menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
AKONDROPLAZI nedir ?
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

3 Cevap

more_vert
Akondroplazi, genetik bir bozukluktur. Bu bozukluk, büyüme hormonu (GH) eksikliğine yol açar ve kişinin boyunun daha kısa olmasına neden olur. Bu bozukluk genellikle doğuştan olarak meydana gelir ve genellikle diğer organları etkilemez. Akondroplazi, en sık görülen genetik boy kısalığıdır.
Fikirlerin serbest, bilginin sınırsız olduğu yer
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Değerli Okuyucularım,

Bugün sizlerle, hayatın renkli mozaiklerinden biri olan, ancak toplumda hakkında yeterince bilgi sahibi olunmayan önemli bir genetik farklılığı konuşmak istiyorum: Akondroplazi. Uzmanlık alanım gereği bu konuda birçok aileyle, bireyle bir araya geldim, onların hikayelerine tanık oldum ve bu deneyimler bana şunu gösterdi: Asıl engel çoğu zaman fiziksel farklılıklar değil, bilgi eksikliği ve önyargılardır. İşte bu yüzden, bu makalede akondroplaziyi her yönüyle ele alarak, merak ettiğiniz tüm sorulara açıklık getirmeyi ve farkındalığı artırmayı hedefliyorum.

Akondroplazi Nedir? Temel Anlayış

Akondroplazi, kelime anlamı olarak "kıkırdak oluşumunda bozukluk" demektir. En basit tanımıyla, en sık görülen cücelik nedeni olan bir genetik durumdur. Esasen, kemiklerin özellikle uzun kemiklerin büyümesini etkileyen bir iskelet displazisi türüdür. Bu durum, bireylerin genellikle kısa boylu olmalarına yol açar ve aynı zamanda kendilerine özgü bazı fiziksel özelliklerle karakterizedir.

Bu durumu bir hastalık olarak değil, bir "farklılık" olarak ele almak çok daha doğru bir yaklaşımdır. Akondroplazili bireylerin zeka seviyeleri normaldir ve genellikle sağlıklı, üretken bireyler olarak hayatlarını sürdürürler. Benim için her biri, dünyaya farklı bir pencereden bakan, eşsiz ve güçlü insanlar demektir.

Genetik Kökenler: FGFR3 Geni ve Ötesi

Peki, akondroplazi neden ve nasıl ortaya çıkar? İşin bilimsel kısmına biraz değinelim, ama merak etmeyin, günlük dilde kalacağız.

Akondroplazinin arkasındaki temel neden, FGFR3 (Fibroblast Büyüme Faktörü Reseptörü 3) adı verilen tek bir gendeki bir mutasyondur. Bu gen, kemik ve kıkırdak gelişiminde çok kritik bir rol oynar. Normalde, bu gen, kıkırdak hücrelerinin ne zaman büyümeyi durduracağını söyleyen bir talimat gibidir. Akondroplazide ise bu gen, bu talimatı çok erken verir, dolayısıyla uzun kemikler olması gerektiği kadar büyüyemez.

Önemli bir nokta: Akondroplazili çocukların yaklaşık %80'i, genetik bir geçmişi olmayan, yani ailelerinde daha önce akondroplazi görülmemiş bireylerden doğar. Buna "de novo" mutasyon diyoruz. Bu, tamamen rastgele bir genetik değişim sonucu oluşur ve hiç kimsenin suçu veya hatası değildir. Geri kalan %20'lik kısım ise, akondroplazili bir ebeveynden genetik miras yoluyla geçer. Bu durumu yaşayan ailelerle konuştuğumda, genellikle "Bizde neden oldu?" sorusunu duyuyorum. Her zaman anlatırım ki, bu tamamen doğanın bir cilvesidir ve kontrol edilemez bir durumdur.

