menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
Ülkemizdeki işsizlik sorunu nasıl çözülür ?
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

3 Cevap

more_vert
Kapsamlı ekonomik reform yapılmalı. Suriyeli, Afrikalı ve Afganlı kaçak işçi çalıştıranların tesislerine el konulmalı. İşverenlere sigorta prim ve vergi indirimi yapılmalı.
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Ülkemizdeki İşsizlik Sorunu: Kapsamlı Bir Çözüm Yol Haritası

Değerli okuyucularım, sevgili vatandaşlarım,

Ülkemizin en önemli ve en yakıcı sorunlarından biri olan işsizlik, sadece istatistiklerdeki bir rakamdan ibaret değil; her birimizin çevresinde, komşusunda, ailesinde derin izler bırakan, sosyal ve ekonomik bir yara. Bir uzman olarak, yıllardır bu konuya kafa yoran, farklı sektörlerden insanlarla bir araya gelen ve sahadaki gerçekliği deneyimleyen biri olarak görüyorum ki, bu sorun öyle tek bir formülle çözülebilecek basitlikte değil. Ama umutsuzluğa kapılmak yerine, çok boyutlu ve kararlı adımlarla bu zorluğun üstesinden gelebileceğimize yürekten inanıyorum.

Bugün, hep birlikte bu devasa problemin nasıl aşılabileceğine dair kapsamlı bir yol haritası çizmeye çalışalım. Gelin, farklı açılardan bakarak, somut ve uygulanabilir önerilerle bu konuya derinlemesine dalalım.

İşsizliğin Çok Boyutlu Yapısını Anlamak: Neden Sadece "İş Yok" Demekle Kalmıyor?

Öncelikle, işsizliğin tek bir sebebi olmadığını anlamalıyız. Karşımızda;
Yapısal İşsizlik: Sektörler değişirken, iş gücünün yeni becerilere adapte olamaması. Örneğin, sanayi odaklı bir ekonomiden bilgi ekonomisine geçerken eski mesleklerin geçerliliğini yitirmesi.
Konjonktürel İşsizlik: Ekonomik dalgalanmalar, durgunluk dönemlerinde firmaların yatırım ve istihdamı azaltması.
Teknolojik İşsizlik: Yapay zeka, otomasyon gibi gelişmelerin bazı iş kollarını ortadan kaldırması.
Beceri Uyuşmazlığı (Skills Mismatch): Piyasada aranan niteliklerle, mezunların sahip olduğu niteliklerin örtüşmemesi.

Türkiye özelinde ise genç işsizliği, kadın işsizliği ve eğitimli işsizlik gibi spesifik alt sorunlarımız da bulunuyor. Bu tablo, çözümün tek bir alana odaklanmakla değil, eş zamanlı ve koordineli birçok adımı gerektirdiğini gösteriyor.

Çözüm Yolları: Kapsamlı Bir Yol Haritası

İşsizlikle mücadele, devletin, özel sektörün, üniversitelerin, sivil toplumun ve en önemlisi her bireyin ortak sorumluluğudur. İşte size, bu ortak akılla geliştirilebilecek temel çözüm başlıkları:

1. Eğitim ve Beceri Geliştirme: Geleceğin İş Gücünü Yetiştirmek

Belki de en kritik başlangıç noktası burası. Üniversitelerimizden, meslek liselerimizden mezun olan gençlerimizin hızla değişen iş dünyasının taleplerine uygun donanıma sahip olması gerekiyor.

