Fikirlerin serbest, bilginin sınırsız olduğu yer
Yattıktan sonra bilinçsizce konuşan duruma somniloquy veya halk arasında uyku konuşması, bilinçsizce yürüyen duruma ise somnambulism veya uyurgezerlik denir. Her ikisi de uyku bozuklukları sınıfına giren, özellikle NREM (non-REM) uykusunun derin evrelerinde ortaya çıkan parasomnilerdir.
Uyku konuşması, uyurken anlamsız sesler çıkarmandan, mırıldanmandan, tam cümleler kurmaya kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Bu durum genellikle zararsızdır ve ciddi bir sağlık sorununa işaret etmez. Neredeyse herkes hayatının bir döneminde uyku konuşması deneyimler. Çocuklarda daha sık görülse de yetişkinlerde de devam edebilir.
Püf noktası: Uyku konuşması genellikle uyku döngüsündeki hafif uyanıklık anlarında ortaya çıkar. Stres, anksiyete, ateş, alkol veya bazı ilaçlar gibi faktörler bunu tetikleyebilir. Eğer konuşmalar sıklaşıyor, uykunun kalitesini bozuyor veya sana ya da çevrendekilere rahatsızlık veriyorsa bir uzmana danışmanda fayda var.
Uyurgezerlik, derin uyku sırasında yataktan kalkıp dolaşman, günlük işler yapmaya çalışman gibi kompleks motor eylemler sergilemen anlamına gelir. Bu sırada gözlerin açık olabilir, ancak çevrene karşı tepkin oldukça düşüktür ve seni uyandırmak zor olabilir. Uyurgezerlik atakları birkaç dakikadan yarım saate kadar sürebilir ve uyandığında genellikle olanları hatırlamazsın.
Uzmanlık gerektiren kısım: Uyurgezerlik, NREM uykusunun en derin evrelerinde (özellikle N3) beynin uyanık kalma ve uyuma arasındaki karmaşık bir durumudur. Beynin motor bölgeleri aktifleşirken, bilinçli düşünceden sorumlu bölgeler uyku halini sürdürür. Bu durum genetik yatkınlık, uyku eksikliği, aşırı yorgunluk, stres, ateş, bazı antidepresanlar veya sakinleştiriciler gibi faktörlerle tetiklenebilir. En büyük risk, uyurgezerlik sırasında düşme, çarpma veya evden dışarı çıkma gibi yaralanmalardır.
Hem uyku konuşması hem de uyurgezerlik, genellikle uyku bozuklukları uzmanları tarafından parasomnia olarak değerlendirilir. Bunlar, uyku ve uyanıklık arasındaki geçişlerde yaşanan anormal davranışlardır.
Eğer bu durumlar:
Sık sık yaşanıyorsa (haftada birkaç kez).
Kendine veya çevrendekilere fiziksel zarar verme riski taşıyorsa (özellikle uyurgezerlik için).
Gündüz yorgunluk, uykusuzluk veya konsantrasyon sorunlarına yol açıyorsa.
Şiddetli stres veya anksiyeteyle birlikte ortaya çıkıyorsa.
* Herhangi bir travma sonrası aniden başladıysa.
Bu durumlarda bir uyku uzmanına veya nöroloğa başvurmanı tavsiye ederim. Altta yatan başka bir uyku bozukluğu (örneğin uyku apnesi) olup olmadığı veya kullanılan ilaçların bir yan etkisi olup olmadığı araştırılabilir. Benim tecrübelerime göre, genellikle iyi bir uyku hijyeni (düzenli uyku saatleri, karanlık ve sessiz bir oda, kafein ve alkolden kaçınma) ve stres yönetimi teknikleri bu semptomları önemli ölçüde hafifletebilir. Uyurgezer birini görürsen, onu aniden uyandırmak yerine nazikçe yatağına yönlendirmen en doğru yaklaşımdır.