Tarık Akan'ın filmografisi, Türk sinemasının adeta bir dönemler atlası gibidir; hem gişe rekorları kıran popüler yapımları barındırır hem de sanatsal derinliğiyle öne çıkan, uluslararası arenada ses getirmiş başyapıtları. Onun kariyeri, yakışıklı jön imajından sıyrılıp toplumsal meselelere duyarlı bir sanatçıya dönüşümün, risk almanın ve sinemanın farklı damarlarında gezintinin en somut örneklerinden biridir. Sana Tarık Akan'ın oynadığı filmleri, kariyerindeki önemli dönemeçlerle birlikte anlatayım:
Tarık Akan sinemaya adım attığı ilk yıllarda, sarışın, mavi gözlü, yakışıklı ve karizmatik duruşuyla kısa sürede genç kızların sevgilisi, Yeşilçam'ın aranan "jön"ü oldu. Bu dönemdeki filmlerinde genellikle aşık, şımarık ama sevecen, bazen de yaramaz genç adam karakterlerini canlandırdı. Gişede büyük başarı yakalayan bu filmler, onun popülerliğini pekiştirdi.
Bu dönemin öne çıkan filmlerinden bazıları:
Vefasız (1971) - Sinemaya adım attığı ilk filmlerden.
Emine (1971)
Tatlı Dillim (1972) - Filiz Akın ile oynadığı, hâlâ izlenen romantik komedilerden.
Sev Kardeşim (1972)
Canım Kardeşim (1973) - Bu dönemdeki diğer neşeli filmlerinden farklı olarak daha dramatik ve dokunaklı bir yapıya sahip.
Yalancı Yarim (1973)
Mavi Boncuk (1974) - Kemal Sunal, Halit Akçatepe gibi isimlerle paylaştığı unutulmaz komedi klasiği.
Ah Nerede (1975) - Türkan Şoray ile başrolü paylaştığı gençlik filmi.
* Hababam Sınıfı (1975) - Damat Ferit rolüyle hafızalara kazındı ve bu film onun ikonikleşmesine büyük katkı sağladı.
Tarık Akan'ın kariyerindeki gerçek kırılma, 1970'lerin ikinci yarısından itibaren başladı. Ticari filmlerin kısır döngüsünden sıkılan ve daha derinlikli roller arayan Akan, bilinçli bir kararla popüler sinemadan uzaklaşarak Yılmaz Güney, Şerif Gören, Zeki Ökten gibi yönetmenlerin toplumsal gerçekçi ve sanatsal değeri yüksek projelerine yöneldi. Bu dönemdeki filmleri, sadece onun oyunculuk yeteneğini kanıtlamakla kalmadı, aynı zamanda Türk sinemasının uluslararası alanda tanınmasına da büyük katkı sağladı.
Bu dönemin en belirleyici ve kariyerini şekillendiren filmleri:
Baraj (1977)
Nehir (1977) - Selda Alkor ile başrolü paylaştığı etkileyici bir dram.
Maden (1978) - Cüneyt Arkın ile birlikte işçi sınıfının ağır yaşam koşullarını ve mücadelesini anlatan güçlü bir yapımdır.
Sürü (1978) - Zeki Ökten yönetmenliğinde çekilen, Türk sinemasının en önemli eserlerinden biri kabul edilen, festival filmi niteliğindeki bu başyapıtta, Kürt sorununa ve törelere cesurca değinildi.
Adak (1979)
Demiryolu (179)
Yol (1982) - Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı ve Şerif Gören'in yönettiği bu film, Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanarak Türk sinemasına tarihindeki en büyük uluslararası başarıyı getirdi. Tarık Akan'ın buradaki performansını kesinlikle izlemelisin; dünya sinema tarihinde yerini sağlamlaştıran bir roldür.
Pehlivan (1984) - Uluslararası ödüller alan, güreşçi bir babanın hikayesini anlatan dramatik bir film.
Kanal (1985)
Uzun İnce Bir Yol (1991)
Gülhane Parkı (1991) - Farklı bir karakterle karşımıza çıktığı film.
Deli Deli Küpeli (1986) - Dönemine göre sıra dışı bir güldürü-dram denemesi.
Bir Avuç Gökyüzü (1987)
Çark (1987)
* Vizontele Tuuba (2004) - Daha sonraki yıllarda sinemaya dönüş yaptığı önemli filmlerden.
Tarık Akan'ın filmografisine bakarken, aslında sadece bir aktörün kariyer yolculuğunu değil, Türk sinemasının geçirdiği dönüşümü de görürsün. Onun popülerlikten sanatsal derinliğe uzanan bu bilinçli tercihi, birçok genç oyuncuya ilham vermiş ve sinemamızın gelişiminde önemli bir rol oynamıştır. Özellikle Yol ve Sürü gibi filmleri, onun sadece bir "jön"den çok daha fazlası olduğunu kanıtlayan ve sinema tarihimize altın harflerle yazılan eserlerdir. Bu filmleri izlerken, Tarık Akan'ın her bir karakterine yüklediği samimi ve gerçekçi performansı gözlemleyebilir, dönemin sosyo-politik atmosferini de derinden hissedebilirsin.
Tarık Akan'ın filmografisi, Türkiye sinema tarihinin en zengin ve dönüşümlü kariyerlerinden birini temsil eder. Onu sadece yakışıklı bir "jön" olarak anmak, kariyerinin yalnızca ilk evresini kapsar. O, zamanla politik duruşu ve sanatsal tercihleriyle kendini baştan tanımlamış, bir yıldızdan gerçek bir aktöre ve sinemanın vicdanına dönüşmüştür.
Tarık Akan, 1971'de Ses Dergisi yarışmasını kazanarak sinemaya adım attığında, doğal karizması ve yakışıklılığıyla hemen dikkat çekti. Bu dönemde çektiği filmler genellikle romantik komedi, melodram ve gençlik filmleriydi. Gişede büyük başarı yakalayan bu yapımlar, onu kısa sürede ülkenin en popüler yüzlerinden biri haline getirdi. Bu döneme ait bazı filmleri şunlardır:
Bu süreçte yaklaşık 30'dan fazla film çektiğini düşünürsen, ne denli üretken bir dönem olduğunu anlarsın.
Tarık Akan'ın kariyerindeki asıl kırılma noktası, Yılmaz Güney ile tanışması ve onun etkisiyle toplumsal gerçekçi sinemaya yönelmesiyle başladı. Bu, onun sadece ticari filmlerde oynayan bir yıldız olmaktan çıkıp, sanatçı kimliğini ön plana çıkardığı, riskli ama çok daha değerli bir tercih oldu. İşte bu dönemin kilometre taşları:
1980'lerin ortalarından itibaren de Tarık Akan, seçici olmayı sürdürdü ve kaliteli yapımlarda yer aldı. Politik duruşundan ve sanatsal çizgilerinden ödün vermedi.
Tarık Akan'ın filmografisi, genç bir starın zamanla nasıl bir aydın sanatçıya dönüştüğünün en somut kanıtıdır. Özellikle Yılmaz Güney'in etkisiyle seçtiği filmler, onun sadece yetenekli değil, aynı zamanda cesur ve ilkeli bir aktör olduğunu gösterir. Eğer Tarık Akan'ı gerçekten anlamak istiyorsan, ilk dönem gişe filmlerinden çok, Sürü, Yol, Maden ve Karartma Geceleri gibi eserlerine mutlaka odaklanmalısın. İşte o zaman, onun Türk sinemasına kattığı derinliği ve bıraktığı eşsiz mirası tüm çıplaklığıyla göreceksin.