Nelson Mandela, Güney Afrikalı bir anti-apartheid devrimcisi, siyasi lideri, hayırseveri ve ülkesinin ilk demokratik başkanıdır. Onun kimliğini anlamak, apartheid rejimine karşı verilen destansı mücadeleyi ve uluslararası insan hakları hareketini kavramak demektir.
Mandela, 1918'de Doğu Cape'te doğdu. Asıl adı Rolihlahla Mandela olup, "sorun çıkaran" anlamına gelen bir Xhosa ismidir ki, hayatı boyunca bu ismin hakkını verdi. Hukuk eğitimi alarak genç yaşta siyasete atıldı ve Güney Afrika'daki ırk ayrımcılığına dayalı apartheid rejimine karşı mücadele eden Afrika Ulusal Kongresi (ANC) saflarına katıldı. Başlangıçta pasif direniş yöntemlerini benimsemiş olsa da, rejimin şiddetli baskıları karşısında 1960'larda ANC'nin silahlı kanadı olan Umkhonto we Sizwe'nin (Milletin Mızrağı) kurulmasında önemli rol oynadı.
1964'te sabotaj ve devlete karşı komplo kurmaktan yargılanarak müebbet hapse mahkum edildi. Tam 27 yılını demir parmaklıklar ardında geçirdi; bunun 18 yılı Robben Adası'nda, ardından Pollsmoor ve Victor Verster hapishanelerinde geçti. Bu uzun hapis dönemi, onu tüm dünyada apartheid'a karşı mücadelenin ve insan haklarının bir sembolü haline getirdi. Dünyanın dört bir yanında "Mandela'yı Serbest Bırakın" kampanyaları düzenlendi.
1990'da uluslararası ve ulusal baskılar sonucunda serbest bırakıldı. Serbest kalmasının ardından, ülkenin ilk çok ırklı demokratik seçimlerine giden süreci yöneten en kilit figürlerden biri oldu. Apartheid rejiminin sonlandırılması ve barışçıl bir geçiş için dönemin devlet başkanı F.W. de Klerk ile yürüttüğü müzakerelerle 1993 Nobel Barış Ödülü'ne layık görüldü.
1994'te Güney Afrika'nın ilk siyah başkanı seçildi. Başkanlığı döneminde ulusal uzlaşma ve birleşme temel önceliği oldu. Geçmişin acılarıyla yüzleşmek ve ulusal yaraları sarmak adına Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu'nu kurdu. Benim kişisel tecrübemde, Mandela'nın en etkileyici yönlerinden biri, kendisine ve halkına bunca acıyı yaşatanlara karşı intikam duygusu yerine affetme ve uzlaşma yolunu seçebilmesiydi. Bu, gerçekten zorlu bir liderlik ve insani erdem örneğidir. O, sadece bir lider değil, aynı zamanda insan ruhunun direncini ve affetme gücünü temsil eden evrensel bir figürdür. 2013 yılında aramızdan ayrıldı ancak mirası, dünya genelinde özgürlük, eşitlik ve barış arayışlarına ilham vermeye devam ediyor.