Dokuz Eylül Üniversitesi, 1982 yılında kurulmuştur. Ancak tarihçesine bakıldığında bu tarih, üniversitenin fiilen sınırları içindeki eğitim-öğretim faaliyetlerine başladığı yıl olarak kabul edilir. Resmi olarak ise 25 Mayıs 1982 tarihli ve 2709 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında, İzmir’deki mevcut yükseköğretim kurumlarının birleştirilmesiyle ortaya çıkmıştır.
Bu üniversite, sıfırdan inşa edilen bir yapı değil; İzmir ve çevresinde uzun yıllardır faaliyet gösteren fakültelerin ve enstitülerin tek bir çatı altında toplanmasıyla oluşmuştur. Kuruluş öncesi dönemde İzmir’de bağımsız statüde veya diğer üniversitelere bağlı olarak çalışan birimler vardı. 1982’deki yasal düzenlemeyle birlikte bu birimler, Dokuz Eylül Üniversitesi çatısı altında resmileşmiştir.
Bu noktada sıkça yapılan bir hata, üniversitenin sadece "kuruluş" yılı olan 1982’yi referans alıp, kökenini inkâr etmektir. Oysa kökleri 19. yüzyıla, hatta Osmanlı dönemine kadar uzanan akademik gelenekler bu kurumun temelini oluşturmuştur. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü gibi kurumlar ise ayrı bir kimlikle varlığını sürdürmeye devam etmiştir; bu ayrımı bilmek, üniversitenin akademik yapısını doğru yorumlamak için kritiktir.
Üniversitenin ismi, 9 Eylül 1922 tarihli İzmir’in kurtuluşuna atıfta bulunur. Bu tarih, sadece bir coğrafi simge değil, aynı zamanda bağımsızlık ve yeniden doğuş sembolüdür. Üniversitenin logosunda ve vizyon belgelerinde bu tarih sürekli vurgulanır. Eğer akademik çevrelerde veya staj mülakatlarında bu detay sorulursa, sadece "1982" demek yetmez; kurtuluş yılının sembolik önemi ve kurumun birleşme süreci üzerinden gelen baskınlığını belirtmek, uzmanlık seviyeni gösterir.
Eğer mezuniyet belgesi, diploma denkliği veya akademik geçmişi araştırıyorsan, 1982 öncesindeki dönemlere ait belgelerin nereden çıktığına dikkat et. Örneğin, bazı fakülteler 1982’den önce başka üniversitelere (İstanbul Üniversitesi, Ankara Üniversitesi vb.) bağlıydı. Bu nedenle, 1980’lerin başına ait diploma ve transkriptlerde, üniversite adının resmi olarak "Dokuz Eylül" yazmaması normaldir. Bu durum belge sahteliği değil, kurumsal devir teslim sürecinin doğal bir sonucudur. Bu ayrımı netleştirmek, özellikle yurt dışı denklik işlemlerinde yaşanabilecek bürokratik aksaklıkları önler.
Sonuç olarak, 1982 resmî kuruluş yılıdır; ancak kökleri daha eskiye dayanan, İzmir’in kurtuluşunun 60. yılına denk gelen bu tarih, üniversitenin kimliğini tanımlayan en önemli milattır.