  • Mesleki Eğitimin Dönüşümü: Organize Sanayi Bölgeleri (OSB'ler) ile meslek liselerimizin, hatta üniversitelerimizin daha güçlü işbirliği yapması şart. Almanya'daki ikili eğitim modeli gibi, öğrencilerin eğitimin büyük kısmını firmalarda, gerçek üretim süreçlerinde geçirdiği bir sistem hayal edelim. Bu sayede, mezun olduğunda ne iş yapacağını bilen, tecrübeli ve piyasanın aradığı elemanlar yetiştiririz.
  • Dijital Becerilere Odaklanma: Gelecek dijitalde. Her seviyede kodlama, veri analizi, dijital pazarlama, siber güvenlik gibi becerilerin eğitim müfredatına entegre edilmesi hayati öneme sahip. Sadece gençleri değil, mevcut iş gücümüzü de bu yönde dönüştürmeliyiz. Halk eğitim merkezleri bu konuda kritik rol oynayabilir.
  • Yaşam Boyu Öğrenme Kültürü: Bir diploma ile tüm hayatı geçirme devri bitti. Bireyleri sürekli öğrenmeye, kendini yenilemeye teşvik eden programlar geliştirilmeli. Uzaktan eğitim platformları, online sertifika programları herkes için erişilebilir kılınmalı.
  • Girişimcilik Eğitimi: Gençlerimize sadece iş arayan değil, iş yaratan olmayı öğretmeliyiz. Üniversitelerimizde, liselerimizde girişimcilik derslerinin sadece teoriyle kalmayıp, mentorluk destekleriyle, iş fikirlerini hayata geçirme atölyeleriyle zenginleştirilmesi çok değerli.
2. Ekonomik Büyüme ve Nitelikli İş Yaratma Mekanizmaları

Ekonomi büyüdükçe istihdam da artar, bu temel bir gerçek. Ancak önemli olan, sadece büyümek değil, nitelikli ve sürdürülebilir işler yaratan bir büyüme modeli benimsemektir.

  • Yüksek Katma Değerli Sektörlere Yatırım: Artık tekstil veya inşaat gibi geleneksel sektörlerin tek başına lokomotif olması yeterli değil. Yazılım, bilişim, yenilenebilir enerji, biyoteknoloji, ileri mühendislik, tasarım gibi katma değeri yüksek sektörlere devlet teşvikleri ve yatırım çekilmeli. Bu sektörler, hem daha nitelikli işler yaratır hem de küresel rekabette bizi öne çıkarır.
  • Yerel Ekonomileri Canlandırma: KOBİ'lerimiz (Küçük ve Orta Boy İşletmeler) istihdamın bel kemiğidir. Onları finansmana erişim, teknoloji kullanımı ve ihracat konularında desteklemeliyiz. Ayrıca, kırsal kalkınma projeleriyle yerel ürünlerin markalaşması ve pazarlanması sağlanarak köylü kadınlarımızın, gençlerimizin ekonomiye katılımı artırılabilir.
  • Yatırım Ortamının İyileştirilmesi: Yerli ve yabancı yatırımcının ülkemize güven duyması için bürokrasinin azaltılması, hukuki öngörülebilirlik ve şeffaflık vazgeçilmezdir. Bir yatırımcının, iş kurmak için bir kapıdan diğerine koşturmak yerine, tek bir noktadan tüm işlemlerini halledebileceği bir sistem kurmalıyız.
3. İstihdamı Destekleyici Politikalar ve Sosyal Güvenlik Reformları

Devletin aktif iş gücü piyasası politikaları, işsizlikle mücadelede kilit rol oynar.

  • Hedef Odaklı İstihdam Teşvikleri: Genel teşvikler yerine, genç, kadın, uzun süreli işsizler veya engelli vatandaşlarımızın istihdamını artıracak prim, vergi ve hibe destekleri daha etkili olacaktır. Bu teşviklerin suistimal edilmemesi için denetim mekanizmaları da güçlü olmalı.
  • Esnek Çalışma Modellerinin Teşviki: Özellikle kadınların işgücüne katılımını artırmak için uzaktan çalışma, part-time çalışma, proje bazlı çalışma gibi esnek modellerin yasal altyapısı güçlendirilmeli ve yaygınlaştırılmalı. Çocuk bakım yükümlülüğü nedeniyle iş hayatından uzaklaşan kadınlarımız için bu modeller bir can simidi olabilir.
  • İŞKUR'un Rolünün Güçlendirilmesi: İŞKUR, sadece iş ve işçi eşleştiren bir kurum olmaktan öteye geçmeli. İşsizlere kariyer danışmanlığı, mülakat teknikleri eğitimi, beceri geliştirme kursları gibi kapsamlı hizmetler sunan, aktif bir rehber konumuna gelmeli. Özel sektörle daha sıkı işbirliği yaparak, piyasanın anlık taleplerine hızlıca cevap verebilmeli.
4. Girişimcilik Ekosistemini Güçlendirmek: Her Fikre Bir Şans

Türkiye'nin potansiyeli çok büyük; girişimcilik damarımız da oldukça güçlü. Ancak bu damarı daha da beslemeliyiz.

