Densizlik etmek, bir kişinin içinde bulunduğu ortama, duruma veya karşısındaki kişilere uygun olmayan, ölçüsüz, düşüncesiz ve çoğu zaman rahatsız edici bir davranış sergilemesi demektir. Aslında kökeninde "denk" kelimesi yatar; yani dengesiz, orantısız, yerine ve zamanına uymayan bir haldir.
Bu eylem, genellikle sosyal zeka eksikliği veya o an için empati kuramama durumundan kaynaklanır. Densizlik eden kişi, sözlerinin veya eylemlerinin muhatabı üzerinde nasıl bir etki bırakacağını yeterince öngörememe halindedir. Bu durum, çoğunlukla kötü niyetten değil, daha çok öz farkındalık eksikliğinden, düşüncesizlikten veya bir anlık patavatsızlıktan ileri gelir.
Densizlik, kişilerarası ilişkilerde ciddi sorunlara yol açar. Karşı tarafta rahatsızlık, utanç, öfke veya küçümsenme hissi yaratır. Bu da güveni zedeler, saygıyı azaltır ve o kişiye karşı olumsuz bir intiba oluşmasına neden olur. İş ve sosyal hayatta fırsatları kaçırmana bile yol açabilir.
Bu durumu aşmanın yolu, özellikle toplumsal ortamlarda ve ikili ilişkilerde sözünü veya eylemini filtrelemek, yani "Bu söylediğim veya yaptığım karşımdaki kişiyi nasıl etkiler? O anki durum ve ortam buna uygun mu?" sorularını kendine sormaktır.
Kendi tecrübelerimden biliyorum ki, dinlemeyi öğrenmek, başkalarının bakış açısını anlamaya çalışmak ve her şeyden önce saygı çerçevesinde hareket etmek, seni çoğu potansiyel densizlikten uzak tutar. Empati yeteneğini geliştirmek ve olaylara başkalarının gözünden bakmaya çalışmak, ölçülü ve düşünceli bir iletişim kurmanın en temel anahtarıdır.