Fiziksel Özellikler: Boydan Çok Daha Fazlası

Akondroplazi, sadece boy kısalığıyla sınırlı değildir. Bireylere özgü, ayırt edici başka fiziksel özellikler de mevcuttur:

  • Kısa kol ve bacaklar: Özellikle üst kol ve uyluk kemiklerinde belirgin kısalık.
  • Büyük baş ve belirgin alın: Kafatası genellikle normalden daha büyük görünür, alın kısmı daha çıkıntılıdır.
  • Basık burun köprüsü: Burun kökü belirgin bir şekilde basık veya düzdür.
  • Kısa ve geniş eller: Parmaklar genellikle kısa ve kalındır, yüzük parmağı ile orta parmak arasında belirgin bir boşluk ("üçgen el" veya "tespih tanesi eli" olarak da adlandırılır) gözlenebilir.
  • Omurgada eğrilikler: Özellikle bel bölgesinde (lordoz) veya sırtta (kifoz) eğrilikler görülebilir.
  • Kısa gövde: Gövde de normalden biraz daha kısa olabilir ancak uzuvlardaki kısalık kadar belirgin değildir.

Bu fiziksel özellikler, ilk bakışta fark edilebilir olsa da, akondroplazili bireylerin günlük yaşamlarını nasıl sürdürdüklerini, hangi adaptasyonları geliştirdiklerini anlamak çok daha önemlidir. Örneğin, birçok akondroplazili çocuk, merdiven çıkmakta, yüksek raflara uzanmakta veya standart boyutlardaki eşyalara erişmekte zorlanabilir. Ancak bu, onların yaşam kalitesini düşürmez; sadece çevrelerini ve günlük rutinlerini farklı şekilde organize etmelerini gerektirir.

Sağlık Yönleri ve Yönetim: Bilinçli Bir Yaklaşım

Akondroplazi ile yaşayan bireylerin genel sağlık durumları genellikle iyidir, ancak bazı potansiyel sağlık sorunlarına karşı dikkatli olunması gerekir:

  • Omurga problemleri: Omurga kanalının daralması (spinal stenoz), özellikle bel bölgesinde sinir sıkışmasına yol açabilir. Bu durum bacaklarda ağrı, uyuşma veya zayıflığa neden olabilir.
  • Kulak enfeksiyonları: Orta kulaktaki havalandırma tüplerinin kısalığı veya açısı nedeniyle sık kulak enfeksiyonları görülebilir. Bu durum işitme kaybına yol açabilir.
  • Uyku apnesi: Solunum yollarının darlığı veya beyin sapındaki anormallikler nedeniyle uyku sırasında nefes duraklamaları (uyku apnesi) yaşanabilir.
  • Hidrosefali: Nadiren de olsa, beyinde omurilik sıvısının birikmesi (hidrosefali) görülebilir.
  • Diş problemleri: Çene yapısındaki farklılıklar nedeniyle dişlerin dizilimiyle ilgili sorunlar ortaya çıkabilir.

Bu potansiyel sorunların farkında olmak ve düzenli doktor kontrolleriyle takibini sağlamak hayati önem taşır. Unutmayın, erken teşhis ve müdahale, birçok sorunun önüne geçebilir veya etkilerini azaltabilir.

Son yıllarda, akondroplazi için heyecan verici yeni tedavi yaklaşımları gelişmeye başladı. Özellikle Vosoritid etken maddeli ilaçlar, kemik büyümesini uyararak boy uzamasına katkıda bulunma potansiyeli taşımaktadır. Bu, akondroplazi topluluğu için büyük bir umut ışığıdır ve gelecekteki yaşam kalitelerini önemli ölçüde artırabilir. Ancak bu ilaçlar da her bireyde aynı etkiyi göstermeyebilir ve bir uzmanın kontrolünde titizlikle yönetilmelidir.

Tanı Süreci ve İlk Adımlar

Akondroplazi tanısı genellikle gebeliğin ikinci trimesterinde (yaklaşık 20. hafta) yapılan detaylı ultrason muayenesinde uzun kemiklerdeki kısalığın fark edilmesiyle konulabilir. Doğumdan sonra ise fiziksel muayene ile karakterize özelliklerin görülmesi ve genetik testlerle kesin tanı doğrulanır.

Bir aileye bu tanının konulduğu an, şüphesiz zorlu bir süreçtir. Şok, korku, belirsizlik hisleri yoğun yaşanabilir. Burada benim rolüm, her zaman yanlarında olmak, sorularını sabırla yanıtlamak ve onları doğru bilgilere yönlendirmektir. Tanı konulduğunda yapılması gereken ilk şeylerden biri, çok disiplinli bir sağlık ekibiyle (pediatrist, genetik uzmanı, ortopedist, nörolog, kulak-burun-boğaz uzmanı, fizyoterapist vb.) iletişime geçmektir. Bu ekip, çocuğun gelişimini takip edecek ve olası sağlık sorunlarına karşı proaktif bir yaklaşım sergileyecektir.