  • Finansmana Erişim: Genç girişimcilerin en büyük sorunu sermaye. KOSGEB gibi kurumların desteklerini artırmalı, melek yatırımcı ve risk sermayesi fonlarını çeşitlendirmeliyiz. Mikro kredilerle küçük işletmeleri desteklemeliyiz.
  • Kuluçka Merkezleri ve Hızlandırma Programları: Üniversitelerimizin bünyesindeki teknokentler, kuluçka merkezleri ve özel sektörün kurduğu hızlandırma programları çoğaltılmalı. Burada mentorluk, hukuki danışmanlık, pazarlama desteği gibi hizmetler ücretsiz sunulmalı.
  • Bürokratik Engellerin Azaltılması: Şirket kurmayı, büyütmeyi ve hatta kapatmayı bile kolaylaştırmalıyız. Girişimcinin enerjisini bürokrasiyle değil, işini geliştirmekle harcamasını sağlamalıyız.
  • "Başarısızlık" Algısının Değişimi: Toplum olarak "başarısızlığı" bir son olarak görme eğilimindeyiz. Oysa girişimcilikte başarısızlık, yeni bir başlangıç için öğrenme fırsatıdır. İkinci veya üçüncü denemesini yapan girişimcilere de destek mekanizmaları sunulmalı.

Toplumsal Katılım ve Ortak Sorumluluk

Bu saydığımız başlıklar, ancak tüm paydaşların el birliğiyle hayata geçirilebilir.
Devlet: Politikaları belirler, kaynakları yönlendirir, denetler.
Özel Sektör: Yeni iş alanları yaratır, eğitime katkı sağlar, yenilikçiliği teşvik eder.
Üniversiteler: İş gücünü yetiştirir, araştırmalar yapar, girişimciliği destekler.
Sivil Toplum Kuruluşları (STK'lar): Farkındalık yaratır, eğitimler düzenler, ihtiyaç sahiplerine ulaşır.
* Her Bir Birey: Kendini sürekli geliştirir, fırsatları takip eder, girişimci ruhunu canlı tutar.

Unutmayalım ki, işsizlikle mücadele sadece bir ekonomik hedef değil, aynı zamanda toplumsal huzurumuzun ve refahımızın garantisidir. Bir gencimizin yüzündeki umutsuzluk, hepimizin kalbindeki bir sızıdır.

Sonuç: Yarınlara Umutla Bakmak

Değerli okuyucularım,

İşsizlik sorunu, Türkiye'nin bugününü ve yarınını doğrudan etkileyen devasa bir problem. Ancak, doğru stratejilerle, kararlı bir siyasi iradeyle, özel sektörün dinamizmiyle, üniversitelerimizin bilgi birikimiyle ve en önemlisi her bir vatandaşımızın azmiyle bu sorunun üstesinden gelebiliriz.

Bu süreç, bir maraton gibidir; kısa vadeli çözümler yerine, uzun vadeli ve sürdürülebilir politikalar geliştirmeliyiz. Eğitimden ekonomiye, girişimcilikten sosyal politikalara kadar her alanda kapsamlı bir dönüşüme ihtiyacımız var.

Gelin, bu kapsamlı yol haritasını adım adım hayata geçirelim. Unutmayın, her işsiz birey potansiyel bir değerdir. Onlara doğru becerileri kazandırarak, doğru fırsatları sunarak ve güvenli bir gelecek inşa ederek, ülkemizin potansiyelini tam anlamıyla ortaya çıkarabiliriz. Yarınlara daha umutlu, daha güçlü ve iş sahibi bir Türkiye olarak bakabiliriz. Bu bizim elimizde!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Harika bir soru! Ülkemizin en yakıcı sorunlarından biri olan işsizliğe uzman bir gözle bakmak ve çözüm yolları sunmak hepimizin ortak sorumluluğu. Derinlemesine bir analiz ve uygulanabilir önerilerle bu konuya eğilelim.

