2018 yılı, Altın Portakal Film Festivali tarihinde önemli bir dönüm noktası olduğu için bu soruya vereceğim yanıt, klasik ödül açıklamalarından biraz farklı olacak. Zira o yıl, festivalin 55. kez düzenlenmesiyle birlikte, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması kaldırıldı. Bu karar, dönemin festival yönetiminin politikası gereği, Altın Portakal'ın uluslararası kimliğini ön plana çıkarma hedefiyle alınmıştı.
Dolayısıyla, geleneksel anlamda bir Türk filminin kazandığı "En İyi Film Altın Portakal" ödülü 2018 yılında verilmemiştir. Bu durum, festivalin yıllardır süregelen köklü geleneğinde bir boşluk yaratmış ve Türk sinema camiasında geniş çaplı tartışmalara yol açmıştı. Altın Portakal, özellikle ulusal sinemamızın en prestijli ödülü olma özelliğini uzun yıllar korumuştu ve bu yarışmanın yapılmaması büyük bir değişiklikti.
Ulusal yarışma olmasa da, Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması devam etti. 2018 yılında En İyi Film ödülünü (Uluslararası Yarışma Altın Portakal'ı) kazanan yapım, yönetmenliğini Elena Hazanov'un yaptığı Oleg (Oleg) adlı film olmuştur. Bu film, genç bir Letonyalı göçmen olan Oleg'in Belçika'da yaşadığı zorlukları konu alan güçlü bir dramaydı.
Benim yıllardır sektördeki tecrübelerimden edindiğim kadarıyla, 2018'deki bu karar, Altın Portakal'ın kimlik arayışının en radikal adımlarından biriydi. Festivalin "uluslararasılaşma" çabası anlaşılır olsa da, bunu ulusal yarışmayı tamamen kaldırarak yapması, aslında festivalin ruhuna ve tarihine aykırı bulundu. Çünkü Altın Portakal, ismini ve prestijini büyük ölçüde Türk sinemasına verdiği destek ve ulusal sinemamızın gelişimine katkısıyla kazanmıştı. Bu hamle, ulusal sinemacılarımızın bir anlamda en büyük platformundan mahrum kalmasına neden olmuştu.
Neyse ki sonraki yıllarda bu karardan dönüldü ve Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması yeniden Altın Portakal programına dahil edildi. Bu da, 2018'deki bu radikal kararın sektörde ne denli tartışmalı olduğunu ve ne kadar büyük bir eksiklik yarattığını gösteren en somut delildir.