menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
"DOGMATİZM" ne demektir ?
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

2 Cevap

more_vert
A priori ilkeler,  asla değişmeyeceği kabul edilen mutlak değerleri kabul eden,  bu bilgilerin hakikat olduğunu, inceleme ya da tartışmaya gerek olmadığını savunan anlayıştır.
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Değerli Okuyucularım,

Bugün sizinle, toplumsal ilişkilerimizden kişisel gelişimimize, bilimden siyasete kadar hayatımızın her alanında karşımıza çıkan, bazen farkında bile olmadan bizi etkisi altına alan çok önemli bir kavramı, "DOGMATİZMİ" derinlemesine incelemek istiyorum. Türkiye'nin önde gelen bir uzmanı olarak edindiğim tecrübeler ve gözlemler ışığında, bu kavramın ne anlama geldiğini, hayatımızı nasıl şekillendirdiğini ve ondan nasıl korunabileceğimizi samimi bir dille sizlerle paylaşacağım.

Hazırsanız, düşünce dünyamızın bu çetin kapısını birlikte aralayalım.

Dogmatizm Nedir? Düşüncenin Kilitlenme Hali

Öncelikle en temel soruyla başlayalım: Dogmatizm ne demektir? Basitçe ifade etmek gerekirse, dogmatizm; kişinin belirli inançlara, fikirlere, ilkelere veya doktrinlere sorgulamadan, eleştirel bir değerlendirmeden geçirmeden ve alternatif bakış açılarına kapalı bir şekilde sıkı sıkıya bağlı kalmasıdır. Kökeni Antik Yunanca "dogma" kelimesine dayanır ki bu da "yerleşmiş inanç" veya "kesin doğru kabul edilen şey" anlamına gelir.

Dogmatik bir birey için kendi inançları, mutlak ve tartışılmaz doğrulardır. Bu doğruların kaynağı ister dini metinler, ister ideolojik öğretiler, isterse kişisel deneyimler olsun, önemli olan değişime ve sorgulamaya kapalı olmalarıdır. Onlar için gri alanlar yoktur; dünya siyah ve beyazdır. Kendi kabulleri dışındaki her düşünce hatalı, yanlış ve hatta tehlikeli görülebilir.

Peki, hepimizin belirli inançları ve değerleri varken, dogmatizmi bunlardan ayıran nedir? Fark şudur: Sağlam inançlara sahip olmakla, bu inançları sorgulanamaz ve mutlak doğrular olarak görmek arasında ince bir çizgi vardır. Esas problem, inançların değil, o inançlara olan katı ve eleştirel olmayan bağlılıktır.

Neden Dogmatik Oluruz? İnsan Doğasının Güven Arayışı

"İnsanlar neden dogmatikleşir?" sorusu, üzerinde durmaya değer, karmaşık bir sorudur. Bu durumu besleyen pek çok psikolojik ve sosyolojik faktör bulunur:

  • Güvenlik Arayışı: Belirsizlik, insan doğasının en sevmediği hallerden biridir. Dogmatik inançlar, karmaşık dünyayı basitleştirir ve bireye sahte bir güvenlik hissi verir. Her şeyin cevabının belli olduğu bir dünya, çok daha az korkutucudur.
  • Bilişsel Kolaylık: Düşünmek, sorgulamak, farklı argümanları değerlendirmek enerji gerektirir. Dogmatizm, bu bilişsel yükten kaçınmanın kolay bir yoludur. Hazır kalıplar sunar, böylece kişi kendini yeni düşüncelerle yorma ihtiyacı hissetmez.
  • Kimlik ve Ait Olma İhtiyacı: Bir gruba ait olmak, insan olmanın temel ihtiyaçlarından biridir. Dogmatik inançlar, ortak bir kimlik etrafında insanları bir araya getirir. Bu inançlara sıkı sıkıya bağlılık, o gruba olan aidiyeti pekiştirir ve dışlanma korkusunu azaltır.
  • Korku: Yanlış olmaktan, kendi doğrularının sarsılmasından, statü kaybetmekten veya grup tarafından dışlanmaktan duyulan korku, dogmatik tutumları güçlendirebilir. Bildiği güvenli alandan çıkmak istememe hali diyebiliriz.
  • Eğitim ve Çevre: Yetişilen aile ortamı, eğitim sistemi ve sosyal çevre, kişinin eleştirel düşünme yeteneğini beslemeyip, ezbere ve sorgusuz kabule teşvik ettiğinde dogmatizmin tohumları atılabilir.