Çözüm Yollarıyla İşsizlik: Türkiye İçin Kapsamlı Bir Bakış

Sevgili okuyucularım,

Ülkemizde işsizlik, sadece rakamlardan ibaret bir sorun değil; her bir bireyin, ailenin ve nihayetinde toplumun kalbini acıtan bir yaradır. Gençlerimizin umutlarını tüketen, kadınlarımızın potansiyelini kısıtlayan, deneyimli profesyonellerin kendilerini yetersiz hissetmelerine neden olan bu karmaşık yapı, hepimizin üzerine düşünmesi, taşın altına elini koyması gereken bir mesele. Ancak umutsuzluğa kapılmak yerine, bu zorluğun üstesinden gelebilecek güç ve potansiyele sahip olduğumuza inanıyorum. Çözümsüz değiliz; yeter ki doğru adımları atalım, farklı perspektiflerden bakarak kapsamlı bir strateji geliştirelim.

Bir uzman olarak, sahadaki deneyimlerim, akademik çalışmalarım ve farklı sektörlerden paydaşlarla yaptığım görüşmeler ışığında, ülkemizdeki işsizlik sorununu çözmek için atılması gereken adımları sizlerle paylaşmak istiyorum. Gelin, bu büyük resmin parçalarını birlikte inceleyelim.

1. Eğitim ve Beceri Uyumsuzluğu: Geleceğin İşleri İçin Hazırlık

İşsizliğin en temel nedenlerinden biri, işgücü piyasasının talep ettiği becerilerle, eğitim sistemimizin sunduğu beceriler arasındaki derin uçurum. Üniversite mezunlarımız dahi "diplomalı işsiz" kalabiliyor çünkü iş dünyasının aradığı yetkinlikler sürekli değişiyor.

Ne Yapmalıyız?

  • Mesleki Eğitimi Güçlendirmek: Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) içindeki meslek liseleri ve meslek yüksekokulları, sanayinin tam da istediği nitelikte eleman yetiştirebilmeli. Müfredatlar, sektör temsilcileriyle sürekli güncellenmeli. Örneğin, bir tekstil kentindeki meslek lisesi, modern tekstil üretim teknikleri ve dijital tasarım konusunda en güncel eğitimleri vermeli.
  • Yaşam Boyu Öğrenmeyi Teşvik Etmek: Mevcut işgücümüzü yeni teknolojilere ve becerilere adapte etmeliyiz. Çalışanlar ve iş arayanlar için devlet destekli, erişilebilir online eğitim platformları (MOOC'lar gibi) ve sertifika programları yaygınlaştırılmalı. Özellikle dijital okuryazarlık, yazılım, veri analizi, siber güvenlik gibi alanlarda eğitimler öncelikli hale getirilmeli. Bir fabrika işçisi robotik sistemlerin temelini öğrenirken, bir pazarlamacı dijital pazarlama stratejilerini güncellemeli.
  • Üniversite-Sanayi İşbirliğini Derinleştirmek: Üniversitelerimiz sadece teori değil, pratik odaklı Ar-Ge projeleriyle sanayinin sorunlarına çözüm üretmeli ve öğrencilerini gerçek dünya projelerinde yer almaya teşvik etmeli. Staj imkanları zorunlu ve nitelikli hale getirilmeli.

2. Nitelikli Ekonomik Büyüme ve Sektörel Odaklanma

Ekonomik büyüme elbette önemli ama her büyüme istihdam yaratmıyor. Katma değeri yüksek, ihracat odaklı ve teknoloji yoğun sektörlere yatırım yaparak istihdamı artırabiliriz.

Ne Yapmalıyız?

  • Stratejik Sektörlere Odaklanmak: Bilgi Teknolojileri, yenilenebilir enerji, ileri imalat, biyoteknoloji, tarım teknolojileri ve yüksek nitelikli turizm gibi alanlar potansiyel taşıyor. Bu sektörlerde yatırım yapacak firmalara vergi teşvikleri, kolay finansmana erişim ve bürokratik kolaylıklar sağlanmalı. Örneğin, güneş paneli üretimi yapan bir tesis veya sağlık turizmi hizmeti veren bir yatırım, doğrudan nitelikli istihdam yaratacaktır.
  • Girişimcilik ve İnovasyonu Desteklemek: Yeni iş fikirlerinin hayata geçirilmesi, yeni iş alanları demektir. Teknoparklar ve inkübasyon merkezleri sadece fiziki alanlar olmaktan çıkıp, mentörlük, finansal danışmanlık ve pazarlama desteği sunan gerçek ekosistemler haline gelmeli.
  • Küresel Pazarlara Açılmak: İhracatımızı artırarak daha fazla üretim yapmalı ve bu da doğal olarak daha fazla istihdamı beraberinde getirmeli. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ'lerin) uluslararası pazarlara açılmasına yönelik destekler artırılmalı.

