Merhaba değerli okuyucularım,
Bugün kliniğime gelen veya internet üzerinden bana ulaşan birçok kişinin merak ettiği, zaman zaman beni dahi gülümseten ama aslında ardında ciddi bir kaygıyı barındıran bir konuya değineceğiz: Sol göz seğirmesi hangi hastalığın belirtisidir?
Bu soruyu duyduğumda, aslında sizlerin zihninden geçenleri çok iyi anlıyorum. Göz seğirmesi dediğimiz bu durum, hayatımızın bir döneminde hepimizin deneyimlediği, anlık rahatsız edici ama genellikle çabuk geçen bir his. Özellikle de "sol göz" vurgusu, toplumumuzdaki bazı inanışlarla da harmanlanmış, merak uyandıran bir detay. Gelin, bu konuyu bir uzman gözüyle, en anlaşılır ve kapsamlı haliyle ele alalım.
Öncelikle, göz seğirmesi, tıbbi adıyla "miokimi" veya "blefarospazm"ın daha hafif formları olarak bilinen, göz kapağını hareket ettiren kasların istemsiz ve tekrarlayıcı kasılmasıdır. Bu, göz kapağınızın üstünde veya altında hafif bir titreme, bir atma hissi olarak ortaya çıkar. Genellikle gözünüzün sadece tek bir kısmını etkiler ve çoğunlukla zararsızdır.
Peki neden özellikle "sol göz"? Türk kültüründe ve diğer birçok kültürde, sağ göz seğirmesi genellikle iyiye, paraya veya mutluluğa yorulurken, sol göz seğirmesi genellikle olumsuzluklara, kedere veya kötü haberlere işaret ettiğine inanılır. İşte tam da bu yüzden, sol gözü seğiren kişilerde bir kaygı, "acaba kötü bir şey mi olacak?" veya "bir hastalığın habercisi mi?" düşüncesi uyanır.
Ancak bir uzman olarak, yıllar içinde edindiğim tecrübeyle şunu net bir şekilde ifade edebilirim: Tıbbi açıdan, göz seğirmesinin sol veya sağ gözde meydana gelmesi, altta yatan nedeni veya ciddiyetini değiştirmez. Yani, eğer bir hastalığın belirtisi ise, bu durumun sol veya sağ gözde olması, o hastalığın türünü farklı kılmaz. Bizim için önemli olan, seğirmenin karakteri, süresi ve eşlik eden diğer belirtilerdir.
Kliniğime gelen ve göz seğirmesi şikayetiyle başvuran hastaların %90'ından fazlasında, altta yatan ciddi bir sorun bulunmaz. Genellikle bu durum, günlük yaşamın getirdiği bazı faktörlerden kaynaklanır. İşte en sık karşılaştığım nedenler:
Belki de en yaygın neden budur. Yoğun bir iş temposu, sınav dönemi, kişisel sorunlar veya uykusuzluk... Vücudunuz stres altındayken, sinir sisteminiz aşırı uyarılabilir. Bu da göz kapaklarındaki hassas kasların istemsizce kasılmasına yol açabilir. Bir dönem çok yoğun çalıştığım ve uykusuz kaldığım bir hafta, benim de sol gözüm günlerce seğirmişti. Ne zaman iyi bir uyku uyusam, ertesi gün geçtiğini fark ettim.
Sabahları kahve olmadan uyanamayanlardan mısınız? Ya da akşam yemeklerinin vazgeçilmezi alkol mü? Aşırı kafein ve alkol tüketimi, sinir sistemini uyararak göz kaslarında seğirmelere neden olabilir. Bu maddeler, vücudun su dengesini de etkileyerek kasların hassasiyetini artırabilir.
Günümüz dijital çağında, bilgisayar ekranları, telefonlar ve tabletler hayatımızın ayrılmaz bir parçası. Uzun süre ekrana bakmak, göz kırpma refleksini azaltır ve göz kuruluğuna yol açar. Kuru ve yorgun gözler, seğirmeye daha yatkındır. Odaklanma için göz kaslarınızın sürekli çalışması da yorgunluk yaratır.
Özellikle magnezyum eksikliği, kas krampları ve seğirmelerle ilişkilendirilir. Magnezyum, kas ve sinir fonksiyonları için hayati bir mineraldir. Potasyum veya kalsiyum gibi diğer elektrolitlerin dengesizliği de benzer sorunlara yol açabilir.
Mevsimsel alerjiler veya göz alerjileri, gözlerde kaşıntı, sulanma ve kızarıklığa neden olabilir. Gözleri ovuşturmak veya alerjinin kendisi, göz kapağı kaslarını tahriş ederek seğirmelere yol açabilir.
Yukarıda bahsettiğim nedenler, göz seğirmesinin %95'inden fazlasını açıklar. Ancak çok nadir durumlarda, göz seğirmesi altta yatan daha ciddi bir durumun belirtisi olabilir. İşte dikkat etmeniz gerekenler:
Bu, her iki gözü de etkileyen, istemsiz ve kontrol edilemeyen göz kapağı kasılmalarıdır. Genellikle hafif bir seğirme olarak başlar ancak zamanla gözleri tamamen kapatacak kadar şiddetlenebilir ve görüşü etkileyebilir. Hayati tehlikesi olmasa da yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilir. Kliniğime gelen bir hanımefendinin, başta sadece hafif seğirme olarak başlayan şikayeti, birkaç ay içinde gözlerini sürekli kısmasına ve gün içinde defalarca kapanmasına neden olmuştu. Bu durum, günlük işlerini yapmasını bile zorlaştırıyordu.
Bu durum, sadece göz kapağını değil, aynı taraftaki yüz kaslarının tamamını etkileyen istemsiz kasılmaları içerir. Genellikle bir kan damarının yüz sinirine baskı yapması sonucu ortaya çıkar. Göz seğirmesiyle başlar, ancak yanak, ağız ve boyun kaslarına da yayılır. Bu durum, genellikle tek taraflıdır.
Çok ama çok nadiren, göz seğirmesi Parkinson hastalığı, Tourette sendromu veya multipl skleroz (MS) gibi nörolojik bir hastalığın erken belirtisi olabilir. Ancak bu durumlarda göz seğirmesi genellikle tek başına değil, titreme, yürüme güçlüğü, konuşma bozuklukları, uyuşma veya güçsüzlük gibi başka semptomlarla birlikte görülür. Yani sadece seğirme varsa paniğe kapılmayın.
Peki, ne zaman bir doktora görünmelisiniz?
Eğer yukarıdaki ciddi belirtilerden hiçbirini taşımıyorsanız, ki muhtemelen taşımıyorsunuzdur, göz seğirmenizi hafifletmek veya durdurmak için atabileceğiniz birçok pratik adım var:
Sol göz seğirmesi, ilk anda endişe verici gibi görünse de, büyük çoğunlukla vücudunuzun size "biraz yavaşla ve kendine iyi bak" demesidir. Bu, genellikle stres, yorgunluk, kafein veya göz yorgunluğu gibi basit ve yönetilebilir nedenlerden kaynaklanır.
Kültürel inanışların ötesinde, bu fiziksel belirtiye bilimsel bir gözle bakmak, gereksiz kaygılardan kurtulmamızı sağlar. Kendinize iyi bakın, vücudunuzu dinleyin ve eğer seğirme devam eder veya başka belirtilerle birlikte seyrederse, bir göz hekimiyle konuşmaktan çekinmeyin. Sağlıklı ve huzurlu günler dilerim!