştirmeye çalışır.
  • Gizlilik ve Fısıltılar: Bilgiyi açıkça değil, gizlice, fısıltılarla veya "sadece sana söylüyorum" diyerek yayar.

Fitneden Korunma Yolları: Savunma Kalkanları Oluşturmak

Fitne, karşımıza çıktığında bizi incitmese de, ilişkilerimizi ve çevremizi zehirleyebilir. Bu yüzden kendimizi ve sevdiklerimizi korumak çok önemli. İşte size pratik öneriler:

  1. Doğrudan İletişim Kurun: Birisi size başkası hakkında olumsuz bir bilgi getirdiğinde, o bilgiyi taşıyana inanmak yerine, doğrudan ilgili kişiyle konuşun. "Duydum ki..." diye başlamak yerine, "Seninle önemli bir konuda konuşmak istiyorum" diyerek şeffaf bir iletişim kurun. Bu, çoğu fitnenin önünü kesecektir.
  2. Bilgiyi Sorgulayın ve Doğrulayın: Duyduğunuz her şeyi doğru kabul etmeyin. Bilginin kaynağını, güvenilirliğini sorgulayın. "Bunu kim söyledi?", "Bunu nereden biliyorsun?", "Bu bilginin doğruluğundan emin misin?" gibi sorular sorun.
  3. Dedikoduya Prim Vermeyin: Fitneye en iyi cevap, ona kulak asmamaktır. Dedikodu ortamlarından uzak durun, fitneci kişilerin size getirdiği bilgilere değer vermeyin ve asla başkalarına taşımayın.
  4. Sınırlar Koyun: Fitneci kişilere karşı net sınırlar çizin. "Bu tür konuları konuşmak istemiyorum" veya "Lütfen başkaları hakkında bu şekilde konuşma" gibi ifadelerle tavrınızı net bir şekilde belirtin.
  5. Empati ve Anlayış Geliştirin: Bazen insanlar, kendileri de farkında olmadan fitneye alet olabilirler. Her durumda hemen yargılamak yerine, anlamaya çalışın. Ancak kasıtlı kötü niyet varsa mesafenizi koruyun.
  6. Pozitif Bir Ortam Yaratın: Kendi çevrenizde güveni, şeffaflığı ve dürüstlüğü teşvik eden bir kültür oluşturun. İnsanların birbirine destek olduğu, olumlu iletişimin güçlü olduğu ortamlar, fitnenin yeşermesine izin vermez.

Fitnenin Uzun Vadeli Bedeli: Yıkımın Gölgesi

Fitne, kısa vadede küçük bir rahatsızlık gibi görünse de, uzun vadede yol açtığı yıkım çok büyüktür.

  • Güven Kaybı: İlişkilerin temelidir güven. Fitne, bu temeli sarsar ve insanları birbirine şüpheyle yaklaştırmaya iter.
  • Motivasyon Düşüklüğü: Özellikle iş ortamında fitne, çalışma motivasyonunu düşürür, verimliliği azaltır ve çalışanların huzurunu kaçırır.
  • Toplumsal Kutuplaşma: Büyük ölçekte fitne, toplumda gruplar arası ayrışmayı, düşmanlığı ve nefreti körükler.
  • Huzursuzluk ve Mutsuzluk: Fitnenin olduğu bir ortamda kimse kendini güvende ve mutlu hissedemez.

Unutmayın, fitne, bir alev gibidir; küçük bir kıvılcımla başlar ama kontrol edilmezse her şeyi yakıp küle çevirebilir.

Sonuç

Fitne sokmak, kısacası insanlar arasına güvensizlik, düşmanlık ve ayrılık tohumları ekmek demektir. Bu, bireysel ilişkilerden toplumsal dinamiklere kadar her alanda yıkıcı sonuçlar doğurabilen, sinsi ve tehlikeli bir eylemdir.

Uzman bir bakış açısıyla söyleyebilirim ki, fitneye karşı en güçlü silahımız farkındalık, doğrudan iletişim, sorgulayıcı düşünce ve güvene dayalı ilişkiler kurma çabasıdır. Kendimizi ve çevremizi bu görünmez zehirden korumak, hepimizin sorumluluğundadır. Gelin, daha dürüst, daha şeffaf ve daha güven dolu ilişkiler kurarak fitneye geçit vermeyelim. Unutmayalım ki, yapıcı eleştiriler ve açık tartışmalar her zaman değerliyken, gizli kapaklı, yıkıcı niyetli her türlü eylemden uzak durmak, sağlıklı bir yaşamın anahtarıdır.