3. Girişimcilik ve KOBİ'lerin Gücü

Ülkemizde istihdamın büyük çoğunluğunu KOBİ'ler sağlıyor. Onların güçlenmesi, işsizlik sorununa doğrudan çözüm demektir. Ayrıca, yeni kurulan her girişim, potansiyel bir işveren adayıdır.

Ne Yapmalıyız?

  • Finansmana Erişimi Kolaylaştırmak: Özellikle genç ve kadın girişimciler için uygun faizli kredi, hibe ve mikrokredi imkanları genişletilmeli. Teminat sorunlarına yenilikçi çözümler üretilmeli. KOSGEB gibi kurumların destek mekanizmaları daha ulaşılabilir ve etkin hale getirilmeli.
  • Bürokrasiyi Azaltmak: İş kurma ve işletme süreçleri basitleştirilmeli, dijitalleştirilmeli. Tek bir "girişimci portalı" üzerinden tüm izin ve başvuru süreçleri yönetilebilmeli.
  • Girişimcilik Kültürünü Desteklemek: Okul öncesinden başlayarak girişimcilik bilinci aşılanmalı. Başarılı girişimciler örnek gösterilmeli, gençlere ilham verilmeli.

4. Esnek ve Dinamik İşgücü Piyasası Politikaları

Pandemi dönemi bize uzaktan ve hibrit çalışma modellerinin mümkün ve verimli olduğunu gösterdi. İşgücü piyasamızın bu yeni dinamiklere uyum sağlaması gerekiyor.

Ne Yapmalıyız?

  • Kısmi Zamanlı ve Uzaktan Çalışmayı Teşvik Etmek: Özellikle kadınların ve öğrencilerin işgücüne katılımını artırmak için kısmi zamanlı çalışma modelleri yasal ve kültürel olarak desteklenmeli. Uzaktan çalışma standartları belirlenmeli ve yaygınlaştırılmalı.
  • Aktif İşgücü Piyasası Programları: İŞKUR'un rolü, sadece iş ilanı paylaşan bir kurum olmaktan öteye taşınmalı. İşgücü piyasasının ihtiyaçlarını analiz eden, işsizlere danışmanlık, beceri geliştirme kursları ve işbaşı eğitim programları sunan aktif bir çözüm merkezi haline gelmeli. İşsizlik ödeneği alan kişilerin, belirli şartlarda mesleki eğitimlere katılması zorunlu hale getirilebilir.
  • İşsizlik Sigortasını Güçlendirmek: İşini kaybeden vatandaşlarımıza sadece bir gelir desteği değil, aynı zamanda yeni bir iş bulana kadar mesleki rehberlik ve eğitim imkanları sunan kapsamlı bir sistem olmalı.

5. Teknoloji ve Dijitalleşmeyi Fırsata Çevirmek

Teknoloji, bir yandan bazı meslekleri ortadan kaldırırken, diğer yandan yepyeni iş alanları yaratıyor. Yapay zeka, otomasyon gibi gelişmeler karşısında korkmak yerine, bunları ülkemizin lehine çevirmeliyiz.

Ne Yapmalıyız?

  • Dijital Altyapıyı Güçlendirmek: Özellikle kırsal bölgelerde internet erişimini ve hızını artırmak, dijital okuryazarlığı tabana yaymak.
  • Yeni Nesil Teknolojilere Yatırım: Büyük veri, yapay zeka, blokzincir, nesnelerin interneti gibi alanlarda Ar-Ge ve inovasyon teşvikleri artırılmalı. Bu alanlarda uzmanlaşacak insan gücü yetiştirilmesine öncelik verilmeli.
  • Dönüşüm Odaklı Eğitim: Mevcut işgücünün robotik süreç otomasyonu, yapay zeka destekli araçlar gibi konularda eğitilmesi, işlerini kaybetmek yerine dönüştürmelerini sağlayacaktır.

