Muhibbi mahlası, Türk edebiyatında birden fazla önemli şaire ait olabilecek bir isim olmakla birlikte, en yaygın ve bilinen karşılığı Muhibbi Feyzi’dir. Ancak edebi kaynaklarda bu mahlası kullanan başka isimler de geçtiğinden, bağlama dikkat etmek gerekir.
Osmanlı döneminin ünlü şairlerinden Muhibbi Feyzi (1570–1613), bu mahlasın en güçlü temsilcisidir. Genellikle sadece "Muhibbi" olarak anılır. Özellikle gazel ve kaside türlerinde büyük bir ustalık göstermiştir. Divan edebiyatının "Tasavvufi aşk" ve "Dünyevi aşk" arasındaki ince çizgisini çok iyi işleyen şairlerden biridir.
Edebiyat tarihçiliğinde mahlas çakışmaları sık görülür. Bu nedenle şu isimleri de göz önünde bulundurmak faydalı olur:
Muhibbi’nin şiirlerinde klasik divan şairlerinin sık sık dile getirdiği "aşkın acısı" teması, daha derinlikli ve felsefi bir boyut kazanır. Mesela, sevgilinin yüzü ile ilahi aşk arasındaki bağı kurarken kullandığı metaforlar, onu döneminin en çok okunan isimlerinden biri yapmıştır.
Eğer bir sınav sorusu, edebiyat tarihi ödevi veya sohbet esnasında bu isimle karşılaşırsan, yanıtını şu şekilde netleştir:
"Klasik Türk edebiyatında Muhibbi mahlası, en belirgin şekilde 16. yüzyılın sonu ve 17. yüzyılın başında yaşamış Muhibbi Feyzi’ye aittir. O, özellikle gazellerindeki derin tasavvufi muhteva ve zarif üslubu ile tanınır."
Bu şekilde hem ana kaynağı verirsin hem de olası karışıklıklara karşı bilgi derinliğini göstermiş olursun. Mahlas, şairin ruhsal durumunu, kişiliğini ve şiirsel tavrını yansıttığı için, Muhibbi’nin "sevgili olan, seven" anlamına gelen bu ismi, onun şiirlerindeki aşk odağıyla da doğrudan örtüşmektedir.