Sevgi ve saygılarımla,

[Uzman Adınız/Unvanınız]

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Fitne Sokmak Ne Demektir? Toplumsal Dokuyu Koruma Rehberi

Merhaba değerli okuyucularım,

Bugün, Türkçe'nin en derinlikli ve maalesef sıkça karşılaştığımız kavramlarından biri üzerine konuşacağız: "Fitne sokmak." Bu ifadeyi duyduğunuzda belki aklınıza hemen dedikodu, iftira gibi şeyler geliyor. Ancak fitne, çok daha geniş, çok daha yıkıcı bir alanı kapsayan, toplumsal dokumuzun en büyük düşmanlarından biridir. Bir uzman olarak yıllardır gözlemlediğim, analiz ettiğim ve üzerine düşündüğüm bu konuyu, hem profesyonel hem de samimi bir dille, tüm boyutlarıyla ele almak istiyorum.

Fitne Sokmak: Kelimenin Ötesinde Bir Anlam

Türk Dil Kurumu'na göre fitne; "karışıklık, kargaşa, anarşi; ara bozuculuk, karışıklık çıkarma" gibi anlamlara gelir. Ancak günlük dildeki karşılığı ve kültürel derinliği, bu tanımların çok ötesindedir. Fitne sokmak, basitçe iki kişi arasına nifak tohumları ekmek değil, bireysel ilişkilerden aile bağlarına, komşuluktan ulusal birliğe kadar her türlü sosyal yapıyı içeriden çürütme girişimidir.

Fitne, genellikle bir amaca hizmet eder: Bölmek, parçalamak, zayıflatmak ve en nihayetinde kontrol etmek ya da yok etmek. Bu, bazen kişisel kıskançlık ve hasetle başlar, bazen de daha büyük, organize kötü niyetlerin bir aracı olur. İşte bu yüzden fitne, sadece bir "söz" ya da "eylem" olmaktan öte, yıkıcı bir "niyet" ve "stratejidir."

Fitnenin Çok Katmanlı Yüzleri

Fitne, tek tip bir tehdit değildir; farklı maskelerle, farklı ortamlarda karşımıza çıkar:

  • Bireysel ve İlişkisel Fitne: En sık karşılaştığımız türdür. İki arkadaşın arasını açmak, eşleri birbirine düşürmek, aile bireylerini kışkırtmak... Genellikle dedikodu, yalan yanlış bilgilerle beslenir. "Duydun mu, Ayşe senin hakkında ne demiş?" cümlesiyle başlayan ve masum görünen nice sohbetler, aslında fitne ateşini körükleyebilir.
  • Toplumsal Fitne: Mahallede, işte, okulda veya sivil toplum kuruluşlarında bir grubu diğerine karşı kışkırtma. Çıkarları uğruna insanları birbirine düşürmek, farklılıkları kaşıyarak kutuplaşma yaratmak bu kategoriye girer. "Onlar, bizden farklı düşünüyor, bize düşmanlar" söylemleri bu tür fitnenin temelini oluşturur.
  • Siyasal ve Dini Fitne: Belki de en tehlikeli olanıdır. Toplumun farklı kesimlerini siyasi ya da ideolojik görüş ayrılıkları üzerinden birbirine düşürmek, mezhep ve inanç farklılıklarını körükleyerek çatışma ortamı yaratmak, birlik ve beraberliği dinamitlemek... Bu tür fitne, maalesef tarihimizde ve günümüzde birçok acı olayın kaynağı olmuştur.

