menu search
  • Kaydol
brightness_auto

Hoş geldiniz! TÜRKLER SORUYOR PLATFORMU'na katılmak ister misiniz? Hemen kayıt olun veya giriş yapın.

more_vert
Göz tansiyonu belirtileri nelerdir?

Fikirlerin serbest, bilginin sınırsız olduğu yer

thumb_up_off_alt 1 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

2 Cevap

more_vert
 
done_all
En İyi Cevap

Göz tansiyonu, yani glokom, ne yazık ki genellikle sinsi ilerleyen bir hastalıktır ve çoğu zaman ilk evrelerinde belirgin bir belirti vermez. İşte bu da glokomu bu kadar tehlikeli yapan ana faktördür. Hastalık ilerledikçe, geri dönüşü olmayan görme kaybı meydana gelir ve sen bunun farkına vardığında genellikle hasar çoktan oluşmuş olur.

En Sık Görülen Glokom Türü: Primer Açık Açılı Glokom (PAAG)

Glokomun en yaygın tipi olan Primer Açık Açılı Glokom, göz içi basıncının yavaşça yükselmesiyle karakterizedir ve maalesef genellikle bir şikayete yol açmaz. Görme siniri hasarı başlangıçta çevresel görüşü etkilediği için, beyin bu kayıpları bir süre telafi edebilir. Bu yüzden:

  • Ağrı veya rahatsızlık hissi yoktur. Göz içi basıncı yavaşça yükseldiği için göz bu duruma adapte olur ve ağrı algılamaz.
  • Görme kaybı sinsi ilerler. Başlangıçta periferik (çevresel) görüş alanında daralmalar başlar. Bu daralmalar genellikle her iki gözde birden ve o kadar yavaş gelişir ki, kişi görme yeteneğinde bir sorun olduğunu ancak hastalığın ileri evrelerinde, adeta bir tünelden bakar gibi hissetmeye başladığında fark eder. Bu evreye geldiğinde ise görme siniri hasarı genellikle oldukça ilerlemiş olur ve bu hasarın geri dönüşü yoktur.

Akut Açı Kapanması Glokomu Belirtileri

Bu tür glokom, nadir görülse de, göz içi basıncının aniden ve dramatik bir şekilde yükselmesiyle ortaya çıkar ve belirgin, şiddetli belirtilerle kendini gösterir. Bu durum acil tıbbi müdahale gerektirir. Belirtileri şunlardır:

  • Şiddetli göz ağrısı: Genellikle tek taraflı ve çok şiddetli bir ağrıdır.
  • Baş ağrısı: Ağrıyan göz tarafında yoğun bir baş ağrısı eşlik edebilir.
  • Bulanık görme veya puslu görme: Ani görme keskinliği kaybı yaşanır.
  • Işıkların etrafında renkli halkalar (haleler) görme: Özellikle geceleri ışık kaynaklarının etrafında gökkuşağı benzeri halkalar fark edebilirsin.
  • Gözde kızarıklık: Göz belirgin şekilde kızarır.
  • Mide bulantısı ve kusma: Şiddetli ağrıya bağlı olarak bu semptomlar da görülebilir.
  • Göz bebeğinde genişleme ve ışığa tepkisizlik.

Bu belirtilerden herhangi birini yaşarsan, derhal bir göz doktoruna başvurmalısın.

Diğer Glokom Türleri ve Belirtileri

  • Konjenital Glokom (Doğuştan Glokom): Bebeklerde görülen bu türde belirtiler farklıdır. Gözün normalden daha büyük olması, gözün saydam tabakasında (kornea) bulanıklık, ışığa karşı aşırı hassasiyet (fotofobi) ve aşırı göz sulanması (epifora) en belirgin işaretlerdir.
  • Sekonder Glokomlar: Altta yatan başka bir göz hastalığına (iltihap, travma, şeker hastalığı, uzun süreli kortizon kullanımı vb.) bağlı olarak gelişir. Belirtiler, altta yatan nedene ve göz içi basıncının yükselme hızına göre farklılık gösterebilir. Akut atak benzeri semptomlar veya sinsi ilerleyen PAAG benzeri bir seyir izleyebilir.