6. Yerel Dinamikler ve Bölgesel Çözümler

Türkiye'nin her bölgesi farklı ekonomik ve sosyal yapıya sahip. Tek tip bir çözüm yerine, her bölgenin kendi dinamiklerine uygun çözümler üretmeliyiz.

Ne Yapmalıyız?

  • Bölgesel İstihdam Stratejileri: Doğu Anadolu'da hayvancılığın modernizasyonu ve katma değerli ürünlere geçiş, Ege'de tarım ve turizmin entegrasyonu, Marmara'da ileri teknoloji sanayinin geliştirilmesi gibi bölgesel planlar hazırlanmalı.
  • Yerel Paydaş İşbirliği: Belediyeler, yerel üniversiteler, ticaret odaları, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyası temsilcileri, kendi bölgelerinin istihdam sorunlarına özel çözümler üretmek üzere bir araya gelmeli, ortak projeler geliştirmeli.

7. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Genç İstihdamı

Kadınlarımızın ve gençlerimizin işgücüne katılımı ve istihdamı, işsizlik sorununda kilit rol oynuyor. Bu iki kesimin potansiyelini tam olarak kullanmalıyız.

Ne Yapmalıyız?

  • Kadın İstihdamını Artırmak: Kadınların iş hayatına katılımını engelleyen kreş ve bakım hizmetleri eksikliği giderilmeli, esnek çalışma modelleri yaygınlaştırılmalı. Kadın girişimcilere özel destek ve mentorluk programları artırılmalı.
  • Genç İstihdamını Teşvik Etmek: Yeni mezunların ilk iş deneyimlerini kazanmaları için işbaşı eğitim programları ve istihdam teşvikleri güçlendirilmeli. Üniversite öğrencilerine yönelik kariyer danışmanlığı hizmetleri yaygınlaştırılmalı, staj imkanları zorunlu ve kaliteli hale getirilmeli.

8. Paydaş İşbirliği ve Ortak Akıl

Bu kadar karmaşık bir sorunun üstesinden tek bir kurumun gelmesi mümkün değil. Devlet, özel sektör, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve sendikalar el ele vermeli.

Ne Yapmalıyız?

  • Diyalog Platformları Oluşturmak: Düzenli olarak bir araya gelen, veri paylaşan ve ortak stratejiler geliştiren ulusal ve bölgesel istihdam konseyleri kurulmalı.
  • Veriye Dayalı Politika Üretimi: İstihdam piyasası hakkında güncel ve doğru verilere dayalı analizler yapılmalı, politikalar bu analizler ışığında belirlenmeli ve etkinliği ölçülmeli.

Sonuç Yerine: Umut ve Eylem Zamanı

Sevgili dostlar, işsizlik sorunu çok boyutlu ve karmaşık. Ancak yukarıda özetlemeye çalıştığım gibi, çözümsüz değil. Eğitimden ekonomiye, teknolojiden sosyal politikalara kadar birçok alanda eşzamanlı ve kararlı adımlar atmalıyız. Bu adımlar atılırken, şeffaflık, katılımcılık ve uzun vadeli düşünme temel ilkelerimiz olmalı.

Ülkemizin parlak geleceği için gençlerimizin potansiyelini açığa çıkarmak, kadınlarımızın gücünü ekonomiye katmak ve tüm vatandaşlarımıza onurlu bir gelecek sunmak hepimizin ortak hedefi olmalı. Unutmayalım ki, çözümler bizim ellerimizde; yeter ki ortak akılla hareket edelim ve geleceğe umutla bakarak, bugünden adımlar atmaya başlayalım. Hep birlikte daha güçlü ve istihdamı bol bir Türkiye inşa edebiliriz.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap

9,160 soru

16,951 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 22
0 Üye 22 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 5556
Dünkü Ziyaretler: 5755
Toplam Ziyaretler: 4815727

Son Kazanılan Rozetler

huseyin Bir rozet kazandı
mustafa_Çelik Bir rozet kazandı
ozer_sahin Bir rozet kazandı
emre_kilic Bir rozet kazandı
meryem_yılmaz Bir rozet kazandı
...