"El altından" ifadesi, bir şeyin gizlice, açıkça değil, resmi olmayan yollarla ve çoğunlukla yasa dışı, ahlaki olmayan veya en azından usulsüz bir biçimde yapıldığını anlatan güçlü bir deyimdir. Bu ifade, yapılan eylemin veya verilen bir şeyin gözlerden uzak tutularak, görünürde olmadan, sanki bir elin altında saklanarak gerçekleştirilmesi fikrinden türemiştir.
Bu deyimin taşıdığı ana anlamlar ve çağrışımlar şunlardır:
Burada önemli bir ayrım var: Bir şeyi gizli yapmak ile el altından yapmak arasında ciddi bir fark bulunur. Gizli yapılan her şey "el altından" olmayabilir; örneğin, doğum günü sürprizi de gizlidir ama "el altından" değildir. "El altından" yapılması, eylemin açığa çıktığında yaptırımla karşılaşılacak, hukuki sonuçları olacak veya en azından toplum nezdinde hoş karşılanmayacak bir nitelik taşıdığını kuvvetle belirtir. Bu nedenle bu ifade, genellikle bir şikayet, bir ifşa, bir dedikodu veya bir uyarı bağlamında kullanılır.
Kendi sektör tecrübelerime dayanarak şunu net bir şekilde söyleyebilirim: Bir piyasada ya da kurumda "el altından işler döndüğü" konuşuluyorsa, orada şeffaflık eksikliği, hesap verebilirlik sorunları ve yasalara aykırı, etik dışı uygulamaların yaygın olduğu demektir. Bu durum, hem o piyasanın adil rekabet ortamını bozar hem de nihayetinde toplumsal güveni zedeler. Örneğin, "el altından yapılan ihaleler," kamu kaynaklarının doğru kullanılmadığına ve usulsüzlük yapıldığına kesin bir işarettir. Bu tür durumlar, ciddi hukuki ve itibar riskleri barındırır.