Suçluluk hissi çoğu zaman gerçek bir hata değil, zihnin senin aleyhine kurduğu bir "haksız yargı" sürecidir. Bu duyguyu aşmanın ilk adımı, suçluluğun ile utanç arasındaki farkı net bir şekilde ayırt etmektir. Suçluluk "bir şeyi yanlış yaptım" derken, utanç "ben yanlış biriyim" der. Suçluluk davranışa odaklanırken, utanç kimliğinize saldırır. Kendini sürekli değersiz hissediyorsan, asıl sorun suçluluk değil, içselleştirilmiş utancı yönetemediğindir.
Beynimiz, başkalarının acısını hafifletmek için kendi acısını feda etmeye programlanmıştır. Ancak her şeyin tek sorumlusu sen değilsin. Birini kırdığında veya bir hatayı telafi edemediğinde, kontrol edemediğin değişkenleri (karşındaki kişinin tepkisi, geçmiş koşullar, şans) suçluluk hesabına ekleme. Kendine şu soruyu sor: "Bu olayda benim kontrolümde olan tek şey neydi ve onu ne kadar iyi yapabildim?" Kontrol edemediğin şeyler için ceza çekmek, mantıken bir haksızlıktır.
İç sesindeki o sert suçlayıcı sesi fark et. Bu ses, aslında çocukluğunda veya geçmiş deneyimlerinde öğrenilen, seni "güvende tutmak" için aşırı katı kurallar koymuş bir koruyucudur. Ancak artık o kurallar sana hizmet etmiyor. O sesi duyduğunda, ona karşı çıkma; sadece gözlemle. "Şu an suçluluk hissediyorum" de. Duyguyu yargılamadan kabul etmek, o duygunun yoğunluğunu %30-40 oranında azaltır. Duygu bir sel gibidir; karşılaştıkça büyür, akışına izin verince diner.
Eğer gerçekten birine zarar verdiysen ve özrünün kabul edileceğine eminsen, net ve kısa bir özür dile. "Ben özür dilerim, X yaptım ve bu sana Y acısı verdi" de. Sözleri açıklama veya bahaneyle bozma. Ancak eğer karşı taraf sana kapalıysa veya ilişki sona erdiyse, telafiyi kendine dön. Suçluluk, "tamamlanmamış iş" hissi yaratır. Telafi edemediğin şey için bir "içeride kalmış hesap" olarak değil, öğrenilmiş ders olarak arşivle.
Bir kağıt al. Sol tarafa suçluluğunu hissettiğin olayı, sağ tarafa ise o olayda harikalar yaratan, iyi niyetli ve çaresiz kalan tarafını yaz. Kendine karşı adaletli bir yargıç ol. Bir çocuk hata yaptığında ona "Sen kötüsün" demez, "Hata yaptın ama çabaladın" dersin. Kendine de aynı şefkati göster. Suçluluk, sevginin ve değerin eksikliğinden değil, çoğu zaman aşırı yüklenmiş bir vicdandan kaynaklanır. O yükü, kabul edebileceğin kadarıyla hafiflet.