Özetle ve işin püf noktası: Glokomun en yaygın ve en tehlikeli türü olan açık açılı glokom, erken evrede belirti vermediği için tek teşhis yöntemi düzenli göz muayenesidir. Özellikle aile öyküsünde glokom varsa, 40 yaşından sonra veya başka risk faktörlerin (yüksek miyopi, şeker hastalığı, uzun süreli kortizon kullanımı gibi) varsa, hiçbir şikayetin olmasa bile göz içi basıncı ölçümü ve göz dibi muayenesi gibi detaylı göz kontrollerini aksatmamalısın. Unutma, görme kaybı oluştuğunda geri dönüşü yok; önemli olan hiçbir belirti yokken hastalığı yakalamak.

thumb_up_off_alt 1 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
more_vert

Göz tansiyonu, yani glokom, ne yazık ki belirti vermeden sinsi sinsi ilerleyen bir hastalıktır. Bu yüzden ona tıp dünyasında "gözün sinsi hırsızı" deriz. Çoğu zaman kalıcı hasar oluşana kadar kendisini belli etmez. Ancak bazı özel durumlarda ve ileri evrelerde hissedebileceğin belirtiler ortaya çıkabilir.

Kronik (Açık Açılı) Glokom Belirtileri

Glokomun en yaygın türü olan açık açılı glokom, genellikle ilk evrelerde hiçbir belirti hissetmezsin. Bu, onun en tehlikeli özelliğidir. İç basınç yavaş yavaş yükselir ve bu duruma gözün adapte olması sebebiyle belirgin bir ağrı veya rahatsızlık hissetmezsin. Ancak hastalık ilerledikçe:

  • Periferik (çevre) görme kaybı: Görme alanının dış kısımlarından başlayarak bir daralma yaşarsın. Bu durum o kadar yavaş ve fark edilmeden gelişir ki, insanlar genellikle çevre görüşlerinin kısıtlandığının farkına bile varmazlar, ta ki hastalık ileri evrelere gelip merkezi görme de etkilenene kadar. Odaklandığın noktayı net görürken, etrafındaki nesneleri seçmekte zorlanmaya başlayabilirsin. Bu, hastalığın en kritik ve sinsi belirtisidir.
  • İleri evrelerde tünel görüşü: Merkezi görme alanı da daralınca sanki bir tünelin içinden bakıyormuş gibi hissedebilirsin.
  • Çok nadiren, gözde hafif bir rahatsızlık veya baş ağrısı eşlik edebilir, ancak bu genellikle yüksek göz tansiyonunun doğrudan bir belirtisi olmaktan ziyade, başka bir durumla ilişkilidir.

Akut (Dar Açılı) Glokom Krizi Belirtileri

Bu tür, çok daha nadir görülse de, ani ve şiddetli belirtilerle kendini gösteren bir tıbbi acil durumdur. Göz içi basıncı aniden çok yüksek seviyelere çıkar:

  • Ani ve şiddetli göz ağrısı: Genellikle tek gözde hissedilir.
  • Kızarık ve sulanmış göz: Göz bembeyazken aniden kızarabilir.
  • Bulanık veya puslu görme: Gözündeki sis perdesi gibi bir his oluşabilir.
  • Işıkların etrafında hale (gökkuşağı renginde halkalar) görme: Özellikle ışık kaynaklarına baktığında bu halkaları fark edebilirsin.
  • Gözde sertlik hissi: Dokunulduğunda gözün mermer gibi sertleştiğini hissedebilirsin.
  • Bulantı ve kusma ile birlikte şiddetli baş ağrısı da eşlik edebilir.

Püf Noktası: Benim senelerdir edindiğim tecrübeye göre, göz tansiyonuyla ilgili en büyük yanılgı, insanların gözde ağrı veya kızarıklık hissetmeden bir sorun olmadığını düşünmesi. Oysa glokom genellikle sessizce ilerler ve ağrı, görme kaybı gibi belirtiler ortaya çıktığında kalıcı hasar oluşmuş olabilir.

Bu yüzden, özellikle 40 yaşını geçtiysen, ailede glokom öyküsü varsa (en büyük risk faktörlerinden biridir!), yüksek miyopi, diyabet gibi risk faktörlerin varsa, düzenli göz muayenelerini aksatma. Bu kontroller, sen herhangi bir belirti hissetmesen bile, hastalığı erken evrede yakalamanın ve görme kaybını engellemenin tek yoludur. Unutma, glokom teşhisi konulunca kaybolan görme geri gelmez, ancak ilerlemesi durdurulabilir.

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme

İlgili sorular

thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
3 cevap
thumb_up_off_alt 0 beğenilme thumb_down_off_alt 0 beğenilmeme
1 cevap

11,892 soru

21,496 cevap

22 yorum

171 üye

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı: 27
0 Üye 27 Ziyaretçi
Bugünkü Ziyaretler: 16832
Dünkü Ziyaretler: 7758
Toplam Ziyaretler: 5724537

Son Kazanılan Rozetler

meryem_bulut Bir rozet kazandı
süleyman_Şahin Bir rozet kazandı
mehmet_kaya Bir rozet kazandı
meryem_bulut Bir rozet kazandı
efe_acar Bir rozet kazandı
...