İnsanlar Neden Fitne Sokar? Motivasyonlar ve Amaçlar

"Peki, insanlar neden böyle bir şeye girişir?" diye düşünebilirsiniz. Bu sorunun cevabı tekil değildir:

  1. Kişisel Çıkarlar: Belki bir mevki, belki bir maddi kazanç, belki de sadece ilgi çekme arzusu... Fitne yoluyla rakipleri saf dışı bırakma, kendilerine alan açma peşinde olabilirler.
  2. Kıskançlık ve Haset: Başkasının başarısı, mutluluğu ya da sahip olduğu bir şey, bazı insanlarda hazımsızlık yaratır. Bu durum, o kişiyi veya ilişkiyi zedeleyerek kendi içlerindeki boşluğu doldurma çabasına dönüşebilir.
  3. Güç ve Kontrol Arzusu: İnsanlar arasındaki ilişkileri manipüle ederek, bilgi akışını kontrol ederek veya anlaşmazlıklar yaratarak kendilerine bir nevi "güç" devşirmek isteyebilirler.
  4. Cehalet ve Farkındalıksızlık: Bazen de kötü niyet olmadan, sadece düşüncesizlikten, laf taşıma hevesinden veya söylediklerinin sonuçlarını hesaplayamamaktan kaynaklanır. Bu kişiler, farkında olmadan fitneye zemin hazırlayabilirler.
  5. Psikolojik Sorunlar: Bazı durumlarda ise kişi, kendi içindeki boşlukları, tatminsizlikleri veya travmaları başkalarının huzurunu bozarak dindirmeye çalışır. Bu tür davranışlar profesyonel yardım gerektirebilir.

Fitneyi Tanımak: İşaretler ve Uyarılar

Peki, çevremizde fitne sokma eğiliminde olanları veya fitne ortamını nasıl fark edebiliriz? İşte size bazı ipuçları:

  • Aşırı Dedikodu ve Laf Taşıma: Özellikle sizin yanınızda olmayan biri hakkında sürekli olumsuz konuşan veya size başkalarından duydukları "gizli" bilgileri aktaran kişilere dikkat edin. Bu bilgiler genellikle çarpıtılmış veya eksiktir.
  • Kutuplaştırıcı Dil: "Onlar" ve "biz" ayrımı yapan, farklılıkları vurgulayarak düşmanlık yaratan söylemler.
  • Kışkırtma ve Provokasyon: İnsanları bilinçli olarak öfkelendirmeye, tartışmaya sevk etmeye çalışan tavırlar.
  • Doğrulanamayan Bilgiler: Size sunulan bilgilerin kaynağını sormak, teyit etmek istediğinizde kaçamak cevaplar vermek veya "bana öyle dendi" demek.
  • Güvensizlik Yaratma: Sizinle bir başkasının arasını açmak için sürekli "O sana güvenmiyor", "Seni sevmiyor" gibi telkinlerde bulunmak.

Unutmayın, fitneci kişi genellikle iki yüzlüdür; bir tarafa farklı, diğer tarafa farklı görünür.

Fitnenin Yıkıcı Etkileri: Toplumsal Dokumuz Nasıl Zarar Görür?

Fitnenin en büyük zararı, güveni yok etmesidir. Güven olmadan sağlam bir ilişki, güçlü bir aile, uyumlu bir toplum inşa etmek mümkün değildir. Fitne sokmanın sonuçları şunlardır:

  • İlişkilerin Kopması: Arkadaşlıklar biter, aileler dağılır, eşler ayrılır.
  • Duygusal Yıpranma: İnsanlar arasında şüphe, öfke, kırgınlık ve hüzün hakim olur. Bu durum, bireylerin ruh sağlığını olumsuz etkiler.
  • Toplumsal Çatışma: Büyük ölçekte fitne, kutuplaşmayı artırır, toplumsal barışı zedeler ve hatta fiziksel çatışmalara zemin hazırlayabilir.
  • Verimlilik Kaybı: İş yerlerinde veya herhangi bir kurumda fitne ortamı, çalışanların motivasyonunu düşürür, işbirliğini engeller ve genel verimliliği azaltır.
  • Yalnızlık ve İzole Olma: Fitnenin yaydığı şüphe ve güvensizlik ortamında insanlar birbirlerinden uzaklaşır, yalnızlaşır.

Gerçek hayattan bir örnek vermek gerekirse; küçük bir kasabada yıllarca süren bir komşuluk ilişkisi, bir kişinin "Falanca sizin hakkınızda iyi şeyler söylemiyor, evinize göz koymuş" gibi asılsız bir laf taşımasıyla bir anda düşmanlığa dönüşebilmişti. Halbuki gerçekte böyle bir durum yoktu, tamamen yanlış anlaşılma ve manipülasyonla yaratılan bir fitneydi bu. O kasabanın sosyal dokusu uzun süre bu olaydan etkilendi.