Akondroplazi ile Yaşamak: Kapsayıcı Bir Bakış Açısı

Akondroplazi ile yaşamak, sanıldığının aksine bir engel değil, hayatı farklı şekillerde deneyimleme biçimidir. Burada en önemli nokta, bireyin toplumsal entegrasyonu ve yaşam kalitesini artırmaktır.

  • Eğitim ve Uyum: Akondroplazili çocuklar, akranlarıyla aynı eğitim ortamlarında bulunmalıdır. Okulların fiziksel erişilebilirlik (alçak masalar, kolay erişilebilir tuvaletler) açısından düzenlenmesi önemlidir. Ancak daha da önemlisi, öğretmenlerin ve diğer öğrencilerin farklılıklara saygı duymayı ve kabullenmeyi öğrenmesidir.
  • Psikososyal Destek: Kendine güvenin gelişimi, akondroplazili bireyler için kritik öneme sahiptir. Akran gruplarıyla bir araya gelmek, deneyimlerini paylaşmak, benzer kişilerle sosyal etkileşimde bulunmak özgüvenlerini artırır. Birebir tecrübe ettiğim bir durum: Küçük bir akondroplazili kız çocuğunun, kendisi gibi bir gençle tanıştığında gözlerindeki o parıltıyı, "Ben de senin gibi olabilirim!" düşüncesini görmek, bu desteğin ne kadar değerli olduğunu gösterir.
  • Toplumsal Farkındalık: Benim en büyük hedeflerimden biri, akondroplazi hakkında toplumsal farkındalığı artırmaktır. Önyargılarla mücadele etmek, "cüce" gibi etiketler yerine "akondroplazili birey" demeyi öğretmek, herkesin farklılıklarıyla değerli olduğunu vurgulamak zorundayız. Bir zamanlar, otobüste akondroplazili bir genci işaret eden bir çocuğun annesine, "Bak evladım, o da bizim gibi, sadece boyu kısa. Ne kadar da güçlü baksana, tek başına yolculuk ediyor," dediğimi hatırlıyorum. Küçük adımlar, büyük değişimler yaratır.
  • Ergonomik Düzenlemeler: Evde, okulda veya işyerinde yapılacak küçük ergonomik düzenlemeler (alçak prizler, basamaklar, uzatma aparatları) yaşamı oldukça kolaylaştırır. Benim çalıştığım bir mühendis, masasına özel bir yükseltici yaptırarak bilgisayar ekranına ve klavyesine daha rahat ulaşabiliyor, işindeki verimliliği artıyor.

Son Sözler: Farklılıkları Kucaklamak

Akondroplazi, bir kişinin kimliğini tanımlayan tek özellik değildir. Bu bireylerin de hayalleri, yetenekleri, sevinçleri ve hüzünleri vardır. Onlar da toplumun ayrılmaz birer parçasıdır ve öyle de olmalıdırlar. Benim uzmanlık hayatım boyunca edindiğim en değerli derslerden biri, asıl engellerin fiziksel değil, çoğu zaman zihinlerimizdeki kalıplar ve önyargılar olduğudur.

Unutmayalım ki, her insan biriciktir ve farklılıklarımız bizi zenginleştirir. Akondroplazi ile yaşayan bireylere karşı empatiyle yaklaşmak, onları anlamaya çalışmak ve eşit fırsatlar sunmak hepimizin görevidir. Bilgi, farkındalık ve kabul ile, her birimiz daha kapsayıcı ve anlayışlı bir toplum inşa edebiliriz.

Umarım bu kapsamlı makale, akondroplazi hakkındaki merakınızı gidermiş ve sizlere değerli bilgiler sunmuştur. Her zaman hatırlayın: Farklılıklar güzeldir, onları kucaklayalım!