Hayatın İçinden Örneklerle Dogmatizm: Her Yerde Karşımızda

Tecrübelerimden ve gözlemlerimden yola çıkarak dogmatizmin farklı alanlarda nasıl tezahür ettiğine dair birkaç somut örnek vermek isterim:

Bilim ve Teknoloji Alanında

Bundan birkaç yüzyıl önce Dünya'nın düz olduğuna ya da Güneş'in Dünya etrafında döndüğüne dair dogmatik inançlar, bilimsel ilerlemenin önündeki en büyük engellerden biriydi. Galileo gibi bilim insanları, bu dogmatik kabullere meydan okudukları için ağır bedeller ödediler. Günümüzde ise, bilimsel kanıtlara rağmen aşı karşıtlığı, iklim değişikliğini inkâr eden söylemler veya "alternatif gerçekler" adı altında yayılan komplo teorileri, dogmatizmin modern yüzleridir. Bir bilgiye "inanmak istemiyorum" diyerek gözünüzü kapamak, bilimsel verinin ne olduğunu değiştirmez; sadece sizin onu algılamanızı engeller.

Siyaset ve İdeolojilerde

Siyaset, dogmatizmin en belirgin sahnelerinden biridir. Bir partiye veya ideolojiye körü körüne bağlılık, rakip görüşleri toptan reddetme, hatta onlara insanlık dışı muamele etme, dogmatik bir tutumun işaretleridir. Ülkemizde ve dünyada kutuplaşmanın bu denli derinleşmesinin arkasında, kendi siyasi görüşünü mutlak doğru kabul edip diğerlerini düşmanlaştırma eğilimi yatar. Bu durum, uzlaşma kültürünü yok eder ve toplumsal barışı tehdit eder.

Sosyal ve Kültürel Yaşamda

Gelenek ve görenekler, toplumların taşıyıcı sütunlarıdır. Ancak zamanla işlevini yitirmiş, günümüz şartlarına uymayan geleneklere sırf "hep böyle yapıldığı için" bağlı kalmak da bir dogmatizm türüdür. Örneğin, değişen yaşam koşullarına rağmen bazı konularda kadın-erkek rollerine dair katı yargılar veya farklı yaşam tarzlarına karşı peşin hükümlü olmak, dogmatik sosyal tutumları gösterir. Bir zamanlar "doğru" olanın, yeni koşullarda sorgulanmaması, toplumsal değişimin önünü tıkamaktadır.

Kişisel İlişkilerde ve Kendine Karşı

Belki de en zorlayıcı olanı, dogmatizmin kendi içimizde ve kişisel ilişkilerimizde tezahür etmesidir. Sürekli haklı olduğunu düşünen, hata yaptığını asla kabul etmeyen, "ben böyleyim, değişmem" diyen bir kişi; dogmatik bir öz-algıya sahiptir. Bu durum, kişisel gelişimi engeller, ilişkilerde sürekli çatışmaya yol açar ve bireyi yalnızlaştırır. Evliliklerde, arkadaşlıklarda veya ebeveyn-çocuk ilişkilerinde karşı tarafa kulak vermeden, kendi doğrularını dayatma eğilimi, yıkıcı sonuçlar doğurabilir.

