Yunan mitolojisinin en kadim ve temel figürlerinden biri olan Nyx (Nus)'tan bahsediyoruz. Latince karşılığı Nox olan Nyx, Türkçe'de genellikle "Gece Tanrıçası" veya "Karanlık Tanrıçası" olarak anılır. Ancak onu sadece geceyle sınırlı tutmak, mitolojik hiyerarşideki yerini küçümsemek olur.
Nyx, evrenin kaosu düzenlemeden önce var olan ilk ilkel ilahlar (Protogonoi) grubundandır. Chaos'tan doğan ilk varlıklardan biridir. Hades, Zeus, Poseidon ve diğer Olimpiyat tanrıları Nyx'ten çok daha gençtir. Hatta Zeus bile Nyx'e saygı duymak ve ondan korkmak zorundadır; çünkü Nyx, evrenin temel karanlığı ve bilinmeyeni temsil eder. Bu sebeple ona "Büyük Tanrıça" veya "Ey Tanrılar ve ölümlülerin korktuğu kadim gücün" hitabı sıkça kullanılır.
Nyx'in gücü sadece karanlıkta yatmaz; o, aynı zamanda ölüm, kader ve ilahi yargının da simgesidir. Mitolojide Nyx'in sayısız çocuğu vardır ve bu çocuklar, insan yaşamının kaçınılmaz gerçeklerini temsil eder. Öne çıkan bazıları şunlardır:
Burada kritik bir püf noktası var: Nyx, basitçe "geceleyin gökyüzünü yöneten" bir tanrıça değildir. O, gecenin yarattığı atmosferin, rüyaların, korkuların ve bilinçaltının hükümdarıdır. Gece, Nyx'in egemenliği altındadır; gündüz ise onun kızı Hemera'nın. Yani Nyx, karanlığın kendisidir.
Miti okurken şunu aklında tut: Nyx, Zeus'un dahi kontrol edemediği, mutlak bir güçtür. Eğer bir mitolojik metinde bir tanrı veya kahraman "gecelerin kraliçesi"nden söz ediyorsa ve bu figürden bahsedilirken hürmet ve hafif bir korku hissi varsa, büyük ihtimalle Nyx'ten bahsediyor demektir. Onun varlığı, evrenin kaotik başlangıcının ve ölümün kaçınılmazlığının bir hatırlatıcısıdır.
Sonuç olarak, Yunan mitolojisinde "Gece Tanrıçası" unvanını taşıyan, Chaos'un doğrudan kızı, karanlığın ve kaderin annesi, Olimpiyat tanrılarına bile üstünlük sağlayabilen kadim figür Nyx'tir. Onu anlamak, Yunan kozmolojisinin karanlık ve derin katmanlarını kavramak demektir.