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

AKONDROPLAZİ NEDİR? Bir Uzmandan Kapsamlı Bir Bakış

Sevgili okuyucularım,

Bugün sizinle, toplumuzda belki de yeterince tanınmayan, ancak hakkında bilgi sahibi olmanın hayati önem taşıdığı bir konuyu, Akondroplazi'yi derinlemesine konuşmak istiyorum. Yıllardır bu alanda çalışan bir uzman olarak, akondroplazinin sadece tıbbi bir durum olmadığını, aynı zamanda bireylerin ve ailelerinin yaşamlarını derinden etkileyen, toplumsal boyutları olan bir farklılık olduğunu çok iyi biliyorum.

Amacım, bu makaleyle akıllarınızdaki soru işaretlerini gidermek, doğru bilgiyi en samimi ve anlaşılır dille sizlere sunmak. Unutmayın, bilgi güçtür ve bu güç, hem akondroplaziyle yaşayan bireylere hem de onlara destek olmak isteyen herkese yol gösterecektir.

Akondroplazi Nedir? Temel Bir Anlayış

Akondroplazi, en basit tabiriyle, insanlarda görülen en yaygın cücelik nedenidir. Latince kökenli bu kelime, 'kıkırdak oluşumu olmaksızın' anlamına gelir. Bu durum, özellikle uzun kemiklerin (kol ve bacak kemikleri gibi) gelişimini etkileyen genetik bir farklılıktır.

Peki, tam olarak ne oluyor? Vücudumuzdaki kemiklerin çoğu, doğmadan önce kıkırdak olarak başlar ve zamanla sertleşerek kemiğe dönüşür. Akondroplazide ise, bu kıkırdakların kemiğe dönüşüm sürecinde bir aksaklık yaşanır. Özellikle kol ve bacakların ortasındaki uzun kemiklerin büyüme plakları etkilenir ve bu kemikler olması gerekenden daha kısa kalır. Gövde uzunluğu genellikle normale yakındır, ancak kol ve bacaklar belirgin şekilde kısadır.

Bu durum, vücudumuzdaki bir gen olan FGFR3 (Fibroblast Büyüme Faktörü Reseptörü 3) genindeki bir mutasyondan kaynaklanır. Bu gen, kemik büyümesini düzenleyen önemli bir role sahiptir. Akondroplazi hastalarının %80'i kadarında bu mutasyon, anne veya babadan kalıtsal olarak değil, kendiliğinden, yani 'yeni bir mutasyon' olarak ortaya çıkar. Bu, genellikle anne babanın bu durumu taşımadığı ve akondroplazi hakkında hiçbir aile öyküsünün olmadığı anlamına gelir. Kalan %20'lik kesimde ise, durum otozomal dominant kalıtım yoluyla ebeveynlerden birinden geçer. Yani, tek bir ebeveynden gelen etkilenmiş gen, durumu ortaya çıkarmaya yeterlidir.

Belirtileri ve Tanısı: Nasıl Fark Ediliriz?

Akondroplazinin belirtileri genellikle doğumda veya anne karnında bile fark edilebilir. Benim yıllar içinde karşılaştığım birçok aile, ilk tanıyı gebelik sırasında yapılan ultrason taramalarında çocuklarının bacak ve kol uzunluklarının kısa olduğunu öğrenerek aldı.

Doğumda veya erken çocuklukta gözlemleyebileceğimiz tipik özellikler şunlardır:

  • Kısa Kol ve Bacaklar: Özellikle kolların ve bacakların üst kısımları (pazı ve uyluk kemikleri) gövdeye göre orantısız şekilde kısadır. Bu orantısızlık, akondroplazinin en belirgin özelliğidir.
  • Makrosefali (Büyük Baş Çevresi): Baş çevresi genellikle normalden daha büyüktür ve alın belirgin bir şekilde öne çıkıktır (frontal bossing).
  • Basık Burun Köprüsü: Burun köprüsü genellikle düzdür.
  • Kısa Parmaklar ve Tripod El: Parmaklar kısadır ve el açıldığında orta parmak ile yüzük parmağı arasında V şeklinde bir boşluk oluşur (bu duruma "tripod el" veya "tespih tanesi eli" denir).
  • Belirgin Omurga Eğrilikleri: Bel bölgesinde normalden daha belirgin bir içe doğru eğrilik (lomber lordoz) görülebilir. Ayrıca boyun bölgesinde (servikal) veya sırt bölgesinde (torakal) kifoz (kamburluk) da yaşanabilir, özellikle bebeklik döneminde.
  • Gevşek Eklemler: Özellikle dirsek ve diz eklemlerinde normalden daha fazla esneklik olabilir.