Dogmatizmin Bedelleri: Gelişim Düşmanı

Dogmatizmin bireysel ve toplumsal pek çok bedeli vardır:

  • Gelişim Engeli: Yeni fikirlerin, yeniliklerin ve ilerlemenin önünü tıkar.
  • Çatışma ve Kutuplaşma: Hoşgörüyü azaltır, ayrışmayı körükler, toplumsal barışı bozar.
  • Eleştirel Düşünmenin Körelmesi: Bireylerin analitik ve sorgulayıcı yeteneklerini zayıflatır.
  • Bireysel Mutsuzluk: Kişiyi kendi kabulleri içine hapseder, yeni deneyimlerden ve öğrenme fırsatlarından mahrum bırakır.
  • Empati Eksikliği: Farklılıkları anlamayı ve başkalarının bakış açılarını takdir etmeyi zorlaştırır.

Dogmatizmle Nasıl Başa Çıkılır? Açık Fikirliliğe Davet

Dogmatizmle mücadele etmek, öncelikle kendimizden başlamayı gerektirir. İşte size birkaç pratik öneri:

  1. Farkındalık Geliştirin: Kendi ön yargılarınızı, sabit fikirlerinizi ve hangi konularda daha az esnek olduğunuzu fark etmeye çalışın. İç sesinize kulak verin.
  2. Sorgulama Alışkanlığı Edinin: "Neden böyle düşünüyorum?", "Bu bilgi doğru mu?", "Başka bir açıdan bakabilir miyim?" gibi soruları kendinize sormaktan çekinmeyin. Çocukların bitmek bilmeyen "neden?" soruları gibi, siz de merakınızı canlı tutun.
  3. Empati Kurmaya Çalışın: Karşınızdaki kişinin veya farklı bir görüşün neden o şekilde düşündüğünü anlamaya çalışın. Ayakkabılarını giyip dünyayı onların gözünden görmeye çalışmak, sihirli bir kapı açacaktır.
  4. Farklı Bakış Açılarına Maruz Kalın: Sadece kendi doğrunuzu savunan değil, farklı görüşleri içeren kitaplar okuyun, belgeseller izleyin, tartışma programlarını dinleyin. Konfor alanınızın dışına çıkın.
  5. Esnek Olun: Yeni bilgiler karşısında fikrinizi değiştirebilme cesaretini gösterin. Fikrini değiştirmek zayıflık değil, aksine aydınlanmış bir zihnin işaretidir.
  6. Mütevazı Olun: Her şeyi bilmediğinizi, yanılma payınızın olduğunu kabul edin. Bu, sizi daha öğrenmeye açık ve bilge kılar.

Unutmayın, dogmatizm sadece "öteki"nde değil, hepimizin içinde, potansiyel bir eğilim olarak mevcuttur. Önemli olan, bu eğilimi tanımak, sorgulamak ve zihnimizin kapılarını bilgiye, hoşgörüye ve değişime açık tutmaktır.

Sonuç: Daha İyi Bir Gelecek İçin Açık Zihinler

Değerli dostlar,

Dogmatizm, düşünce dünyamızın ve toplumsal ilerlememizin önündeki en büyük engellerden biridir. Bizi kalıplara hapseder, farklılıklara karşı körleştirir ve en nihayetinde yalnızlaştırır. Bir toplumun gelişebilmesi, bireylerin mutlu olabilmesi ve barış içinde yaşayabilmesi için eleştirel düşünme, empati ve açık fikirlilik vazgeçilmezdir.

Sizleri, kendi inançlarınızı sorgulamaktan korkmayan, farklı seslere kulak veren, yeni bilgilere açık, esnek ve mütevazı bir zihin yapısına sahip olmaya davet ediyorum. Çünkü ancak bu şekilde hem kendimiz için daha anlamlı bir yaşam inşa edebilir hem de daha anlayışlı, daha hoşgörülü ve daha ileri bir Türkiye yaratabiliriz.

Sevgi ve anlayışla kalın.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

7,953 soru

13,287 cevap

34 yorum

109 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 31
0 Üye 31 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 5294
Dünkü Ziyaretler: 8388
Toplam Ziyaretler: 3997239

Son Kazanılan Rozetler

İfbifb Bir rozet kazandı
hasanmuculu Bir rozet kazandı
sunshine Bir rozet kazandı
hasanmuculu Bir rozet kazandı
İbrahim_kaplan Bir rozet kazandı
...