Fitneye Karşı Korunma Yolları: Sağduyu ve Farkındalık Kalkanı

Peki, bu kadar yıkıcı bir güce karşı ne yapabiliriz? Kendimizi ve çevremizi nasıl koruyabiliriz?

  1. Sorgulayın ve Teyit Edin: Size birisi hakkında bir bilgi geldiğinde hemen inanmayın. Kaynağını sorun, mümkünse olayın diğer tarafıyla konuşarak teyit edin. "Duyduklarınızı araştırın, gördüğünüzü anlayın."
  2. Empati ve Sağduyu: Olaylara farklı açılardan bakmaya çalışın. Birilerinin size anlattığı bir olayı, diğer tarafın perspektifinden de değerlendirin. Belki de bir yanlış anlaşılma veya çarpıtma vardır.
  3. Sınırlarınızı Çizin: Size sürekli olumsuz dedikodu getiren veya fitneye zemin hazırlayan kişilere karşı net bir duruş sergileyin. "Bu konuları konuşmak istemiyorum" diyerek sohbeti kesin.
  4. Şeffaf İletişim: Olası bir yanlış anlaşılma durumunda, doğrudan ilgili kişiyle konuşmaktan çekinmeyin. "Senin hakkında böyle bir şey duydum, bunun doğrusu nedir?" diye sormak, fitnenin büyümesini engeller.
  5. Önyargıdan Uzak Durun: İnsanlara etiket yapıştırmaktan veya genelleme yapmaktan kaçının. Herkesin kendi hikayesi, kendi motivasyonu vardır.
  6. Toplumsal Duyarlılık: Fitneye karşı sadece kendimizi değil, çevremizi de korumak bizim sorumluluğumuzdur. Bir fitne ortamı oluştuğunu gördüğünüzde, pasif kalmak yerine yapıcı bir şekilde müdahale etmeye çalışın. Belki de arabuluculuk yaparak, doğruyu ortaya çıkararak fitnenin önüne geçebilirsiniz.
  7. Affedici Olun (Ancak Gerekli Dersleri Çıkarın): Fitneye kurban giden veya fitne sokan birine karşı affedici olmak, kendi iç huzurunuz için önemlidir. Ancak bu, aynı hataların tekrar etmesine izin vermek anlamına gelmez.

Sonuç: Fitnesiz Bir Yaşam Mümkün!

Değerli dostlar, "fitne sokmak" kavramını tüm derinliğiyle inceledik. Gördük ki, bu sadece bir kelime değil, ilişkilerimizi, ailemizi, toplumumuzu tehdit eden ciddi bir tehlike. Ancak çaresiz değiliz. Farkındalık, eleştirel düşünme, empati ve güçlü iletişimle fitnenin yayılmasını engelleyebiliriz.

Unutmayın, bizler bir topluluğun parçasıyız ve birbirimize kenetlenmek zorundayız. Fitne, bu kenetlenmeyi çözmeye çalışan sinsi bir düşmandır. Gelin, her birimiz, çevremizdeki fitne tohumlarına karşı uyanık olalım, barışın, sevginin ve güvenin filizlenmesi için çaba gösterelim. Unutmayalım ki, güçlü ve huzurlu toplumlar, ancak fitneden arındırılmış, karşılıklı saygı ve anlayışla beslenmiş ilişkiler üzerine inşa edilebilir.

Sevgi ve saygılarımla,

[Uzman Adınız/Unvanınız - Okuyucuya hitap eden bir kapanış]

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
4 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
6 cevap

10,890 soru

20,594 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 37
0 Üye 37 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 899
Dünkü Ziyaretler: 8101
Toplam Ziyaretler: 5314471

Son Kazanılan Rozetler

cem_Çetin Bir rozet kazandı
mehmet_kaya Bir rozet kazandı
ayşe_aydin Bir rozet kazandı
İbrahim_kaplan Bir rozet kazandı
Ömer_Çelik Bir rozet kazandı
...