Sporting Lizbon kulübü, resmi ve tam adıyla Sporting Clube de Portugal, resmen 1 Temmuz 1906 tarihinde kurulmuştur. Bu tarih, Portekiz spor tarihinin ve kulübün köklü, çok yönlü mirasının başlangıcıdır.
Kulübün kuruluşu, dönemin Lizbon'undaki spor anlayışında yaşanan derin bir vizyon farklılığının sonucudur. Aslında Sporting'in temelleri, 1902'de kurulan Sport Club de Belas ve sonrasında 1904'te kurulan Campo Grande Football Club gibi önceki oluşumlara dayanır. Campo Grande FC bünyesindeki bazı üyeler, kulübün sadece futbolla sınırlı kalmasına ve sporun daha geniş bir yelpazede ele alınmamasına karşı çıkıyordu. Bu konuda en belirgin ve vizyoner isim, gelecekteki Sporting'in kurucu babası ve en önemli figürlerinden biri olan José Alvalade idi. Alvalade, "büyük bir kulüp, büyük bir kulüp olacak" vizyonuyla, sadece futbolu değil; atletizm, tenis gibi farklı spor dallarını da bünyesinde barındıran, amatör ruhu korurken aynı zamanda rekabetçi başarıyı hedefleyen çok branşlı bir yapı hayal ediyordu.
Bu vizyon farklılıkları, 1906'nın başlarında Campo Grande FC'den bir ayrılığa yol açtı. Ayrılan grup, José Alvalade'nin önderliğinde ve büyükbabası Alfredo Holtreman, Alvalade Vikontu'nun finansal desteği ve Lizbon'daki Campo Grande bölgesinde sağladığı araziyle yeni bir oluşuma gitti. Böylece 1 Temmuz 1906'da, José Alvalade'nin vizyonu doğrultusunda, Sporting Clube de Portugal resmen hayata geçirildi. Kulüp, kurulduğu ilk günden itibaren sadece futbol değil, birçok farklı spor branşını destekleyen bu yapısıyla, Portekiz'in en büyük çok branşlı spor kulüplerinden biri haline geldi.
Benim yıllara dayanan spor tarihi ve kulüp kültürü tecrübemden yola çıkarak şunu net bir şekilde söyleyebilirim: Sporting'i sadece bir futbol kulübü olarak ele almak, onun gerçek derinliğini ve önemini kavramakta eksik kalırız. Kulübün kuruluşundaki en kritik püf nokta, José Alvalade'nin çoklu spor branşlarına olan inancı ve bu vizyonu hayata geçirmesidir. Bu durum, onu Portekiz'in "Três Grandes" (Üç Büyükleri) arasındaki ayrıcalıklı konumuna taşımıştır.
Örneğin, futbol akademisiyle dünya futboluna Cristiano Ronaldo, Figo, Nani gibi sayısız yetenek kazandırması kadar, aynı zamanda atletizmde, hentbolda, futsalda ve diğer branşlarda da ulusal ve uluslararası düzeyde elde ettiği başarılar, Alvalade'nin o günkü vizyonunun ne kadar ileriyi gördüğünün ve kulübün DNA'sına nasıl işlediğinin somut bir kanıtıdır. Yani 1906 tarihi sadece bir futbol kulübünün başlangıcı değil, aynı zamanda Portekiz sporunda çok yönlü bir spor imparatorluğunun temelinin atıldığı, yenilikçi bir anlayışın doğduğu andır. Bu multidisipliner yapı, Sporting'i Portekiz'in diğer büyük kulüplerinden ayıran en temel özelliklerden biridir.