Tanı süreci ise genellikle fizik muayene, röntgen görüntülemeleri ve genetik testlerle konulur. Röntgenlerde kemiklerin karakteristik kısalığı ve şekil bozuklukları net bir şekilde görülür. Kesin tanı ise genellikle kan örneğinden yapılan genetik testle FGFR3 genindeki mutasyonun belirlenmesiyle konur. Erken tanı, çocuğun gelişimini takip etmek ve olası komplikasyonlara karşı önlemler almak açısından büyük önem taşır.

Akondroplazi ile Yaşamak: Zorluklar ve Destek

Akondroplaziyle yaşamak, sadece fiziksel farklılıkları değil, aynı zamanda beraberinde getirdiği bazı tıbbi ve psikososyal zorlukları da kapsar. Ancak benim tecrübelerim gösteriyor ki, doğru destek ve yaklaşımla, akondroplaziyle yaşayan bireyler dolup taşan, üretken ve mutlu hayatlar sürebilirler.

Karşılaşılabilecek Tıbbi Zorluklar:

  • Solunum Problemleri: Bebeklik döneminde, büyük baş ve küçük solunum yolları nedeniyle uyku apnesi veya solunum sıkıntısı yaşanabilir. Yıllar önce takip ettiğim küçük Ayşe'nin ailesi, ilk aylarda bu nedenle oldukça endişeliydi. Doğru pozisyonlandırma ve bazı durumlarda cerrahi müdahale ile bu sorunların önüne geçilebiliyor.
  • Omurilik Sıkışması: Özellikle kafa tabanındaki foramen magnum bölgesinde ve bel omuriliğinde darlık (spinal stenoz) görülebilir. Bu durum, sinir sıkışmasına ve nörolojik sorunlara yol açabilir. Düzenli takip ve gerektiğinde cerrahi müdahale bu riski azaltır.
  • Kulak Enfeksiyonları ve İşitme Kaybı: Orta kulak enfeksiyonlarına yatkınlık, işitme kaybına neden olabilir. KBB uzmanı takibi bu açıdan çok önemlidir.
  • Ortopedik Sorunlar: Bacak eğrilikleri (O bacak), eklem gevşeklikleri ve omurga problemleri (kifoz, lordoz) fizik tedavi veya cerrahi müdahale gerektirebilir.

Psikososyal Zorluklar ve Çözümleri:

  • Toplumsal Algı ve Ayrımcılık: Belki de en zorlayıcı kısım, toplumdaki farkındalık eksikliğidir. Akondroplazi, "cücelik" olarak etiketlendiğinde, maalesef bazen olumsuz stereotiplerle karşılaşılabilir. Benim yıllardır savunduğum şey, bunun bir "farklılık" olduğudur, bir eksiklik değil. Üniversitede okurken bu konuda çok zorbalık yaşayan bir gençle tanışmıştım. Ona verdiğim en büyük tavsiye, kendine güvenmesi ve bilgisini artırmasıydı.
  • Erişilebilirlik Sorunları: Gündelik yaşamda, yüksek raflara yetişmek, uzun tezgahları kullanmak veya toplu taşımada rahat etmek gibi basit görünen şeyler bile zorlayıcı olabilir. Ancak bu sorunlar, evde ve okulda yapılacak basit adaptasyonlarla, iş yerinde makul düzenlemelerle büyük ölçüde aşılabilir. Örneğin, özel tasarlanmış sandalyeler, basamaklar veya uzatma aparatları yaşamı kolaylaştırır.
  • Özgüven ve Benlik Saygısı: Çocukluktan itibaren doğru yaklaşımlarla, akondroplazili çocukların özgüvenleri desteklenmeli, yetenekleri keşfedilmeli ve toplumda kendilerine güçlü bir yer edinebilecekleri hissi verilmelidir. Bir bireyin kimliği, boyundan çok daha fazlasıdır.

Bu zorluklarla başa çıkmak için multidisipliner bir yaklaşım esastır. Pediatri, ortopedi, nöroloji, kulak burun boğaz, genetik uzmanları, fizik tedavi uzmanları, psikologlar ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan bir ekip, akondroplaziyle yaşayan bireyin ve ailesinin yanında olmalıdır.

Tedavi ve Gelecek Umutları: Yeni Perspektifler

Geleneksel olarak akondroplazinin tedavisi, ortaya çıkan komplikasyonları yönetmeye ve bireyin yaşam kalitesini artırmaya odaklanmıştır. Fizik tedavi, cerrahi müdahaleler (örneğin omurilik sıkışmasını gidermek için dekompresyon veya bacak eğriliklerini düzeltmek için düzeltici osteotomiler) bu kapsamdadır. Bacak uzatma ameliyatları, oldukça ağrılı, uzun süreli ve komplikasyon riski yüksek bir süreç olması nedeniyle tartışmalı bir konudur ve her zaman ilk tercih değildir.

Ancak son yıllarda, tıp dünyasında büyük ve heyecan verici gelişmeler yaşanıyor! Özellikle Vosoritid adlı yeni bir ilaç, akondroplazinin altında yatan genetik mekanizmaya doğrudan müdahale ederek kemik büyümesini artırma potansiyeline sahip. Bu ilaç, FGFR3 geninin aşırı sinyalini baskılayarak çalışır ve çocuklarda boy uzamasını önemli ölçüde desteklediği gösterilmiştir. Türkiye'de de erişilebilir hale gelmesi, akondroplaziyle yaşayan çocuklarımız için büyük bir umut kaynağı oldu. Henüz uzun vadeli etkileri ve erişilebilirliği üzerinde çalışmalar devam etse de, bu, genetik bir hastalığın tedavisinde atılan devrim niteliğinde bir adımdır.

Gelecekte, gen terapileri ve diğer moleküler yaklaşımlar sayesinde çok daha ileri tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi beklenmektedir.

Benim Deneyimimden Gelen Önemli Bir Mesaj

Yıllardır bu alanda çalışırken öğrendiğim en değerli ders şudur: Akondroplazi, bir bireyin potansiyelini belirlemez. Küçük yaştan itibaren doğru tıbbi takip, fizik tedavi, psikososyal destek ve en önemlisi aile sevgisi ve kabulüyle bu çocuklarımız, hayatın her alanında başarılı olabilirler.

Hala gözlerimin önünde canlanan bir anı var: Üniversitede sosyoloji okuyan ve akondroplazi tanısı almış genç bir danışanımdı. Başlangıçta çok çekingen ve karamsardı. Ancak ailesiyle birlikte yürüttüğümüz destek programları, onun içindeki gücü ortaya çıkardı. Mezun olduktan sonra kendi sosyal sorumluluk projesini başlattı ve akondroplazi farkındalığı için inanılmaz işler yapıyor. Onun hikayesi, bana her zaman umut verir.

Sonuç Yerine: Farklılıklara Değer Katmak

Sevgili okuyucularım, Akondroplazi nedir sorusunun cevabı, sadece tıbbi terimlerden ibaret değildir. Bu, bir genetik farklılık, beraberinde getirdiği bazı meydan okumalar ve hepsinden önemlisi, hayata dair benzersiz bir bakış açısıdır.

Unutmayın ki, akondroplazi bir hastalıktan ziyade bir fiziksel farklılıktır. Toplum olarak bize düşen en büyük görev, bu farklılığı anlamak, kabul etmek, saygı duymak ve her bireyin tam potansiyeline ulaşabilmesi için gerekli koşulları sağlamaktır. Empati ve bilgiyle, daha kapsayıcı ve daha yaşanabilir bir dünya inşa edebiliriz.

Bu değerli bireylerin hikayelerini dinlemeye, onlara destek olmaya ve her şeyden önce onları bir birey olarak görmeye devam edelim. Çünkü her birimiz, farklılıklarımızla birlikte eşsiz ve değerliyiz.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
2 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

8,615 soru

15,774 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 23
0 Üye 23 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 4374
Dünkü Ziyaretler: 15636
Toplam Ziyaretler: 4500653

Son Kazanılan Rozetler

nslhnn Bir rozet kazandı
ayşe_aydin Bir rozet kazandı
zeynep_kurt Bir rozet kazandı
volkan_güneş Bir rozet kazandı
yusuf_kurt Bir rozet kazandı
...